KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2021
- Esas no
- 2018/899
- Karar no
- 2021/8
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/09/2018
- Karar yazım tarihi
- 25/01/2021
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirketin müvekkili şirkete borçlandığını, borcunu ödememesi nedeniyle davalı borçlu şirket hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirkete ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dosyaya sunulan 22/04/2019 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacı tarafın davalı taraftan, 20/07/2018 tarihli Cari Hesaptan kaynaklı toplam 11.685,79 TL Asıl Alacak tutarını talep edebileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
"....Davacı taraf, davalıya yapılan mal satışları sonrasında cari hesap mutabakatı düzenlendiğini ancak davalının borcu ödemediğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından cari hesap mutabakatı altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının belirlenmesi için davalıya usulüne uygun şekilde isticvap davetiyesi gönderilmiş, ancak davalı duruşmalara katılmamıştır.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davaya konu tutarın bir kısmının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış ve bu gerekçe ile dava kısmen kabul edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacının dayandığı cari hesap mutabakatnamesine karşı davalının her hangi bir beyanda bulunmadığı, gönderilen isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya iştirak etmediği, benzer gerekçelerle davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." T.C.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/1022 Esas, 2020/105 Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; tarafların arasındaki uyuşmazlık Bakırköy ... Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas Sayılı dosyasındaki takibe konu faturalardan dolayı alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği ,tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu davalının icra dosyasında yapmış olduğu asıl alacak ve faize itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olduğu, takibe konu faturalardan 09.03.2018 ve 01.03.2018 tarihli faturaların davalının BA formlarında kayıtlı olduğu,
Yargıtay 19 HD nin 2018/2293 esas ,20194962 karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıkça belirtildiği gibi davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağı, davalının malları teslim aldığı ispatlanmış olup, 24.05.2018 tarihli fatura dışındaki faturaların sevk irsaliyelerinde ismi bulan kişilerin davalının SGK çalışanı olduğu bu faturalar konu mallarında davalıya tesliminin kabulü gerektiği,
24.05.2018 tarihli faturada imza olması ... in davalı çalışanı olmaması nedeni ile davacı tarafından dosyaya sunulan imzalı sevk irsaliyeleri davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup davalı taraf usulüne uygun isticvap duruşmasına katılmamış olup, bu fatura bakımından da davacının ürünlerin teslimi gerçekleştirildiğinin kabulü ile teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğu, davacının bedeli almaya hak kazandığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile davalının alacağın%20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/899, K. 2021/8, 6 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama