KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/669
- Karar no
- 2020/837
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/07/2019
- Karar yazım tarihi
- 14/12/2020
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı arasında 14.12.2017 tarihinde ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirketin, 27.12.2017 tarihinde fatura keşide etmiş ve faturayı davalıya göndermiş olduğunu, davalının ise aralarında ticari ilişki ve faturaya istinaden 22.12.2017 tarihinde 32.000 TL, 27.02.2018 tarihinde ise 16995 TL ödediğini, müvekkiline fatura bedeli davalı tarafından ödenmediğinden dolayı davalı hakkında İstanbul Anadolu ....
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasıyla fatura miktarı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 09/10/2018 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilerek takip durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ve takibin devamına, davalının % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esas numarasını almıştır.
Dosyaya sunulan 10/11/2020 tarihli bilirkişi SMM ... tarafından düzenlenen raporda davacı defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 15.600,27 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından icra takibinin 48.995,00 TL üzerinden başlatıldığı, ancak dava harçlandırmasının asıl alacak olan 15.600,27 TL üzerinden yapıldığı, davalının BA formlarının incelenmesine davacının alacağına dayanak faturasının davalı ticari defter kayıtlarına alındığının sabit olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Yargıtay’a göre; “Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez”(HGK. 14.07.2010 gün ve 2010/19-376 E, 2010/397 K, HGK, Y.HGK. 17.10.2012 gün ve 2012/9-838 E, 2012/715 K)
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; tarafların arasındaki uyuşmazlık İstanbul Anadolu ....icra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasındaki takibe konu faturalardan dolayı alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği ,tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu davalının icra dosyasında yapmış olduğu asıl alacak ve faize itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olduğu, bu kapsamda tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme günü verildiği,
dosyaya sunulan 10.11.2020 tarihli bilirkişi SMM ... tarafından düzenlenen raporda davacı tarafından davalıya toplam 15.600,27-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup, davalının BA kayıtları celbedilerek incelendiğinden davacının faturaların kaydedildiği anlaşılmış olup ,davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması ve davalının BA formlarında kayıtlı olması nedeniyle davacının Poliüretan Uygulaması hizmetinin verildiğini ispat ettiği ve dolayısıyla bedeli almaya hak kazandığı,
davalının da ödemeye dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile davalının alacağın%20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/669, K. 2020/837, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama