KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Esas no
- 2022/250 Esas
- Karar no
- 2022/1013
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/03/2022
- K.yazım tarihi
- 09/11/2022
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun cari hesap ve fatura alacağından kaynaklanan borcunu ödemediği için müvekkili tarafından borçlu firma aleyhinde icra takibi açıldığını, Borçlunun yetkiye, borca ve fer’ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, Borçlunun yetki itirazı kabul edilerek bu defa Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından gönderilen örnek 7 ödeme emrine, borçlu tarafından, 17/11/2020 tarihinde itiraz edildiğini, borçlu itirazı üzerine takip durduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu; müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının müvekkili şirkete dikim ve ütü-paketleme hizmetleri veren fason olduğunu, müvekkili tarafından davacıya verilen ürünlerin sözleşmede belirtilen sürelerde teslim edilmediğini ve siparişlerin eksik teslim edildiğini ve alıcı müşteri tarafından davacının eksik teslim ettiği ürünlerin hatalı ve siparişlere uygun bulunmadığını, müvekkilinin davacının sözleşmeye aykırı davranışlarından kaynaklı olarak hem üretim kaybından,
hem sipariş iptalinden, hem de müşteri tarafından düzenlenen cezalardan kaynaklı ciddi bir zarara uğradığını, davacı tarafın, her ne kadar Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından müvekkiline karşı 57.537,38 TL alacak istemli olarak icra takibinde bulunmuş ise de gerçekte davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının müvekkiline olan borçlarına karşılık tanzim edilen bir senet olduğunu, 18/08/2020 tarihinde Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından bu senede konu borçla ilgili olarak davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu sebeplerle davacının alacak iddialarının haksız ve temelsiz olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Huzurda görülen dava, cari hesaba dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK hükümlerine göre; yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez (HMK 117/1).
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK 19/4). Yetki itirazından vazgeçilmiş ise yetki itirazı bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır. Bunun yanı sıra dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır.
Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler ve tarafların dinlenmesine gerek görmezse dosya üzerinden karar verir. (HMK m. 137/1 ve m. 138)
HMK'nın 6. maddesi, genel yetkili mahkemeyi düzenlemiştir. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda ise yetki HMK'nın 10. maddesinde düzenlenmiş olup genel yetkili mahkemeye ek olarak sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceği belirlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 10. maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir," hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin ifa yerinin belirlenmesinde ise 6098 sayılı TBK'nın 89. madde düzenlemesinin göz önüne alınacağı; söz konusu maddenin 1/1 numaralı bendinde ise "Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde" ifa edileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
HMK'nın yetki sözleşmesi yan başlıklı 17. maddesine göre;
"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik olarak huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan sözleşme eklenerek usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuştur.
HMK'nın 17. maddesinde tacirlerin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında yetki sözleşmesinin yapılabileceği düzenlenmiş olup; aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece yetkili kılınan mahkemede açılabileceği düzenlenmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan davacının imzası bulunan protokolün 21. maddesinde işbu protokol çerçevesinde doğabilecek uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşılmış olup uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davalı tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı kabul edilen yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine; uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
18/10/2022 Katip .... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/250, K. 2022/1013, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama