İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/387 K.2024/431

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/387Karar2024/431Tarih30 Nisan 2024Okuma12 dk · 2.362 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
30 Nisan 2024
Esas no
2021/387 Esas
Karar no
2024/431
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
27/04/2021
K.yazım tarihi
20/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.362 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının süt ürünleri üreten bir gıda üreticisi olduğunu, ürünlerinde günlük taze süt kullandığını, tesiste kullanılan elektriği davalı ... ve ....'dan satın aldığı abone numarası .... olduğunu, davalı şirket ... in davacıların üretim şirketinin duvar bitişiğinde baz istasyonu bulunduğunu, müvekkili ....'ın, ...

A.Ş'ye verdiği elektriği davacıya verilen elektrik hattı üzerinden verdiğini, 14.03.2017-30.11.2020 tarihleri arasında ... tarafından kullanılan elektriğin davacının sayacına yansıdığını, ...

A.Ş tarafından usulsüz kullanılan elektriğin davacı şirketin faturalarına yansıdığını, davacı şirketin bu durumu 2020 mart ayında tesadüfen fark ettiğini, yanlış elektrik hattı çekildiğinden bahisle defalarca kez davalı şirketlerden ...'a başvurulup sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı ...

A.Ş ile davacı şirketin ortak kofradan elektrik kullanmaları nedeniyle kota aşımlarına maruz kaldıklarını, kota aşımları ve usulsüz kullanımlar nedeniyle defalarca kez elektriklerinin kesildiğini, elektrik kesilmeleri nedeniyle davacının süt ve yoğurtlarının ziyan olduğunu, bu kesintiler nedeniyle davacının yaklaşık 16 bin kg yoğurdunun ziyan olup çöpe atıldığını, usulsüz kullanımlar nedeniyle kesilen cezaların eksiksiz ödendiğini, davalı ...

A.Ş 'nin yaklaşık 5 sene boyunca tükettiği elektrik faturalarının davacının elektrik faturalarına yansıtıldığını, aylık ortalama 2.700,00-TL ile 3.000.00-TL faturanın 44 ay boyunca davacı tarafından ödendiğini, davalı şirket ... tarafından usulsüz kullanılan elektrik nedeniyle davacının yaklaşık 150.000-180.000TL arasında zararı olduğunu, elektriklerin kesilmesi nedeniyle de yaklaşık 350.000-400.000TL Arasında zararı olduğunu,

bu nedenle sebepsiz zenginleşen davalılardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500-TL 'nin elektrik kullanım tarihinden başlamak üzere ticari temerrüt faiziyle 16 ton yoğurt ve 400kg taze süt kaymağının ziyan olması nedeniyle zayi olan ürün bedellerinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 500-TL'nin ürünlerin ziyan olduğu 14.03.2017 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle beraber davacıya iadesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar ... ve ... Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle. Yetki itirazında bulunduklarını, davaya konu istemler sebepsiz zenginleşme ve haksız fiile dayalı olup zamanaşımı süreleri dolmuş olmakla davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesi incelendiğinde hangi davalıdan, hangi sebeplere dayanarak,

ne talep elliği anlaşılamadığını, davacının, davasını somutlaştırmadığını, davacının dava dilekçesi talep bölümünde, "sebepsiz zenginleşen davalılar" ve "imalat aşamasında 16 ton yoğurt ve 400kg taze süt kaymağının ziyan olması nedeniyle zayi olan ürünlerin bedeli ...davalılardan alınarak müvekkile verilmesi "şeklindeki taleplerinden hangi davalılardan ne talep etmiş olduğu belirsiz olup, aydınlatmaya muhtaç olduğunu, davacı tarafın davasını dayandırdığı vakıalar, bunlara ilişkin deliller,

alacak kalemlerinin neleri kapsadığı ve bunların hangi davalılardan istenildiği dava dilekçesinden anlaşılamadığı ve dava dilekçesinin içeriğinde yer alan iddiaları kanıtlar nitelikte bilgi ve belgeler sunulamadığından davayı somutlaştırma yükümlülüğü ihlal edildiğini, somutlaştırma yükü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 194. maddesinde ele alınmış, ilgili maddenin 1. Fıkrasında; " Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdır." hükmüne yer verildiğini madde gerekçesinde de belirtildiği üzere;

söz konusu düzenleme amacının, bir yandan ispatın genel hükümleri çerçevesinde temel bir kavrama yer vermek iken, diğer yandan da uygulamada genel geçer ifadelerle somut vakıalara dayanmadan davaların açılıp yürütülmesinin önüne geçmek olduğunu, davacı tarafın davalılar arasında müteselsil sorumluluğu gerektirir hal olmadığı halde davasını teselsül kurallarına göre açması uygun olmadığı gibi dava doğru hasma da yöneltilmediğinden husumet itirazında bulunmak gerektiğini,

müteselsil sorumluluğun kaynağı ya Kanun ya da Sözleşme olup davacı tarafın alacak talebi bakımından müteselsil sorumluluğu gerektirir bir hal mevcut olmadığını bu nedenle zararın müteselsildi müvekkili şirketlerden talep edilmesi mümkün olamayacağını, husumetin de yanlış yöneltildiğini , davanın müvekkili şirketlerden ... Satış A.Ş. Yönünden Pasif Husumet Yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ...

Satış A.Ş. nin, 13.12.2012 tarihinde İstanbul Ticaret Sicili memurluğu nezdinde tescil edilmek suretiyle kurulmuş ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'lıdan aldığı "tedarik lisansı” kapsamında elektrik piyasasında faaliyet gösteren bir anonim şirket olduğunu 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesinin zorunlu hale gelmesiyle, hali hazırda İstanbul Avrupa Yakası için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından yetkilendirilmiş görevli tedarik şirketi olarak faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, müvekkili ...

Satış A.Ş., abonelik verilmesi, elektriğin perakende satışı ile iştigal eden ve EPDK kararı ile kurulmuş ayrı bir tüzelkişiliği haiz perakende satış şirketi olduğunu, müvekkili şirket, abonelik sözleşmelerine dayalı normal elektrik tüketim faturalarından kaynaklı uyuşmazlıkların muhatabı olduğunu, bu nedenle dava edilen uyuşmazlıklara konu işlemlerin ...

Satış A.Ş. ile ilgisi olmayıp, husumetin müvekkili şirkete yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın anılan müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, müvekkili şirketler bakımından sebepsiz zenginleşme söz konu olmadığından bu yöne ilişkin talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirketlerin haksız fiil nedeniyle bir sorumluluğu bulunmayıp haksız fiile dayalı taleplerin de reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde elektrik kesilmeleri dolayısıyla imalat aşamasında 16 ton yoğurt ve 400kg taze süt kaymağının ziyan olması neticesinde 300.000-TL ile 400.000,00TL arasında maddi zararı olduğunu iddia ettiğini.

Herhangi bir haksız fiile dayalı zarar neticesinde tazminat talep edebilmek kanunen belirli şartlara tabi tutulmuş olup bu şartların somut olayda bulunması gerekeceğini, dava konusu olayda, davacının haksız fiil nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle müvekkil şirketlerin sorumluluğuna gidebilmek için, müvekkili şirketlerin bir eylemi neticesinde zararın meydana gelmiş olması gerektiğini mahkemenin de malumları olduğu üzere bir haksız eylemden doğan sorumluluktan bahsedebilmek için; zarar verici bir eylem bulunması, eylemin hukuka aykırı olması, eylemi yapanın kusurlu bulunması, bir zararın söz konusu olması,

eylem ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı yanın zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olup olmadığı ve bu bağlamda müterafik kusuru bulunup bulunmadığı araştırılması gerekeceğini, davacının haksız fiil nedeniyle istediği bedelin neyi kapsadığı belli olmadığı gibi neye dayalı olarak istenildiği de belli olmadığını, talebin fahiş olduğunu, davacı tarafın istediği faizin cinsi ve başlangıç tarihleri de kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Uyuşmazlık konusu hizmete ilişkin olarak müvekkili şirket ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin diğer davalılarla bir abonelik ilişkisi bulunmadığından müvekkili şirketin işbu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu olayda; uyuşmazlık konusu hizmete ilişkin olarak diğer davalı ... A.Ş. İle abonelik sözleşmesi akdeden ve sağlanan hizmetten yararlanan müvekkili şirketin "... İletişim Hizmetleri A.Ş." değil "...

A.Ş." olduğunu. (EK- .... hizmet numaralı ... sayaç numaralı abonelik) davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte kofra hatasıyla ilgili sorumluluğun kurulumu denetleyen ve akabinde abonelik tesis eden diğer davalı şirketler ... A.Ş. ve ... A. Ş. 'de olduğu tartışmasız olduğunu, ... ... A.Ş.

Söz konusu baz istasyonunda kullanılmak üzere usulüne uygun şekilde abonelik başvurusunda bulunmuş, başvurunun ardından davalı elektrik dağıtıcısı şirket tarafından elektriğin kullanılacağı alanda kurulum yapılmış ve denetlenmiş ardından abonelik tesis edildiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu kurulumda hata yapıldığıyla ilgili iddiaların doğruluğu varsayımında dahi sorumluluğun kurulumu denetleyen ve akabinde abonelik tesis eden diğer davalı ...

A.Ş.'de olduğu tartışmasız olduğunu, dava konusu yapılan dönemde ... ... A.Ş. Adına kullanımları doğrultusunda fatura tahakkuk edilmiş olup bu faturalar ödendiğinden, davacının iddiaları doğruluğu varsayımında dahi mükerrer ödeme söz konusu olacak olup bu durumdan yükümlülüklerini yerine getiren ... ... A.Ş.'nitı sorumluluğu bulunmadığını, uyuşmazlık konusu elektrik aboneliği dava dışı ... ... A.Ş.

Adına olup davalı elektrik şirketiyle akdedilen sözleşmeler uyarınca hizmet karşılığında tahakkuk ettirilen elektrik faturaları ... tarafından ödendiğini, davacı ise ... tarafından kullanılan elektrik enerjisinin kendi sayacına yansıtılması nedeniyle ...'ın elektrik bedellerinin kendisi tarafından ödendiği gerekçesiyle huzurdaki davayı ikame etmiştir davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek ve ... tarafından, ilgili sözleşmeler doğrultusunda tahakkuk eden faturaların ödendiğine ilişkin beyanlarımız baki kalmak kaydıyla;

davacının ödeme iddialarının doğruluğu varsayımında dahi ödediği bedelleri müvekkil şirkete yükleyemeyeceği ve bu bedellerin iadesini müvekkil şirketten talep edemeyeceğini, Zira ... ...

A.Ş. ekte yer alan dekontlardan da görüleceği üzere sözleşme gereği yüklendiği fatura ödeme borcunu yerine getirmiş olup davacının mükerrer şekilde yaptığı ödemeden ...'ı sorumlu tutamayacağı ve söz konusu bedellerin tazminini müvekkil şirketten talep edemeyeceği izahtan varestedir. davacının meydana geldiğini iddia ettiği maddi zarar iddialarının doğruluğu varsayımında dahi müvekkil şirketin kullandığı enerji ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından davacının tazminat taleplerinin dinlenmesi mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davacı tarafından her ne kadar huzurda görülen dava ... İletişim Hizmetleri A.Ş. aleyhine de açılmış ise de bu davalı aleyhine açılan davanın HMK'nın 167. Maddesi uyarınca huzurda görülen davadan ayrılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişiler ... ve ... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle. Gerek davalı ... çalışanları .... ve ... tarafından imza edilen 10.07.2020 tarihli tutanak içeriğinde davalı ... tüketiminin davacı sayacı tarafından kayıt altına alıdığı hususundaki tespit gerekse izlenen video kaydı doğrultusunda, davalı ... tarafından tüketilen elektriğin davacı sayacından geçtiği, davacının davalı ... un tükettiği elektrik bedelini de ödediği hususu sabittir.

Davalı ... tarafından 07.09.2018 tarihinde abonelik sözleşmesi imza edilmiştir.

Hatalı bağlantının ise 10.07.2020 tarihinde farkına varıldığı anlaşıldığından dava konusu dönem 07.09.2018 — 10.07.2020 tarihler arasındaki 672 gün süre boyunca davacı şirket davalı ... un tüketimini de ödemiş / sorumlu tutulmuştur. ...'un günlük elektrik tüketimi dikkate alınarak, davacı şirket, 05.05.2020 ve 16.06.2020 tarihli kaçak elektrik tespit tutanakları bakımından (03/2020 — 07/2020 dönem arası) 2.567,89 TL * 2.972,00 TL. > 5.539,89 TL. kadar (vergi ve fonlar dahil) davalı ...

A.Ş. den alacaklı durumundadır. Davacı şirket, Normal fatura tahakkukları bakımından. 09/2018 — 03/2020 tarih aralığında 17.001,28 TL. kadar (vergi ve fonlar dahil) davalı ... Satış A.Ş. den alacaklı durumundadır. Davalı ...' un zaten diğer davalılarla abonelik sözleşmesi bulunmaktadır. Yani kendi tüketimini diğer davalılara ödemektedir.

Bu nedenle davanın ... a yöneltilemeyeceği, davacı şirketin imha ettiği ürünlerle alakalı dosyada mevcut bir imha tutanağı bulunmadığı için söz konusu ürünler için değer tespiti yapılamamadığı görüş ve kanaati ile rapor sunulmuştur.

Huzurda görülen dava tazminat davasıdır.

6100 sayılı HMK hükümlerine göre; yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez (HMK 117/1).

Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK 19/4). Yetki itirazından vazgeçilmiş ise yetki itirazı bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır. Bunun yanı sıra dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır.

Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler ve tarafların dinlenmesine gerek görmezse dosya üzerinden karar verir. (HMK m. 137/1 ve m. 138)

HMK'nın 6. maddesi, genel yetkili mahkemeyi düzenlemiştir. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda ise yetki HMK'nın 10. maddesinde düzenlenmiş olup genel yetkili mahkemeye ek olarak sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceği belirlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 10. maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir," hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin ifa yerinin belirlenmesinde ise 6098 sayılı TBK'nın 89. madde düzenlemesinin göz önüne alınacağı; söz konusu maddenin 1/1 numaralı bendinde ise "Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde" ifa edileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

HMK'nın yetki sözleşmesi yan başlıklı 17. maddesine göre;

"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."

İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin E...., K. .... ve 24/01/2022 tarihli kararına göre;

"Somut olayda, dosyada mevcut tutanak kapsamından anlaşılacağı üzere kaçak ve usulsüz elektrik tutanağının düzenlendiği tarihten önce davacı ile davalı arasında elektrik aboneliği tesis edilmiştir. Şu durumda, taraflar arasında kurulan abonelik ilişkisi sözleşme niteliğinde olup, da- vacının bu sözleşme ilişkisine dayanarak ve sözleşmeye aykırılık iddiasıyla oluşan zararının gide- rilmesini talep ettiği kabul edilmelidir.

O halde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın, haksız fiil kurallarına göre değil sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3-1001 E., 2018/245 K. Sayılı 21/02/2018 tarihli ilamı)"

Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalılardan ... arasında 17/03/2017 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin 23. maddesi ile sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı düzenlenmiştir. Davalılardan ... ve .... vekili tarafından süresi içerisinde mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki itirazında bulunulmuştur.

Davacı vekili, davalılar tarafından yapılan usulsüz elektrik kesintileri nedeniyle uğranılan zararın tazmini ile fazla ödenen elektrik bedelinin iadesi talep ve dava edilmiştir. Yukarıda alıntılanılan İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtildiği üzere dava konusu olayda davacının zarara uğramasına neden olay hem sözleşmeden hem de haksız eylemden doğan sorumluluğun koşullarını bir arada içermektedir.

Sözleşmeden doğan sorumluluk ile haksız eylem sorumluluğun birlikte bulunmaları halinde dava hakkı bakımından hakların yarışması söz konusu olup zarar verici olay, aynı zamanda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine de aykırılık teşkil ediyorsa zarar gören bu sözleşme ilişkisine dayanarak zararının tazminini isteyebileceği gibi zararını haksız fiile dayanarak da isteyebilir.

Bu durumda, sözleşmeden doğan sorumluluk ile haksız eylem sorumluluğunun birlikte bulunmaları ve hakların yarışması halinde, davacı zarar görenin sözleşme ilişkisine dayanmasında kendisi yönünden yarar bulunmaktadır. Yarışan iki haktan daha düşük hukuki değer karşısında, üstün olan hukuki değere öncelik verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle dava konusu olayda öncelikle sözleşme ilişkisine öncelik verilmesi gerekir.

HMK'nın 17. maddesinde tacirlerin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında yetki sözleşmesinin yapılabileceği düzenlenmiş olup; aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece yetkili kılınan mahkemede açılabileceği düzenlenmiştir. Tacir olan taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 23. maddesi ile İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmıştır.

Huzurda görülen davanın aynı olaydan kaynaklanması ve davanın tüm davalılar bakımından birlikte görülmesi gerektiğinden mahkememizce davalılar tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı kabul edilen yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine; uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalıların usulüne uygun yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkili olmaması nedeni ile dava dilekçesinin yetki yönünden REDDİ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna,

2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,

3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,

4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,

5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,

Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024

Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/387, K. 2024/431, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/387
Karar No
2024/431
Tarih
30 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/390 K.2024/515
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/391 K.2024/246
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/391 K.2024/731
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/392 K.2024/619
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/394 K.2024/484
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/395 K.2024/211

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.