KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/5 Esas
- Karar no
- 2019/905
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/01/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- 25/10/2019
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile. Davalı tarafın ........ numaralı 98.784,66 TL'sı fatura dan kalan 26.669,28 TL'sı bakiyeyi ödemediğini, Yapılmayan ödemeye istinaden davalı tarafa Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ........
E. Sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, İcra takibi Davalı şirkete tebliğ edildiği gün, davalı şirketin 6.669,28 TL'sını davacı şirket hesabına yatırdığını; dava konusu tutar belirlenirken yapılan söz konusu ödemenin düşürüldüğünü, Ancak davalının ödeme yaptıktan sonra kalan tutara yapılan takibe itiraz ettiğini ve takibin müdürlükçe durdurulduğunu, Davalı şirketin borcunu inkar etmediğini, borcun sürüncemede kalmasını istediğini ve bu nedenle davalının takibe itiraz ederek %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini,
Davalı şirketin itiraz dilekçesinde borçlarının mevcut olduğunu ancak miktarda mutabık olmadıklarını açıkça beyan etmişken, cevap dilekçesinde hiçbir borçlan olmadığını beyan ettiğini, Davalı şirketinin fatura bakiyesinden kaynaklanan borcunun olduğunun, her iki tarafın defter ve kayıtlarının incelendiğinde anlaşılacağını, davalı borçlu şirketin itirazının iptali ile takibin 20.904,75 TL üzerinden devamına, kötüniyetli itiraz sebebiyle davalı-borçlu şirketin %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; Davacının takip talebinde belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, bu hususta davalı şirkete ait defterlerin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, davacı taraf aleyhine %20 oranından kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucu dosya mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı ( alacaklı ) tarafından davalı ( borçlu) şirket aleyhine Küçükçekmece ......İcra Dairesinin ........ esas sayılı dosyasında 26.669,28 TL fatura alacağı, 904,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.574,03 TL için ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlendiği, davalının ( borçlunun ) yasal süresi içerisinde takibe için itiraz ettiği, takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalı vekilinin itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının davacıya 20.000 TL borcunun olup olmadığı hususunda olduğu,
dosyada deliller toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırılmış, bilirkişinin 13/11/2018 havale tarihli raporunda;............davacı ticari defterlerinin 2017 yılı Yevmiye Defteri Kapanış tasdikinin İstanbul .......Noterliği/nce yasal süresi içerisinde yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacının 2017 yılına ilişkin olarak tutması zorunlu olan yasal defterlerinden Defter-i Kebirini ibraz etmemiş olmasına rağmen Yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması sebebiyle, tespitlerimiz bu defter üzerinden yapılmıştır.
Davacı Şirketin,
• 2017 yılları yevmiye ve envanter defterlerinin, açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süreleri içerisinde yaptırıldığı,
• Muhasebe kayıtlarının 213 sayılı vergi Usul Kanunun ilgili hükümleri gereği düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun tutulduğu,
• Muhasebe evraklarının süreleri içerisinde kayıtlarının yapıldığı,
• Ticari defter ve belgelerinin üzerinde silinti, kazıntı, İlavelerin ve karalamanın olmadığı,
• Davacı şirketin ticari defterlerinin, HMK 222. maddesi ile Türk Ticaret Kanunu 64 hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil etme vasfının bulunduğu,
Ancak Defter-i Kebir kayıtlarının ibraz edilmediği,
Davacı şirketin, 2017 yılında cari hesap alacağı şeklinde çalışıldığı tespit edilmiştir.
Davacı yasal defter kayıtlarında yer alan ve yukarıda yer verilen Davalı cari hesap dökümünde, Davalı tarafa 2017 yılında 1 adet 98.784,66.-TL tutarında fatura düzenlendiği; ancak bu fatura dolayısıyla oluşan alacağın 20.000.- TL'sı tutarındaki bakiyesinin tahsil edilmediği ve bu tutardaki alacağın sonraki döneme devrettiği görülmektedir.
Ayrıca Dava dosyasında yer alan Beyazıt Vergi Dairesinden alınmış Şubat/2017 dönemi BA bildirimiyle de söz konusu fatura tutarı ve içeriği konusunda tarafların mutabık olduğu tespit edilmiştir.
SONUÇ
Tarafımıza ibraz edilen, 2017 yılına ait Davacı .................'in ticari defterleri ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler üzerinde tarafımızdan yapılan incelemeler sonucunda;
1- Davacı Şirket tarafından, 2017 yılına ait ticari defterlerinin, açılış ve kapanış tasdiklerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 Md. gereğince kanuni süreleri içerisinde yaptırıldığı; ayrıca, muhasebe kayıtlarının 213 sayılı vergi Usul Kanunun ilgili hükümleri gereği düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun tutulduğu, muhasebe evraklarının süreleri içerisinde kayıtlarının yapıldığı, ticari defter ve belgelerinin üzerinde silinti, kazıntı, ilavelerin ve karalamanın olmadığı, Davacı şirketin ticari defterlerinin, HMK.222.maddesi ile Türk Ticaret Kanunu 64 hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil etme vasfının bulunduğu, Ancak Defter-İ Kebir kayıtlarının incelemeye sunulmadığı,
2- Davacı şirketin 2017 yılına ait muhasebe kayıtları incelendiğinde; Davalı tarafa 2017 yılında 1 adet olmak üzere toplam 98.784,66.-TL tutarında fatura düzenlenmiş olmasına rağmen; davalı tarafından bu faturaların karşılığında 78.784,66.-TL ödendiği; kalan 20.000.-TL bakiyenin ödenmediği, davacı taraf yasal defterlerinde bu tutarda bir cari alacağın bulunduğu,
3- Dava dosyasında yer alan her iki tarafın 03/2017 dönemi BA/BS bildirimlerinde de mutabık olduklarının teyit edildiği, tespit edilmiş olup; Davacı taraf defter kayıtlarında ihtilaf konusu alacağın Davacı lehine mevcut olduğu, açıklanmış, bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişinin 19/02/2019 havale tarihli ek raporunda; ...............Tarafımıza ibraz edilen, 2017 yılına ait Davacı ..........'in ticari defterleri ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler üzerinde tarafımızdan yapılan İncelemeler sonucunda;
Davalı tarafa 2017 yılında 98.784,66.-TL tutarındaki fatura bedelinin davacı tarafından ödenmeyen tutarına ilişkin olarak; dava dosyasındaki işlemiş faiz tutarının, faturanın düzenlenmiş bulunduğu 28.02.2017 tarihinden ödeme emrinin düzenlendiği 05.07.2017 tarihine kadarki süre için (127 gün) takip tarihinde ödenmemiş bulunan 26.669,28.-TL için, yıllık %9.75 oranındaki faiz oranı uygulanarak hesaplanan 904,75.-TL'nin hesabının doğru olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, açıklanmış, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacı şirketin ticari defterlerinde davalıdan 20.000 TL alacağının olduğu, bu alacağın BA ve BS formlarıyla mutabık olduğu,
dolayısıyla davacının davalıdan 20.000 TL alacağının subut bulduğu, davacı vekili 7 nolu celsede işlemiş faiz talebi hususundan vazgeçtiğini, davanın 20.000 TL asıl alacak üzerinden karar verilmesi talebi de göz önüne alındığında davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ....... · ¸e-imzalıdır. Hakim ....... · ¸e-imzalıdır. Davacı Yargılama Giderleri · 255,14.-TL İlk masraf · 650,00.-TL Bilirkişi ücreti · + 118,20.-TL Yargılama gideri · 1.023,34.-TL
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/5, K. 2019/905, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama