KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/1121
- Karar no
- 2024/344
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/10/2022
- Karar yazım tarihi
- 20/04/2024
Karar Metni
1.256 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin davalıya mutfak dolabı, kapı, banyo, pergule, parke imalat ve montajı yaptığını, davalıya 114.401,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını ve 87.000,00 TL alacak bakiyesi kaldığını, davalının borcunu ödememesi nedeni ile Fethiye İcra Müd. .... Esas Sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile Müvekkilinin tapuda ... Ada ... parselde kain .... adresindeki arsanın ilk müteahhiti olup kaba inşaatın tamamlanmasından sonra gerek arsayı gerekse inşaatı ... isimli kişiye devrettiğini, bu kişinin yarım kalan işleri tamamlamaya başladığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir malzemeyi teslim alması, buna ilişkin irsaliyeye imza atması,
montajına dahil olması veya davacı tarafla borç ilişkisine girmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafından tahrif edilmiş ve ismi değiştirilmiş bu faturaya dayanarak icra takibinde bulunduğunu, faturanın incelenmesinde görüldüğü üzere faturada tahrifat yapıldığını, fatura alıcısının önce ... olarak yazıldığını, daha sonra bu ismin çizilerek yerine ... isminin yazıldığını, yapılan kısmi ödemeyi de müvekkilinin değil ... isimli şahsın yaptığını, faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlenmediğini, davanın reddine,
davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Fethiye İcra Müdürlüğünün ..... Esas Sayılı dosyası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut18/12/2023 tarihli Bilirkişi ..... tarafından sunulan raporda taraflar arasında davacı tarafından davalıya mutfak dolabı, veranda, banyo, portmanto vs. satış ve montaj hizmeti verilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki neticesinde davacı tarafından davalıya 27.06.2018 tarihli 114.401,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği,
fatura muhteviyatının davalı çalışanı olduğu sabit olan ... tarafından teslim alındığının gözüktüğü, yine faturanın .... ’a teslim edildiğinin gözüktüğü, Davacı ticari defterlerinde, 114.401,00 TL’lik faturanın 11.440,10 TL olarak işlenmesi nedeni ile davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 11.440,10 TL alacaklı gözüktüğü, yine davacı tarafından davalıdan kısmi ödeme alındığı kabul edildiği halde, davacı ticari defterlerinde davalıdan yapılan bir tahsilat gözükmediği, dolayısıyla davacı ticari defterlerinde itibar edilemediği,
Davacı tarafından işbu faturaya istinaden davalı tarafından kısmi ödeme olarak 30.000,00 TL’lik çek verildiğine ilişkin çek görüntüsünün ibraz edildiği, çekin arkasında ciranta olarak .... ’dan sonra davalı ... cirosu olduğu, dolayısıyla davalının davacıya kısmi ödeme yaptığının sabit olduğu, Sayın Mahkemenizce davacının davalıya 114.401,00 TL’lik mal teslim ettiğine kanaat edilmesi halinde, davacı tarafından davalıdan kısmi ödeme olarak 30.000,00 TL’lik çek alındığı kabul edildiğinden, davacının davalıdan 84.401,00 TL alacaklı olacağı tespit edilmiştir.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
HMK'nın 'Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması' başlığı altında madde 222/3'te düzenlendiği üzere "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacını fatura bedeline ilişkin alacağı nedeni ile takip başlattığı davalının süresinde itirazı ile iş bu itirazın iptali davasını açtığı, davacının fatura nedeni ile alacaklı olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılmış olması nedeni ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak 18.12/2023 tarihli rapor dosyamız içerisine alınmış olup, takibe konu bu faturanın kayıtlı olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi ek cümle uyarınca davalının bu döneme ilişkin ticari defter/belge ibraz etmediği davacının davaya konu faturayı BA kayıtlarına işlediğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davaya konu 27/06/2018 tarihli .... numaralı sevk irsaliyesinin davalı adına kesildiği,
malların ise ... tarafından teslim alındığı anlaşılmakta olup, ... ise davalının çalışanı olup davacı davaya konu faturaya ilişkin hizmetin ve mal tesliminin yapıldığını ispatlamıştır.
Her ne kadar davalı taraf ticari ilişkinsinin olmadığını ve faturanın tahrif edildiğini gerek bilirkişi raporunun 4 sayfasındaki tespitler gerek faturanın devamı niteliğindeki sevk irsaliyesi dikkate alındığında ticari hayat, davacının bu faturanın davalı adına işlenmiş olması, dinlenen tanık beyanlarının da tarafların ticari ilişkilerine dair bilgilerin olmadığı, sevk irsaliyesinde ürünleri alan kişinin davalının çalışanı olduğu,Ayrıca yine bilirkişi raporunun 5 sayfasında davalının davacıya 30.000,00-TL lik çek verdiğinin tespiti yönündeki deliller dikkate alındığında bu iddiasını ispatlayamamıştır.
Açılanan tüm bu nedenlerle davacının alacağını ispatlamış olduğu, alacağın likit ve davalının itirazının haksız olması da dikkate alınarak alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1121, K. 2024/344, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama