KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2022
- Esas no
- 2022/163 Esas
- Karar no
- 2022/931
- Dava
- Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle
- Dava tarihi
- 15/02/2022
Karar Metni
1.042 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 15/02/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında kambiyo senedinden kaynaklanan uyuşmazlık bulunduğunu, davalı taraf ... San. Tic. Ltd. Şti. 'den 260 gram has altın borç aldığını, bu borca karşılık olarak örneği sunulan ıslak imzalı bono ile kambiyo taahhüdü altına girdiğini, ... San. Tic. Ltd.
Şti. müvekkili ... ile devrolan sıfatıyla birleştiğini, bahse konu birleşme nedeniyle senette lehtar olarak gösterilen ... San. Tic. Ltd.
Şti.'nin hakları müvekkili şirkete intikal ettiğini, davalının borcun vadesi olan 15/02/2020 tarihinin üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen ödemeyi yapmadığını, dava şartı olarak arabuculuk yolu denendiğini, ancak arabuluculuktan olumlu sonuç alınamayınca dava açtıklarını, senet metnine göre efektik ödeme kaydının mevcut olduğunun görüldüğünü, asli talep olarak kambiyo senedine dayalı ıslak imzalı bonoya bağlanmış 260 gram has altın ve vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi meblağının müvekkiline ödenmesini,
senedin bono olarak kabul edilmemesi halinde adi yazılı senet hükümlerinin tatbiki ile 260 gram has altın ve vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi meblağının müvekkiline ödenmesine; asli talebin kabul edilmemesi halinde; feri talep olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 260 gram has altının ve vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi meblağının müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılarak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Her ne kadar iş bu dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Yargılamaya konu somut olaya gelince ; davalı tarafın "tacir" tanımına uymadığı, dava konusu belgenin kayıtsız şartsız para borcunu içermemesi nedeniyle bono niteliğinde olmaması ve bu sebeple eldeki uyuşmazlığın da yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği , uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Bakırköy Asliye Hukuk Mahkeme- lerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak görevi ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden redde dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/163, K. 2022/931, 3 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama