KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2021
- Esas no
- 2020/437 Esas
- Karar no
- 2021/505
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/02/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 14/06/2021
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin davalı şirkete fatura mukabili ürünlerin satışım ve teslimini yaptığını, davalı borçlu söz konusu hizmet karşılığında bir takım ödemeler yaptığım ancak 30.196,92 TL borcu kaldığını, başlatılan takibe yapılan haksız ve hukuksuz itiraz nedeniyle takibin durduğunu, 28.01,2015 tarihinde 11.091,00 TL ödeme yaptığım belirterek, 19,105,92 TL alacak İçin takip tarihinden itibaren yıllık yasal faiz uygulanarak fiili ödeme gününe kadar ki faiz, masraf ve ücreti vekalet ile birlikte tahsilini teminen borçlunun İtirazının iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle lehine % 20* den az olmamak Üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davacı tarafından müvekkile, 53.196,92 TL toplam bedelii fatura tanzim edildiğini, müvekkilin 20.08.2014 tarihinde 31.12.2014 vadeli 15.000,00 TL çek île 08.12.2014 tarihinde 20.04.2015 vadeli 8.000,00 TL çek ile ödeme yapıldığım, 31.12,2014 tarihi itibariyle müvekkil şirketin davacıya borcu 30.196.92 TL olduğunu, kalan borcun 12.900,00 TL kısmı için davacıya aracılık eden ...........’na 15.06.2015 vadeli çek verildiğini, davacıya iade edilecek malzemenin de belirlendiğini ve iade konusu malzemelerin davacı adına.............. tarafından iade alındığım,
iade konusu malzemeye ilişkin 6,006,18 TL bedelli İade faturaları tanzim edilerek davacıya gönderildiğini, davacıya verilen çek ve İade edilen malzemeden sonra kalan borcun da davacının banka hesabına gönderildiğini, aym gün davacının başlattığı takibe ilişkin Ödeme emrini tebellüğ ettiğini belirterek, davacıya bir borcunun bulunmadığından davanın reddine, davacı adına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı ( alacaklı ) tarafından davalı ( borçlu) aleyhine Bakırköy ......İcra Müdürlüğünün ............
Esas sayılı dosyasında 30.196,92 TL asıl alacak için icra takibinde bulunduğu, davalının ( borçlunun ) yasal süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalının itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının davacıya takipten önce ( 13/01/2015 tarihinde) 12.900,00-TL lik çek verip vermediği ve davalının davacıya 6.006,18-TL lik malzemeyi iade edip etmediği, hususlarında olup, davalı vekili 11/11/2020 havale tarihli dilekçesi ve 12/11/2020 tarihli duruşmada;
davacı tarafın tüzel kişiliğinin tasfiye ile son bulduğunu ve Ticaret Sicilden terkin edildiğini, dolayısıyla vekilin temsil yetkisinin de sona erdiğini, dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiş, İTSM den davacı şirketin sicil kaydı istenmiş, davacı şirketin sicil kaydında, şirketin tasfiyesinin sona erdiğini 08/09/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu anlaşılmakla, 28/01/2021 tarihli ara karar ile davacı vekiline davacı şirket hakkında ihya davası açıp dosya numarasını mahkememize bildirmesi için 1 ay kesin süre verilmiş,
ara karar davacı vekiline tebliğ olmasına rağmen davacı vekili davacı şirket için ihya davası açmadığından ve mahkememize bu hususta bir beyanda bulunmadığından HMK 114/1 maddesi gereği davacı şirketin ve vekilinin derdest davada dava takip yetkisine sahip olmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/437, K. 2021/505, 26 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama