KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/1067
- Karar no
- 2022/1214
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 29/11/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2022
Karar Metni
1.475 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 29/11/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; İhyası talep edilen .... Gıda İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketine karşı müvekkilinin Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açtığını, şirkete tebligat yapılamadığından Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında süre verilerek davalı şirketin ihyası için dava açmalarının istendiğini, bu nedenlerle ilgili şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Müdürlüğü vekili 07/12/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;icaret Sicili Müdürlüğünün TTK madde 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili kurumun resen terkin işleminin "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi" kapsamında olduğundan tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili sicil müdürlüğünce .... ticaret sicil numarasında kayıtlı bulunan ....
Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede şirketin "6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında.
“Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07/07/2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını,
şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkili kurumca söz konusu şirkete belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu,
bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, izah edilen nedenlerle müvekkili sicil müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
HMK'nın 320/1.maddesi uyarınca ,duruşma açılmasını gereken bir durum söz konusu olmadığından dava hakkında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verilmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava,6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'sen terkin edilen limited şirketin ihyası davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; ....sicil nosunda kayıtlı .... LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca ve 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan " Münfesih Olmasına ve Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4. Bendine göre resen terkine kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından" şirketin 31/07/2013 tarihinde sicilden resen terkin edildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Zeytinburnu / İstanbul ilçesi sınırları içerisinde kaldığı, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde limited şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir.Anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla,
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.
Somut olayda ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirkete ve yetkililerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı,sadece tebliğ işlemi ile ilgili bilgisayar çıktısının dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın şirkete ve şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır.Davalı,ihtarnamenin tebliğine ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya sunmamaıştır.Davalı tarafından sunulan tebliğe ilişkin belge bilgisayar çıktısı olup davalı sicil müdürlüğünün tebliğ işlemini yerine getirdiğinden bahsedilemez.Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır.
6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihlten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açılmıştır. Şu halde davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, davalı ... Müdürlüğü'nün yasada öngörülen şekilde tebligatların yapıldığı ispat edilemediğinden ve dolayısıyla hak düşürücü süre işlemeye başlamayacağından yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şirketin, sermaye artışının yapılmaması ve bu hali ile TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamelerin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı,,ihtarların şirketlere ve şirket yetkililerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir tebliğ evrakının davalı tarafından dosyaya ibraz edilmediği,davalı tarafından dosyaya sunulan bilgisayar çıktılarının yasada belirtilen ihtar zorunluluğunun yerine getirildiğini
ispata yeterli olmadığı, ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, ihtarın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin ispat edilemediği,usulsüz yapılan terkin nedeniyle hak düşürücü sürenin başlayamacağından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulünün gerektiği,tüm bunlara göre davalı sicil müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu,ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek;
davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına,ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak bu şirkete tasfiye memuru atanmasına,
keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına,yukarıda açıklandığı üzere davalı ... sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etttiği,bu durumda davalının terkin işlemi usulsüz olmakla birlikte davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davacı tarafından sadece taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya talebinde bulunulduğu,davalının ihyası istenilen şirketi usulsüz terkin ettiğine dair davacının bir iddiasının bulunmaması hususları gözönüne alındığında davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer
olmadığına(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 10/11/2022 gün ve 2022/1897 esas,2022/1492 karar sayılı ilamı) karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1067, K. 2022/1214, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama