KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2018
- Esas no
- 2018/57 Esas
- Karar no
- 2018/400
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ
- Dava tarihi
- 15/01/2018
- K.yazım tarihi
- 27/04/2018
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 15/01/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya cari hesap ilişkisi çerçevesinde dosyaya sunulan irsaliyeli faturalarda belirtilen malların satışının yapıldığını ve tesliminin gerçekleştiğini, cari hesap ilişkisi çerçevesinde faturalardan kaynaklanan borcun bir kısmının ödendiğini ve bakiye kısım olan 1.674,56 TL.'nin müvekkiline ödenmediğini, bu sebeple Bakırköy ....İcra Müdürlüğü’nün ....
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, borçlunun gönderilen irsaliyeli faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, cari ilişki çerçevesinde kısmen ödemelerin yapıldığını ancak bakiye borç 1.674,56 TLve ferilerinin henüz müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından yapılan şifahi ödeme uyarılarının da sonuçsuz kaldığını, müvekkilin alacağını teminen işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını borçlunun borç aslına itirazı tümüyle haksız olduğunu, davalının alacağı sürüncemede bırakma ve zaman kazanma amacıyla hareket ettiğini beyanla borçlunun iti- razının iptali ile takibin devamına karar verilmesini,
borçlu aleyhine takip mevzuu alacağın %20’ından az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekalet davalı üzerinde bırakılmak üzere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Her ne kadar iş bu tazminat davası dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahke- memizde ikame olunmuş ise de ;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belir- lendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mah- kemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Yargılamaya konu somut olaya gelince; İstanbul Ticaret Odası'nın WEB sayfasından yapılan sorgulamaya göre gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmayan davacının "tacir" tanımına uymadığı, eldeki uyuşmazlığın yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği , uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/57, K. 2018/400, 6 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama