KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
- Esas no
- 2017/827 Esas
- Karar no
- 2018/204
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2017
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/02/2018
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile. Müvekkilinin yasal alacağına ilişkin olarak Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin davalı - borçluya tebliğ edildiğini, davalı - borçlu tamamı ile haksız ve kötüniyetli olarak sadece zaman kazanmak adına borcun 67.069,53 TL’lik kısmına itiraz ettiğini, davalı - borçlu şirket bakiye kısmı icra dosyasına yatırmış olup, bu husus davalı - borçlunun fatura muhteviyatını ve temerrüt hususlarını kabul etmiş olduğunun açık göstergesi olduğunu, davalı - borçlu icra takibine yapmış olduğu itirazda, icra takibinin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu beyan ettiğini, icra takibinin açık olup,
davalı - borçlu şirketin itirazının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığının açık olduğunu, davalı - borçlu şirketin ayrıca faize ve ferilerine de itiraz ettiğini, ayrıca kendilerine ihtarname gönderilmediği üzere temerrüt oluşmadığını beyan ettiğini, Türk Ticaret Kanuu 1530/2 açık olup “ ticari işletmeler arasında mal veya hizmet tedariki amacı ile yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı haller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse,
ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer” hükmü ile taraflar arasında ki mail yazışmaları itibari ile alacağımızın sabit olduğu ve davalı - borçlu şirketin temerrüde düşmüş olduğunun sabit olduğunu, taraflar arasında ki mail yazışmaları ve müvekkili tarafından keşide edilmiş faturalar itibari ile müvekkili şirketin alacağı sabit olup, müvekkilinin alacağının tahsili ve icra takibinin devamının sağlanabilmesi için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı - borçlu kısmı itirazı ile bir kısım alacak kalemlerini dosyaya yatırmış olup, bir kısım faiz ödemesi de yaptığını,
yatırılan bedelin ne kadarlık kısmının faiz olduğunun bilirkişi vasıtası ile tespiti sonrasında faiz alacakları yönünden talep miktarının ıslah olunacağını, davalı - borçlunun haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına, itiraz haksız ve kötü niyetli olmakla davalı - borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, Davalı - borçlu şirketin icra dosyasına vaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötüniyetli itiraz nedeni ile davalı - borçlu şirketin %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,
Yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, yetki yönnüden davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Dosyada taraflar arasında imzalanan 04/04/2015 tarihli sözleşmenin 21.maddesinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunun belirtildiği, HMK 17.maddesi gereği yetkili mahkeme sözleşme ile kararlaştırılan İstanbul Mahkemeleri olduğundan davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/827, K. 2018/204, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama