KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2021
- Esas no
- 2019/542
- Karar no
- 2021/31
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/07/2019
- Karar yazım tarihi
- 02/02/2021
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirketin boya, vernik ve inşaat malzemeleri alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı ile müvekkili arasında bir ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin dava dilekçesine ekli faturalarda belirtilen malların karşı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın ödemelerini uzun bir süre geciktirdiğini, akabinde müvekkilinin davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafın iş bu icra takibinde borca haksız olarak itiraz ettiğini, davalının icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davanın kabulü ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasın dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyaya sunulan 17/01/2020 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacı tarafın ticari defterlerinin tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı ve sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, takip ve dava tarihleri itibariyle davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 2.611,86 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden dava tarihine kadar asıl alacağa tahakkuk eden faiz tutarının 104,65 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir(HMK 219/2).
"....Davacı taraf, davalıya yapılan mal satışları sonrasında cari hesap mutabakatı düzenlendiğini ancak davalının borcu ödemediğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından cari hesap mutabakatı altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının belirlenmesi için davalıya usulüne uygun şekilde isticvap davetiyesi gönderilmiş, ancak davalı duruşmalara katılmamıştır.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davaya konu tutarın bir kısmının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış ve bu gerekçe ile dava kısmen kabul edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacının dayandığı cari hesap mutabakatnamesine karşı davalının her hangi bir beyanda bulunmadığı, gönderilen isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya iştirak etmediği, benzer gerekçelerle davanın kısmen kabulü yönünde kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." T.C.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/1022 Esas, 2020/105 Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; tarafların arasındaki uyuşmazlık İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas Sayılı dosyasındaki takibe konu cari hesap ilişkisinden dolayı alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği ,tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu davalının icra dosyasında yapmış olduğu asıl alacak ve faize itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olduğu, takibe konu faturaların sevk irsaliyelerinin sunulduğu,
sevk irsaliyelerinde imza olması nedeni ile davacı tarafından dosyaya sunulan imzalı sevk irsaliyeleri davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup davalı taraf usulüne uygun isticvap duruşmasına katılmamış olup, bu fatura bakımından da davacının ürünlerin teslimi gerçekleştirildiğinin kabulü ile teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğu, davacının bedeli almaya hak kazandığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile davalının alacağın%20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/542, K. 2021/31, 20 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama