KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2021
- Esas no
- 2019/266 Esas
- Karar no
- 2021/421
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/04/2019
- Kararın yazıldığı tarih
- 06/05/2021
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile.
Davacı müvekkilin 2017 ve 2018 yıllarında farklı zamanlarda davalı şirketin kendisine tamir ve bakım için getirdiği otobüslerin bakımlarım ve tamiratlarını yaptığını, bu işler için tanzim ettiği faturaları davalı şirkete tebliğ ettiğini, davalı şirketin aldığı bu hizmetlerin karşılığı faturaları 2018 yılı Nisan ayından itibaren hiç ödemediğini ve bu suretle müvekkil şirkete 37.223,10 TL borçlu duruma düştüğünü, icra takibi yapılırken muavin kaydmdaki davalının 354 TL’lik alacak kaydı mükerrer olarak işlenmiş olduğundan alacak tutan (37.223,10-354=)36.869,10 TL olarak talep edildiğini,
huzurdaki dava itirazın iptali davası olduğundan davadaki talebinde 36.869,10 TL ile sınırlandırıldığını, yapılan icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, dava şartı olarak arabuluculuğa yapılan başvuru neticesinde anlaşılamadığını belirterek, borçlunun vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile. Karşı taraf her ne kadar malın teslim edildiği/hizmetin verildiğini iddia etmişse de iş bu hususun gerçeği yansıtmadığım, keza karşı tarafin bir diğer afaki iddiasının da faturaya ilişkin olup, Yüksek Mahkeme içtihatları uyarınca faturanın bir malın teslimini/hizmetin verildiğini tek başına ispat etmediği,
dava konusu faturaların karşı tarafın ticari defterlerinde yer almasının, müvekkilin karşı tarafa borçlu olduğu anlamına gelmediğini, zira fatura her zaman ve tek taraflı olarak düzenlenmesinin mümkün olduğunu, faturanın düzenlenmiş olmasının, faturaya konu hizmetin karşı tarafa verildiğini ispat etmediği gibi, karşı tarafa borçlu haline getirmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacağı saklı kalmak kaydıyla, davacısı tarafından ispat edilemeyen işbu davanın reddini talep etmişlerdir.
Yapılan yargılama sonucu dosya mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı ( alacaklı ) tarafından davalı ( borçlu) şirket aleyhine Küçükçekmece ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 36.869,10 TL faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı için ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlendiği, davalının ( borçlunun ) yasal süresi içerisinde takibe için itiraz ettiği, takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalı vekilinin itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın takibe konu miktardan dolayı davalının davacıya borcunun olup olmadığı hususunda olduğu, dosyada deliller toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırılmış, bilirkişinin 26/08/2019 havale tarihli raporunda;
.......Davacı yanın 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı, 2018 yılı ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı yanın ticari defterlerinde alacağın dayanağı belgelerin tamamının kayıtlı olduğu, davalı şirketin incelemeye iştirak etmediği ve ticari defter kayıt ve belgelerini sunmadığı, davalı şirketin davacı yana 25.249,89 TL borçtan sorumlu olduğu,
davacı yanın takip tarihi itibariyle 3095 sayılı kanuna göre değişen oranlara faiz talep edebileceği, açıklanmış, taraf vekillerinin bilirkişi raporu karşı itirazları nedeniyle bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişinin 24/09/2020 havale tarihli ek raporunda; ......tarafların itirazlarının kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek mahiyette görülmediğinden kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmadığı, açıklanmış, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacının 2017 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmadığı ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı,
2018 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 2018 yılı ticari kayıtlarında davalının 25.249,89 TL davacıya borçlu olduğu, davalının ticari defter kayıt ve belgelerini inceleme günü sunmadığı anlaşılmış, tarafların BA ve BS formları istenmiş, bilirkişi ek raporunda ise, davalının BA formlarında 23.895 TL tutarlı 10 adet faturanın kayıtlı olduğu, yine bu faturaların davacının BS formlarında da kayıtlı olduğundan davanın 25.249,89 TL asıl alacak üzerinden kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır. Davacı Yargılama Giderleri · 680,44.-TL İlk masraf · 600,00.-TL Bilirkişi ücreti · + 56,00.-TL Yargılama gideri · 1.336,44.-TL
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/266, K. 2021/421, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama