İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/31 K.2019/54

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,

Esas2019/31Karar2019/54Tarih18 Ocak 2019Okuma9 dk · 1.839 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
18 Ocak 2019
Esas no
2019/31
Karar no
2019/54
Davalı
HASIMSIZ
Dava
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
Dava tarihi
14/01/2019
Karar yazım tarihi
25/01/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.839 kelime·9 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan 14/01/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ''.....

Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'' Ahşap, Orman Ürünleri ve Dekorasyon Sektörünün Öncü Firmalarından olduğunu, . konkordato taleplerinin gerekçelerinde; müvekkili şirketin geçici mali sıkışıklığa girdiğini, hala faaliyetlerine devam etmekle potansiyeli ve iş gücü yüksek bir şirket olduğunu, bu süreç içerisinde dünya ekonomisindeki olumsuz gelişmeler ve kur dalgalanması ister istemez, ülkemizin ekonomisini de etkilediğini, inşaat sektörü ve buna bağlı olarak mevcut ahşap üretim sektörü de olumsuz etkilendiğini ve mevcut inşaat sektöründeki ağırlıklı müşterilerinin ödemelerini geciktirmeye, nakit ödemeleri çek veya senet ile yapmaya,

bunun akabinde mevcut siparişlerini dondurmaya ya da kısmi iptal veya tamamen iptallere gittiklerini ve yeni siparişlerin azalması söz konusu olduğunu, 2017 sonu ve 2018 yıllarında sözleşmesi yapılmış olan projelerin maliyetlerindeki artış (hammaddeye gelen +/- %50 artış, kur artışları, nakliye giderlerinin artması, montaj giderlerinin artması,

banka kredi faizlerinin yükselmesi ve benzeri maliyet artışları) nedeni ile şirketlerinin 2018 yılını zarar ile kapattığını, sözleşmesi imzalanmış ve ifası gerçekleşmiş projelerden hiçbir şekilde fiyat farkı alınamadığını, şirketlerinin haricinde yaşanan bu ekonomik gelişmeler ve tüm bu olumsuzluklara rağmen, şirketlerinin imzalamış olduğu sözleşmelerdeki tüm yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini ve etmekte olduğunu, mevcut kredi borçları, tedarikçi ödemeleri ve şirketimiz çalışanlarının (taşeronlarla birlikte +/- 200 personel) aylık maaş + SGK prim + vergi gibi ödemeleri aksatılmadan yapılmaya çalışıldığını,

ancak şirketin bu olumsuz koşullardan etkilenmesi ve vadesi gelmiş borçların ödenmesinde sıkıntı yaşanılması kaçınılmaz hale geldiğini, bu nedenlerle işletmelerinde ciddi finansal problemler ortaya çıktığını, nakit akışının azaldığını, öz kaynaklar ile finansal döngü sağlanmaya çalışıldığını, ancak öz kaynakların bir kısmının fabrika yatırımlarına daha önceden harcanmış olması sebebiyle banka kredilerinde ve çek ödemelerinde aksamalar yaşanmaya başlandığını,

elde olmayan tüm bu olumsuzlara rağmen şirketlerinin ve şirketlerine bağlı 5.000 m2 alana sahip fabrikalarında üretimlerinin (taşeronlarla birlikte) yaklaşık 200 çalışan personeli ile birlikte devam ettiğini, yurt içerisinde inşaat sektörünün tekrar canlanmaya başlaması ve yurt dışından alınacak yeni siparişlerle birlikte 2019 yılının ikinci yarısından itibaren yaşanacak ekonomik iyileşmenin 2020 yılı boyunca da devam edeceği gözetilerek şirketlerinin gelirlerinde artış yaşanması hedeflendiğini,

sonuç olarak nakit döngüsünde sorunlar yaşanması neticesinde şirketlerinin taahhütlerine bağlılığına ilişkin piyasa algısı olumsuz etkilenmeye başlanacağımdan, şirketlerinin bu olumsuz algı neticesinde alacaklılarca malvarlığında cebri icra yollarına başvurularak iflasa sürüklenmesi tehdidi öngörüldüğünü, şirket varlıklarının cebri icra yoluyla parça parça satışa konu olması halinde alacaklıların da bu durumdan olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu, halbuki şirketin varlık bütünlüğünün korunması hem değerini artırmakta hem de faaliyetlerinin sürdürülmesine imkân sağlayacağını, Konkordato talep etmelerindeki amaçlarını ,

işletmemizin devamlılığını sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağlayabilmek, sosyal refah doğrultusunda istihdam yaratabilmek, başta kredi alacaklıları olmak üzere tüm alacaklılarının çıkarlarını düşünerek tüm borçlarını konkordato ön projelerinde belirlemiş oldukları vade koşullarında son kuruşuna kadar ödeyebileceklerini, müvekkili şirketin borca batık durumda olmadığını, bu nedenle vade konkordatosu talep edildiğini, işbu sebeplere, işletmenin devamlılığını sağlayabilmek, mevcut gelen siparişlere üretim yaparak cevap verebilmek,

tüm alacaklıların ve işletmenin sarsılmasını engelleyebilmek adına konkordato sürecinin sağladığı imkanlardan faydalanmak istediklerini, bu sayede şirketin varlık bütünlüğü korunarak yasada belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerin devamı da sağlanmış olacağını, konkordato projelerinin içerdiği ödeme teklifi, alacaklıların belirli bir vadede alacakların tamamına kavuşma imkânı sağlayacağını, bu nedenle;

konkordato hem müvekkili şirket hem de hissedarları adına talep edildiğini, sonuç olarak öncelikle İİK 287/1 Maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren geçici mühlet kararı verilmesine ve kararın ilgili yerlerde ilanını, İİK 287/3 Maddesi uyarınca geçici konkordato komiseri atanmasını, İİK 294/1 maddesi uyarınca.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere müvekkiller aleyhine takip yapılmamasını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati tedbir kararı uygulanmamasını, teminat mektuplarının paraya çevrilmemesini ,müvekkiller tarafından keşide edilen kambiyo senetlerinin ve çeklerin muhatap bankaya ibraz edilmesi halinde bankalar tarafından "Konkordato geçici mühleti verildiğinden işlem yapılamayacağına ilişkin şerh düşülmesine" dair tedbir kararı verilmesini, müvekkillerini bankalardaki hesaplarına gelecek paraların tedbiren hesaba ait banka tarafından mahsubunun önlenmesini,

bankaya kredi karşılığı verilen çeklerin tahsil edilmesi halinde kredi taksitlerinden mahsup edilmemesi bu suretle alacaklılar arasında eşitsizliğin önlenmesi yönünden İhtiyati Tedbir Kararı verilerek tahsil edilen çeklerin Komiser denetiminde şirkete ödenmesi için Mahkemece talimat verilmesini ,geçici mühlet karar tarihinden itibaren icra takibi yapılmamasını, ihtiyati haciz kararı verilmemesini faizlerin durması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu kararın adliye tevzi bürolarına ve ilgili yerlere bildirilmesini, akabinde İİK 289 uyarınca kesin mühlet kararı verilerek tasdik edilmesine ve ilgili yerlerde ilanına,

karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE :

Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.

7155 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü"Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları."

“Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”şeklindedir.

Yapılan değişiklikle denetim raporunu hazırlayacak denetim kuruluşlarının faaliyetleri, bu kuruluşların hak ve yükümlülükleri, hazırlanan raporların ilgili kurum tarafından incelenmesi ve denetlenmesi, bu rapor sebebiyle denetim kuruluşlarının idari ve hukuki sorumlulukları ile diğer hususlar hakkında 660 sayılı KHK hükümleri uygulanacaktır. Böylece denetim raporlarını hazırlayacakların çalışma şekli, denetimleri ve sorumlulukları açıkça düzenlenmektedir.

Bu düzenlemeyle, konkordato başvurusunda ibraz edilmesi gereken, bağımsız denetim kuruluşlarınca hazırlanacak olan rapora ilişkin esaslar yeniden belirlenmektedir. Öncelikle,raporu verecek denetim kuruluşları daraltılmakta ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşlarının rapor hazırlaması öngörülmektedir.

Ayrıca raporun niteliği değiştirilmekte ve fınansal analiz raporundan makul güvence veren denetim raporuna dönülmektedir. Yine denetimin standardı netleştirilmekte ve raporun Türkiye Denetim Standartlarına göre hazırlanması şart koşulmaktadır.

Buna göre Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları konkordato başvurusu sırasında mahkemeye sunulacaktır.

Böylece konkordato talep eden borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmesi, borçlunun mali durumunu net bir şekilde ortaya koyan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporuna dayanacaktır. Kanunun gerekçesine göre "Yapılan değişiklik, borçlu ve alacaklının menfaat dengesinin daha iyi bir şekilde korunmasına katkı sağlayacaktır".

Maddenin gerekçesinde;"...denetim raporunu hazırlayacak denetim kuruluşlarının faaliyetleri, bu kuruluşların hak ve yükümlülükleri, hazırlanan raporların ilgili kurum tarafından incelenmesi ve denetlenmesi, bu raporlar sebebiyle denetim kuruluşlarının idari ve hukuki sorumlulukları ile diğer hususlar hakkında 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanması hükme bağlanmaktadır.

Böylece konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporlarını hazırlayanların çalışma şekli, denetimleri ve sorumlulukları açıkça düzenlenmekte ve bu çerçevede hazırlanacak raporla, konkordato talep edenin gerçek mali durumunun mahkeme huzuruna taşınması sağlanmaktadır."denilerek yeni getirilen değişikliğin amacı dile getirilmiştir.Bu amaç konkordato talep eden şirketin gerçek mali durumunun Mahkemece bilinmesidir.

Kanunda ayrıca 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup anılan KHK'nın 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde bağımsız denetim " Finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, finansal raporlama standartlarına uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla, denetim standartlarında öngörülen gerekli bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirilerek rapora bağlanmasını," şeklinde tanımlanmıştır.

Her ne kadar yasa koyucu bağımsız denetimden açıkça söz etmemekte ise de,konkordato talep eden şirketin gerçek mali durumunun mahkeme huzuruna taşınması amacına ancak bağımsız denetim veya bağımsız denetime yakın bir denetim ile ulaşılabilecektir.

Yapılan değişiklikle ...bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmış ve karar tarihi itibariyle yönetmelik çıkmamıştır.Ancak Kanun koyucu kanun maddesinde ve gerekçesinde açıkça makul güvence veren denetim raporunun ne olduğu hususunda açıkça düzenleme yapmıştır.Artık kanunda ve gerekçesinde belirtilen denetim raporunu karşılamayan bir raporu ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmemesi nedeniyle kabul edilmesi veya yönetmeliğin çıkmasının beklenmesi amaca uygun düşmeyecek,kanun koyucunun derhal yürürlüğe girmesini öngördüğü hükmün yönetmelik çıkıncaya kadar uygulanmaması sonucunu doğuracaktır.Kaldı ki Adalet Bakanlığı tarafından çıkartılacak yönetmelik Kanun'a aykırı olamayacaktır.

Somut uyuşmazlıkta,borçlu şirket tarafından,makul güvence veren denetim raporu olarak ibraz edilen belge incelendiğinde,bu belgenin,yasa değişikliğinden önce istenilen finansal analiz raporundan çokta farklı olmadığı,makul güvence verildiğinin bildirilmesi rapora yasanın aradığı anlamda bir denetim raporu olma özelliği kazandırmayacağı,sözü geçen denetim raporunun konkordato talep eden şirketin gerçek mali durumunu yansıtmaktan çok uzak olduğu,bağımsız denetçi tarafından şirketin, defter,

kayıt ve belgeler üzerinden denetim yapıldığının belli dahi olmadığı,şirket tarafından ibraz edilen finansal tablolar incelenerek raporun hazırlandığı,denetim raporuna esas dayanak belgelerin bağımsız denetim firması tarafından rapora eklenmediği,Kanun'da açıkça makul güvencenin denetim şirketi tarafından verileceğinin öngörüldüğü,bu yönde Mahkemece istenilen belge ile denetim sözleşmesinin yine bağımsız denetçinin imzaladığı,bağımsız denetim firması yetkilisinin imzalamadığı,buna göre borçlu tarafından sunulan ve "makul güvence veren denetim raporu " olarak adlandırılan raporun kanunun aradığı anlamda bir denetim raporu olmadığı

anlaşıldığından,borçlu şirket tarafından açılan davanın,İİK'nun 286/1-(e) maddesi yollamasıyla HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yine somut uyuşmazlıkta konkordato talep eden şirket yanında şirket ortağı olan gerçek kişilerin de şirketin kredilerine müteselsil kefil olmaları nedeniyle konkordato talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.Borçlu gerçek kişiler tarafından sunulan ön projelerde konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlanmakta olup kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği,gerçek kişi borçluların, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşıldığından gerçek kişi davacıların davasının bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı ..... Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 7155 Sayılı Kanunun 13.maddesiyle değişik 2004 Sayılı İİK'nun 286/1-(e) bendi uyarınca konkordato talebine eklenecek belgelerden olan makul güvence veren denetim raporu olarak sunduğu belgenin, yasanın aradığı anlamda bir denetim raporu olmadığı,bu denetime ilişkin dayanak belgelerin sunulmadığı,Kanun'da açıkça makul güvencenin denetim şirketi tarafından verileceğinin öngörüldüğü,bu yönde Mahkemece istenilen belge ile denetim sözleşmesinin yine bağımsız denetçinin imzaladığı,bağımsız denetim firması yetkilisinin imzalamadığı anlaşıldığından bu şirket yönünden açılan davanın İİK'nun 286/1-(e) maddesi yollamasıyla HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Davacılar ...... ,..... ,.... ve .... tarafından açılan konkordato ve geçici mühlet içeren davanın dosyaya sunulan ön projelerde konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı,kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği anlaşıldığından HMK'nın 114/2 ve ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ¨740,00 yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren on gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 18/01/2019

BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE .... KÂTİP ....

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/31, K. 2019/54, 18 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/31
Karar No
2019/54
Tarih
18 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/31 K.2019/62
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/31 K.2019/20
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/32 K.2019/97
  • Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/32 K.2019/39
  • Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/32 K.2019/77
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/32 K.2019/54

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.