KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
- Esas no
- 2015/705
- Karar no
- 2018/871
- Dava
- İflas (İflasın Ertelenmesi
- Dava tarihi
- 23/10/2015
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/10/2018
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Ertelenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 10 yıldır yurt çapında ve uluslararası düzeyde faaliyet gösterdiğini, iyileştirme projesinde açıklandığı üzere müvekkili şirketin çeşitli nedenlerle borca batık hale geldiğini, ancak iyileştirme projesinin uygulanması halinde müvekkilinin borçlarını tamamen ödeyebilmesinin mümkün bulunduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir ile müvekkili şirketin iflasının ertelenmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava hasımsız olup ancak bir kısım alacaklılar tarafından müdahale talebinde bulunulmuştur. Müdahale talep eden alacaklılardan bir kısmı, davacı şirketin iflas erteleme talebinin reddine ve iflasa karar verilmesini istemişlerdir.
Dava, İİK 179/a maddesine dayalı iflasın ertelenmesi davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve sağlanan bilgi ve belgeler, kayyım ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere;
Davacı şirket tarafından borca batık hale gelindiği ileri sürülerek İİK 179/a maddesine dayalı olarak iflasın ertelenmesi talebiyle iş bu dava açılmıştır.
Davanın açılmasından sonra mahkememizce gerekli önlemler ihtiyati tedbir kararı ile alınmış ve davacı şirkete kayyım atanmıştır.
Her ne kadar iflasın ertelenmesine ilişkin hukuki düzenleme sonradan yürürlükten kaldırılmış ise de iflasın ertelenmesine ilişkin düzenlemeyi ilga eden kanun gereğince "ilga tarihinden önce açılan davalar ilga edilen hükümlere göre görülmeye devam edilir" hükmü gereğince yargılama sürdürülmüştür.
Bilindiği üzere iflasın ertelenmesi İİK'nın ilga 179 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. İflasın ertelenmesine karar verme yetkisi ilgili şirketin muamele merkezi olup, bu yetki kesin yetkidir. Mahkememizce önce yetki durumu saptanmış ve muamele merkezine göre mahkememizin yetkili olduğu saptanmıştır. Usulen gerekli iflâsın ertelenmesi talebine ilişkin ilanları yapılmış, davacıdan alacaklı olanlar davaya müdahale etmişlerdir. Kanun gereği iflas avansı depo ettirilmiştir.
Diğer yandan bir şirketin mali durumunun iyileştirilmesi ümidi, iflasın ertelenmesinin zorunlu koşuludur. (İİK 179 m, TTK 324 m.). Ekonomik açıdan iyileştirme kavramı, bir işletmenin içinde bulunduğu likit (nakit) yoksunluğu, zarar bilançosu hali veya borca batıklık halini bertaraf etmek ve aynı zamanda işletmenin karlılığını tekrar kazandırmak amacına yönelik, gerekli tüm yapısal ve mali tedbirlerin alınmasını ifade eder.
Kanun, iflasın ertelenmesi için şirketin mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunmasını aramıştır (İİK m.179). Yani şirket borca batık olmasına rağmen bu durumun bertaraf edilmesi ve şirketin normal faaliyetine devam edebilmesi ihtimalinin yüksek olduğu konusunda objektif gerekçelere dayalı kanaatin oluşması gerekir. İflasın ertelenmesine karar verilebilmesinin ilk koşulu borca batıklığın olmasıdır. Borca batıklık ise borçların aktifinden fazla olması halidir.
Davacı şirketin borca batık olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler tarafından sunulan 28/12/2015 tarihli raporda şirket aktiflerinin rayiç değerlere göre kıymetlendirilmesi karşısında, şirketin 2.000.000,00 TL olan sermayesini kaybettiği ve rayiç değerlere göre öz varlığının -1.170.345,41 TL olarak borca batık olduğu tespitle bildirilmiştir.
Davacı şirkete denetim kayyımları atanmış, kayyımlar tarafından verilen raporda da şirketin borca batık olduğu, iyileştirme projesinin uygulanabilir nitelikte olduğu, borca batıklıktan kurtulma ümidinin bulunduğu belirtilmiştir. Davacı şirketin borca batık olduğunun tespiti ve davacı şirket tarafından ibraz edilen iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı konusunda da bilirkişi görüşü alınmıştır.
Bilirkişi kurulu 28/12/2015 tarihli raporlarında “Davacı şirket tarafından sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bulunmadığı" görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davacı vekili revize iyileştirme projesi sunmuş ve bu proje ile ayrıca sermaye artışı öngördüklerini bildirmiştir. Bunun üzerine aynı bilirkişi kurulundan e davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik beyanları ve revize iyileştirme projesi de incelenmek suretiyle davacının iflas erteleme talebi hakkında ek rapor tanzim etmeleri istenmiştir.
24/08/2016 tarihli bilirkişi ek raporunda " davacı şirketçe sunulan revize iyileştirme projesi kapsamında revize edilen hedefler ile birlikte, ortakların ek kaynak sağlama çabalarının davacı şirketin iyileşe ümidini artıran gelişmeler olarak gözlendiği; şirketin çabalarının projenin uygulanabirliğini artırdığı; revize proje ile birlikte gözlenen olumlu gelişmeler birlikte ele alındığında davacı şirketçe ciddi ve inandırıcı bir proje sunulması koşulunun bu aşama itibariyle sağlanmış durumda görüldüğü" bildirilmiştir.
Diğer yandan mevcut durum itibariyle olağanüstü hal uygulama dönemine gelen duruşma safahatında meri mevzuat gereğince iflas erteleme kararı verilememiş; şirketin mevcut durumu ve bilirkişi raporu doğrultusunda yargılama sürdürülmüştür.
Yine bu dönemde mevcut KHK gereğince şirketyöneticil ve ortaklarının FETÖ/PDY ile ilgi ve iltisakları bulunup bulunmadığının tespiti için gerekli yazışmalar yapılmış; alınan cevabi yazılardan bu hususta şirket yöneticileri ve ortakları hakkında bir soruşturma bulunmadığı saptanmıştır.
Yargılamanın devamında atanan kayyımlarca sunulan dönem raporlarında davacı şirketin borca bataklıktan çıkmış olabileceğinin raporlanması karşısında bu hususta bilirkişi kurulundan ek rapor alınması yönüne gidilmiştir. Bilirkişi kurulu 26/08/2016 tarihli ek raporunda "Davacı şirketin borca bataklık durumunun ilk tespit tarihinden sonra azalmakla birlikte -273.593,81 TL olarak devam ettiği, ciddi ve inandırıcı proje sunulması koşulunun da sağlanmış olduğu" bildirilmiştir.
Bilirkişi raporları, kayyım raporları ve tüm dosya kapsamından borca batık olduğu saptanan davacı şirketin sunduğu iyileştirme ve revize iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, revize iyileştirme projesi ile öngörülen sermaye artışının davacı şirketin borca batıklık miktarına olumlu katkı yaptığı; davacı şirketin borca batıklıktan kurtulma yolunda iyi niyetli kabul edilebileceği, iflasının ertelenmesinin davacı şirket ve alacaklılar yönünden fayda sağlayacağı; davacı şirketin başlangıçtaki -1.170.345,41 TL olan batıklık miktarını dava safhatında -273.593,81 TL'ye gerilettiği saptanmıştır.
Hal böyle olunca davacı şirket yönünden iflasın ertelenmesi koşullarının sağlandığı, davacı vekilinin 2018 yılı sonunda borca batıklıktan çıkacakları beyanı, dava safahatında geçin süre de dikkate alınarak davacı şirketin iflasının altı ay süre ile ertelenmesinin yeterli olacağı sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan .... Üye .... Üye .... Katip ....
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/705, K. 2018/871, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama