KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas no
- 2019/773 Esas
- Karar no
- 2024/174
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 11/10/2019
- K.yazım tarihi
- 13/03/2024
Karar Metni
2.029 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılardan .... sevk ve idaresinde ki ... plaka sayılı aracın .... market önü trafik ışıklarında 01.07.2016 tarihinde müteveffa .... ve davacı ....'e çarptığını, ...'nın ölümüne ....'ın ise yaralanmasına neden olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ... poliçe no ile sigortalı olduğunu, Silivri ACM ....
E sayılı dosyada yapılan yargılamada sürücü davalı ...in bilinçli taksir ile kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle ceza aldığı, müteveffa ...'nın davacı ...'ın nişanlısı davacı ...'nin ise annesi olduğunu, müteveffanın Rusya'dan emekli olduğunu, davacı ... ile evlilik hazırlığında bulunduğunu, bu nedenle destekten yoksun kalındığını, ayrıca ...'ın kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, Ayrıca müvekkili davacı ...'ında, müstakbel eşi ve nişanlısının ölümü nedeniyle cenaze ve defin için harcama yapmak zorunda kaldığını, cenaze için Rusya'ya gitmek zorunda kaldığını,
...'ın gidiş geliş masrafları dışında giderlerini belgelemesi mümkün olmadığından yargıtay içtihatları doğrultusunda yerel adetlere göre bir hesaplama ve tespitte davacının zararının tespiti için gerekli bulunduğunu, bu nedenle; destekten yoksun kalma tazminat tutarının belirlenerek,
Daha sonra bedeli artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) tüm davalılar yönünden olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesine;Trafik kazasında ayrıca basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde yaralanan davacı ...'ın iş gücü kaybı ve tedavi giderlerine yönelik tazminat tutarının belirlenerek,
Daha sonra bedeli artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) tüm davalılar yönünden olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesine, Davacılar ... ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, olmak üzere toplamda 200.000 TL. manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüden alınarak davalılara ödetilmesine.
(Sigorta Şirketi Haricindekiler), Müteveffanın defin ve cenaze masraflarının yapılacak tetkik neticesi belirlenerek daha sonra bedeli artırılmak suretiyle şimdilik 1.000 TLnin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) tüm davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılardan ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.
KTK madde 97 gereğince başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, başvuru yapılmakla birlikte sağlık kurulu raporu ve kusur durumunun tespitine yarar evrakları bildirmediğini, talep edilen tutarın ne kadarının iş gücü, ne kadarının tedavi gideri olduğuna ilişkin belirleme yapmadığını, kusur oranının ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, cenaze ve defin masraflarının trafik sigorta kapsamına girmediğini, davacının müteveffanın mirasçısı olmadığından cenaze ve defin masraflarını talep edemeyeceğini, ayrıca cenaze ve defin masraflarının belgelendirilmesi gerektiğini, davacının maluliyet durumunun ATK .....
İhtisas Kurulunca tespit edilmesi gerektiğini, davacının tedavi süresince ortaya çıkan iş göremezlik ve tüm giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan SGK tarafınca karşılanması gerektiğini, bu nedenle davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; Aracın kaydı kendi üzerine olmakla birlikte aracın 2011 yılından beri kayın biraderi tarafından kullanıldığını, davacı ... ... ile müteveffa arasında nişanlılık ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini talep ettiği, Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalılardan ...'in davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Huzurda görülen dava trafik kazası (haksız fiil) sonucu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Huzurda yapılan yargılama sırasında davalılardan ... vefat etmiş olup, dosyaya sunulan veraset ilamı uyarınca mirasçıları ... ve ... davaya dahil edilmiştir.
Davacılar vekili tarafından 10/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş olup ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
" söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacılar tarafından 01/07/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ....'nın vefat etmesi nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır.
Mahkememizce kazaya karışanların kusur durumunun değerlendirilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından kusura ilişkin düzenlenen 01/06/2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu; müteveffanın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.Kusura ilişkin alınan 23/07/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda da davacı ... ...'ün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.
Dosyamız arasına celp edilen Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından alınan kusura ilişkin raporda da davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce kusura ilişkin alınan bilirkişi kök ve ek raporunun tekniğine uygun ve denetime elverişli olması ve ceza dosyasından alınan kusur raporu ile uyumlu olması nedeni ile davalılardan ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacılardan ... ... tarafından talep edilen geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi için davacıda geçici maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti için dosya ATK'ya gönderilmiş olup ATK tarafından düzenlenen 02/11/2022 tarihli raporda kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır), iyileşme süresinin ise 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği mütalaa olunmuştur.
Mahkememizce söz konusu raporun kaza tarihindeki yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından söz konusu ATK raporuna mahkememizce itibar edilmiştir. Dosyaya sunulan 08/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 908,67 TL; tedavi giderine yönelik maddi zararının ise 800,00 TL olduğu hesaplanmıştır.
Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi heyeti raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının bu yöndeki maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacılardan ... ... tarafından müteveffanın nişanlısı olduğu iddiası ile ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı da talep edilmiştir.
Dosyada dinlenilen tanık beyanları, dosyaya sunulan fotoğraflar ile Marmaraereğlisi İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan gelen 10/01/2021 tarihli cevabi yazı kapsamında davacı ile müteveffanın nişanlı oldukları ve birlikte yaşadıkları gözetildiğinde müteveffa ile davacı ... arasında düzenli ve eylemli desteklik ilişkisinin bulunduğu ve ...'nın ölümü ile davacı ...'ın destekten yoksun kaldığı mahkememizce kabul edilmiştir.
(Aynı yönde karar için bknz: İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/760, K. 2023/557 sayılı kararı) Dosyaya sunulan 27/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminat tutarı 306.051,82 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı vekili tarafından bu tutar üzerinden destekten yoksun kalma tazminat talebi harçlandırılarak ıslah edilmiştir.
Dosya kapsamında davalılardan ... haksız fiil sorumluluğu kapsamında, diğer davalı ... araç maliki olması nedeniyle, diğer davalı sigorta şirketi ise ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması nedeni ile dava konusu talep edilen maddi zararlardan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıktır.
Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesi kapsamında davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacılardan .... tarafından müteveffanın yurt dışına nakil bedeli, kargo işlemi ile mezar yeri yapımı ve düzenleme tutarı olan 59.159,64 TL tutarında maddi tazminat talep edilmiş ise de davalıların ancak mutat cenaze giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olması karşısında davacının bu yöndeki maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber manevi tazminat miktarı belirlenirken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak TMK'nın 4. maddesi dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumu ile davacılardan ...'ın müteveffanın nişanlısı olması; diğer davacı Vasilli'nin ise müteveffanın oğlu olması bir arada değerlendirildiğinde davacılardan ...'ın manevi tazminat davasının 30.000,00 TL üzerinde kısmen kabulüne; diğer davacı Vasilli'nin ise manevi tazminat davasının 50.000,00 TL üzerinden kabulü ile takdir edilen manevi tazminat tutarlarının olay tarihi olan 01/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ... mirasçıları ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine;
davacıların manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/773, K. 2024/174, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama