KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2021
- Esas no
- 2020/354 Esas
- Karar no
- 2021/997
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/06/2020
- K.yazım tarihi
- 30/11/2021
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline araç servis hizmetinen kaynaklı 21.287,67 TL borcunun ödenmemesi üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E, sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamını ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki ve dolayısıyla cari hesap ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dosyaya sunulan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/12/2020 tarihli raporda; Davacının incelenen dönemlere ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Davacı taraf kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 21.287,67 TL alacaklı (asıl alacak) olduğu, Takip tarihinin temerrüd başlangıç tarihi olarak kabulü halinde davacının davalıdan dava tarihi itibariyle; TCMB reeskont faizi oranına göre 26.333,28 TL(21.287,67 * 5.045,61) alacaklı olduğu hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/04/2021 tarihli ek raporda; 2018 ve 2019 yıllarında davacı tarafından davalı adına düzenlenip dönemsel olarak beyan sınırını aşan faturaları tarafların, Bs ve Ba Formlarında beyan ettikleri, Servis belgeleri ve faturalardan tespit edilen araç plakalarının incelenen dönemlerde davalı kullanımında olup olmadığı ve belgelerdeki davalı adına işlem yaptığı görülen kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının davalı defterleri incelenmediği için tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Davalının BA formları ilgili vergi dairesinden celp edilmiş, söz konusu formların incelenmesinde davalı tarafından beyan sınırının üzerinde olan bir kısım takip konusu faturaların 2018 ve 2019 yıllarına ait BA formlarında ilgili vergi dairesine bildirildiği görüldü.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesine karşın davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine sadece davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış; davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davacının takip tarihi itibariyle ticari defterlerine göre 21.287,67 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce davalının BA formları ilgili vergi dairesinden celp edilmiş, söz konusu formların incelenmesinde davalı tarafından beyan sınırının üzerinde olan bir kısım takip konusu faturaların 2018 ve 2019 yıllarına ait BA formlarında ilgili vergi dairesine bildirildiği görüldü.
Davacı tarafından sunulan servis ve bakım hizmetinin yaklaşık 2 yıl kadar sürmesi, bu süreçte davalı tarafından kısmi ödemelerin yapılması, beyan sınırı üzerinde olan faturaların vergi dairesine bildirilmiş olması; servis formlarında imzanın bulunması, verilen usulüne uygun kesin süreye rağmen davalının ticari defter ve belgelerini ibrazdan kaçınması,
davalının isticvabı için davalı tarafından mahkememize bildirilen ve İTO'daki kayıtlı adresine çıkartılan tebligatların bila dönmesi sebepleri bir arada değerlendirildiğinde takibe konu faturalardaki hizmetin davalı tarafından alındığının kabulü ile tüm faturalar bakımından davanın kabulüne, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına; alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne;
şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
02/11/2021 Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/354, K. 2021/997, 2 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama