KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Esas no
- 2020/373 Esas
- Karar no
- 2020/339
- Dava
- İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/06/2020
- K.yazım tarihi
- 30/06/2020
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu 18.06.2020 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından şirket sahibi ve yetkilisinin oğlu olan ...’ün o dönem sevgilisi bulunan davalının hesabına tarafların ev ve araba alımında kullanılması için çeşitli tarihlerde borç olarak ileride geri ödenmek üzere havaleler yapıldığını ve davalının satın aldığı evin kredi ve taksit ödemeleri yine ileride iade edilmek üzere müvekkili şirketçe ödendiğini, ancak daha sonrasında borç olarak verilen bu meblağların davalı tarafından iade edilmediğini, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin davalıya ödenen paraların iadesi için davalı hakkında Küçükçekmece ....
İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak söz konusu takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle durduğunu beyan ederek davanın kabulü ile davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davanın,İİK 67 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davası olduğu,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda.
TTK'nun 4.maddesinde sayılan , 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmaması nedeni ile mutlak ticari davalardan olmadığı, tarafların tacir sıfatı bulunmadığı, diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı ayrıca dava dilekçesine göre davanın ödünç akdine dayandığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş (İstanbul BAM 37 HD 2019/1556 Esas 2019/2815 K. Sayılı 03.12.2019 KT.
Kararı doğrultusunda ) ve Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmeksizin gönderme kararı ile dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşıldığından olumsuz görev uyuşmazlığına ilişkin karar verilmeksizin aşağıda yazılı şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/373, K. 2020/339, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama