KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2019
- Esas no
- 2019/33
- Karar no
- 2019/321
- Dava
- Kooperatifin ihyası
- Dava tarihi
- 18/02/2008
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/04/2019
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin 18/02/2008 harçlandırma tarihli Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile;İstanbul Sigorta Müdürlüğünde işlem gören tasfiye halinde sınırlı sorumlu ... yapı kooperatifi işçilerinden ...’ın 05/10/1995 tarihinde geçirdiği iş kazası sonunda maluliyeti nedeniyle tarafına peşin sermaye değerli gelir bağlandığı kurum zararının tahsili için Bakırköy ...
İş Mahkemesinin ... sayılı dosyasıyla kooperatif aleyhine rücuen alacak davası açıldığı ancak yargılama sırasında kooperatifin 31/10/2005 tarihinde tasfiyesine karar verildiğinin anlaşıldığı oysa tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiyenin tam ve eksiksiz olarak tamamlanması gerekeceği aksi takdirde menfaati zarara uğrayanların tüzel kişiliğin ihyasını isteme haklarının bulunduğu gerekçesiyle sicilden terkin kaydının kaldırılarak yeniden ihyası ve tasfiye memuru tayinini , mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Memurluğu vekilinin 08/04/2008 havale tarihli dilekçelerini özetle; Ticaret Sicil Memurluğu, TTK.m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, kooperatiflerin tasfiye süreci kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesi yollaması ile T.T.K. M. 441 vd. Hükümleri tabi olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutalamayacağını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderli ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve .... 'ün 14/03/2018 havale tarihli dilekçelerini özetle; davada husumetin müvekkiline tevcih olunamayacağını, ...'ın müvekkilinin işçisi olmadığını, Kapital değerinin rücu yolu ile talebine müteveccih gelirin bağlanmasından SSK 'nun kusurlu olduğunu, gelir bağlanmış bulunan ...'ın Lider-92 Kooperatifinin işçisi olmadığını, , davacı ...'a gelir bağlamakta bizzat kusurlu olup , şimdi bu kusurunu müvekkilere tazmin ettirmek gayesini takip ettiğini, SSK mücerret ... 'ın beyanına istinaden ve hiç bir inceleme ypamadan kendi yetersiz kararı ile gelirin bağlandığını, davacının ihya davasını açmakta bir menfaatinin bulunmadığını, sonuç olarak aleyhe açılan iş bu davanın reddini , masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 29/11/2016 tarih ve .... esas ... karar sayılı hükmü ile;Davacının davalılar ... Müdürlüğü ile tasfiye memuru ... aleyhine açtığı davanın HMK'nun 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, davacının davalılar ... ve ... hakkında açtığı davanın bu davalıların tasfiye memuru olmayıp kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olduğu anlaşılmakla, davanın HMK'nun 114/1-(d) ve 115/2.maddeleri uyarınca pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından verilen karar davacı ... vekilince temyiz edilmekle dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 17/01/2018 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına Mahkememizce karar verilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, hukukî niteliği itibariyle; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98.maddesi yollamasıyla TTK'nun 545.ve devamı maddeleri uyarınca açılmış kooperatifin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır. ..... Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen kooperatifin terkin olmadan önce merkez adresinin .... / ... olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen takip dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;Kooperatiflerin tasfiyesinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98.maddesi yollamasıyla 6102 sayılı TTK'nın 536 ilâ 548 maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Kooperatiflerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer.
Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile kooperatif tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir.
Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir kooperatiften alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.
Somut uyuşmazlıkta; davacının Bakırköy .... nci İş Mahkemesi'nde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu davada davalı olan kooperatifin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği,
davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalılarınkooperatifin tasfiye memuru olarak atanmalarına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına,kooperatif aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/33, K. 2019/321, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama