KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/685
- Karar no
- 2024/49
- Dava
- Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
- Dava tarihi
- 18/07/2023
- Karar yazım tarihi
- 15/02/2024
Karar Metni
1.266 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin ...... Esas Sayılı dosyası ile ayıplı ifa nedeniyle tapu kaydındaki takyidatların fekki talepli dava açıldığını, yargılama devam ederken müflis hakkında iflas kararı verildiğini ve yargılamanın 2.nci alacaklılar toplantısının sonuna kadar durdurulduğunu, bu dava ve müflis ile müvekkilinin arasındaki sözleşmeye dayanarak, Bakırköy ...... İflas Dairesi ......
İflas sayılı dosyaya alacak kaydı yaptırıldığını, ancak iflas dairesi tarafından tebliğ edilen sıra cetvelinde görüleceği üzere alacaklarının tapu sahibi oldukları sebebiyle reddedildiğini, öncelikle davanın sonucu beklenmeden Bakırköy ..... İflas Müdürlüğü .....
Esas Sayılı dosyadan düzenlenen 24.08.2023 tarihli 2.Alacaklılar Toplantısına katılabilmek için katılma belgesinin tedbiren verilmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının açtığı işbu dava ile her ne kadar talepleri kapsamında karar verilmesini dava konusu etmiş ise de, davacının işbu taleplerinin hukuken kabul edilebilinir bir tarafı olmadığını, Bakırköy ..... İflas Müdürlüğü tarafından verilen kararların mevzuata uygun olduğu gibi aynı zamanda; iflasla muaccel hale gelen tüm alacaklar arasındaki korunan iflastaki eşitlik prensibinin bir gereği olarak da tesis edildiğini, davacı tarafça dilekçesinde bildirilen ve iflas masası aleyhine hususları kabul etmediklerini, açılan davanın haksız, kötü niyetle açılmış işbu mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy ..... İflas Müdürlüğünün ...... iflas Sayılı dosyası ve Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, İİK'nun 235'nci maddesine istinaden açılmış olup, iflas idaresince kabul edilmeyen alacağın müflisin’in iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmıştır.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller dava şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi), yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela kesin hüküm gibi).
Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür.
Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından kendiliğinden (resen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile hâkim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Huzurdaki davada davacı şirket vekili, müvekkili şirketin müflis firmadan alacaklı olduğunu, müflis şirket iflas masasının ilgili davadan haberdar olmasına rağmen
müvekkili şirketin alacak kayıt talebinin reddine karar verdiğini, söz konusu kararın yerinde
olmadığını belirterek müvekkili şirketin iflas tarihi itibariyle alacağının işleyecek faizleriyle birlikte müflis şirket iflas masasına kaydına karar
verilmesini talep etmektedir. Bilindiği gibi, İİK m.194 hükmü uyarınca, iflastan önce dava konusu yapılan müflisin taraf
olduğu hukuk davaları durur, bu davalara ancak ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün
sonra devam olunabilir. İflasın açılması ile duracak olan davalar, iflastan önce açılmış olup
da halen derdest bulunan ve iflas masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk
davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflas idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu
davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder.
Müflisin davacı olduğu davalarda, iflas idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına
varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre
geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflas idaresi tarafından devam edilir. İflas idaresi
ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırsa, masanın davayı
takip etmemesine karar verir. Bu halde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir.
Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden
doğar ve müflis iflasın kapanmasını beklemeden davayı kendi adına devam ettirebilir. Müflisin davalı olduğu davalarda ise, iflas idaresi, alacakları tahkik ederken, müflise
karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar
veremez. Bu alacağı, sıra cetveline “çekişmeli/nizalı alacak” olarak geçirmek
zorundadır. Zira bu alacağın, (dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki
kararı) kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısı tarafından
verilecektir. İkinci alacaklılar toplanması tarafından davaya devam edilmesine karar verilirse,
iflas idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin
edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. İflastan önce açılan ve ikinci alacaklılar
toplantısında kabul edilmeyen bir alacağa ilişkin dava, ikinci alacaklılar toplantısında verilen
ret kararıyla birlikte kayıt kabul davasına dönüşecektir.
Yukarıda ifade edildiği gibi, somut olayda davacı şirket vekili, alacak talebine konu ettiği
alacağın daha önceki bir tarihte Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin .....
Esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu edildiğini belirtmiştir. Müflis ..... İnş. A.Ş'nin mahkememizce 30/03/2021 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket
tarafından alacak talebine konu edilen alacak hakkındaki dava, müflis şirketin iflasına karar
verildiği (30/03/2021) tarihten önceki bir tarihte 29.11.2019 tarihinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen teorik açıklamalardan anlaşılabileceği üzere, müflisin davalı olarak yer aldığı
davalarda iflas idaresinin alacakları tahkik ederken, müflise karşı açılan davalara konu
alacakların mevcut olup olmadığı hakkında karar verme yetkisine sahip değildir. İflas
tarihinden önce müflise karşı açılan davalara konu alacaklara ilişkin karar verme yetkisi,
ikinci alacaklılar toplanmasına aittir. Dolayısıyla, müflis şirket İflas İdaresinin, davacı
tarafından iflas tarihinden önce Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin .....
Esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu yapılan alacağı “çekişmeli/nizalı
alacak” olarak sıra cetveline geçirmesi zorunludur. Bu durumda somut olayda davacı
şirketin, “çekişmeli/nizalı” alacağını kaydetmeyen iflas idaresi işlemine karşı icra mahkemesi
nezdinde şikayet yoluna başvurması gerekir. Huzurdaki dava henüz ikinci alacaklılar
toplanması yapılmadan açıldığından, bu davadan önce aynı alacağa ilişkin Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin .....
Esas sayılı dosyası üzerinden dava ikame edilmiş
olduğundan ve Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinde görülen davanın konusu
alacağın ikinci alacaklılar toplanmasında reddedilmesi halinde ilgili dava zaten kendiliğinden
kayıt kabul davasına dönüşeceğinden, davacının huzurdaki kayıt kabul davasını açmakta
hukuki yararı bulunmamadığından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/685, K. 2024/49, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama