KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2022
- Esas no
- 2020/958 Esas
- Karar no
- 2022/673
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/12/2020
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 21/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin maliki bulunduğu ... İli ... İlçesi, ... Sokak NO:... da bulunan ...
Pafta .... parselde kayıtlı bağımsız bölüm için davalı kurum tarafından zorunlu deprem sigortası yapıldığını, 26.09.2019 tarihinde gerçekleşen deprem sonucunda müvekkilinin evinin oturulamaz hale geldiğini, tahliye dilemek suretiyle mühürlendiğini, müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında davalıya başvurduğunu, ancak davalı ... poliçesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline ödeme yapmadığını, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını beyanla belirsiz alacak davanın kabulü ile şimdilik.
500.TL'nin olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukallık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... (....) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum, davacı sigortalının hasar talebini , eksper raporlarının tesbitlerine göre değerlendirdiğini, binada meydana gelen hasarın deprem sebebiyle meydana gelip gelmediğinin nasıl ve kimlerce yapılacağı ise yasal düzenlemelerle (Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği) açıkça belirlendiğini, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılması yasal olarak iyileştirme olup Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olmadığını,
zorunlu deprem sigortası poliçeleri sigortalıların beyanlarına göre oluştu- rulmakta, poliçedeki teminat miktarı DASK'ın sorumluluğunun üst sınırını teşkil ettiğini, zararın meydana geldiği tarihteki serbest piyasa rayiç birim fiyatlarına göre hasar bedelinin (davacıya ait konutun yeniden yapım maliyetinin) belirlenmesinin gerektiğini, taraflar arasındaki ilişki her iki taraf için ticari iş niteliğinde olmadığından avans faizi talebinin yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Her ne kadar davacı vekili iş bu davayı mahkememizde ikame etmiş ise de;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra aynı kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlenmiş,ayrıca Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Diğer yandan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmış ve Kanun'un 87. maddesi uyarınca, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüke- ticiye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde;
- Mal: "Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektro- nik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi mallar",
- Satıcı: "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi"
-Tüketici: "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi",
-Tüketici işlemi: "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi"olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu alacağın ticari nitelik arz etmediği, davacının "tüketici", davalı durumundaki sigorta şirketinin "satıcı/ sağlayıcı", olduğu, 6502 sayılı TKHK'nun 73.md gereğince tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan görevle ilgili düzenlemelerin taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince davanın usulden reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/958, K. 2022/673, 20 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama