İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/448 K.2023/1001

Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2021/448Karar2023/1001Tarih21 Aralık 2023Okuma25 dk · 5.041 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Aralık 2023
Esas no
2021/448 Esas
Karar no
2023/1001
Dava tarihi
26/05/2021
Birleşen dava tarihi
28/01/2022
Yazım tarihi
21/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.041 kelime·25 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı Vekilinin dava dilekçesinde özetle; banka teminat mektubunun ihtiyati tedbir ile durdurulması, teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne ve konusuz kaldığının tespitini, borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini, dava sonuna kadar telafisi imkansız zararlara neden olmaması için ve davalı taraf için gerçekleşen ve gerçekleşecek bir risk bulunmadığından

ihtiyati tedbir talep ettiklerini,

banka teminat mektuplarının haksız ve hukuksuz bir şekilde nakte çevrilmemesi için duruşma günü beklenmeksizin ve işin aciliyetine binaen; .... Bankası ... şubesine müzekkere yazılarak talep konusu teminat mektuplarının ödenmemesi konusunda ihtiyat tedbir talepli olarak dava açıldığının ivedilikle bildirilmesini ve bu konuda taraflarına elden takip yetkisi verilmesini, talep banka teminat mektuplarının dava sonuna kadar geçerli olmak üzere ve davanın esasının teminat mektubu olması nedeniyle öncelikle teminatsız olarak, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise uygun bir teminat karşılığında dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini,

davalı şirkete herhangi bir muaccel ve müeccel borcunun bulunmadığının tespiti ile davalı şirket açısından gerçekleşmiş ve gerçekleşme ihtimali olan herhangi bir riskte bulunmadığından banka garanti yükümlülüğünün sona erdiğinin tespiti ve dava konusu teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne ve iadesine karar verilmesini, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiş ve dava etmiştir.

Davalı Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının 5 yıl süreli sözleşmedeki sahtecilik iddiası hakkında kendisine cevaben sürenin 1 yıl olduğu ve iradenin bu şekilde EPDK na bildirildiği söylenmiş olduğu, ancak erken feshe zemin hazırlama çabası içinde olan davacı bu defa satış şartlarındaki haksızlık gibi bir senaryo sonucu sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini, haksız ve kötüniyetli şekilde hareket eden tarafın kim olduğu konusunda mahkemeye durumu kısaca izah etmek gerektiğini, davacının davalı ile 2019 yılında imzaladığı ilk sözleşme 5 yıl süreli olduğunu,

bu sözleşmeden sonra davacının şirket temsilcileri ve ortaklık yapısı değiştiği için davalı tarafından başvuru yapılmış olduğunu ve yeni sözleşme imzalanmak istendiğini, bunun üzerine davalıdaki maktu şekilde 5 yıl süreli ve 1 yıl süreli olan sözleşmenin üzeri çizilmiş olduğu ancak bunun hatalı düzenlendiği anlaşılınca karşı tarafça 1 yıl olarak imzalanmış olduğu için EPDK na bu sözleşme 1 yıl süreli olarak bildirildiğini, davacı bunun aksini iddia etse de sözleşmedeki mevcut durum davacının menfaatine şeklinde olduğunu,

bu ihtarın sonrasında bu defa cezai şart alacağına dair ikinci bir ihtarname de keşide edilerek tanzim edilen fatura davacıya tebliğ edildiğini, davacıya bu defa erken fesihten kaynaklı ortaya çıkan cezai şart ve kar mahrumiyetine ilişkin fatura konusu bedelin de hesaplanmış olduğunu ve 571.852,40-TL bedelin davalıya ödenmesi gerektiği bildirilmiş olduğunu, ancak ödeme olmayacağı anlaşılınca teminat mektupları nakde çevrilmiş olduğunu, davalının fazlaya dair alacağı için alacak davası açılacak olup arabuluculuk başvurusu yapılan süreç halen devam ettiğini,

davacının sahtecilik iddiası üzerine şirketçe sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu ve herhangi bir sahtecilik unsuru bulunmadığı ihtaren bildirilmişt olduğunu, önceki 5 yıl süre 2024 yılında bitecekken bu defa mal alım taahhüdüne uyamayacağını anlayan davacı, sözleşmeyi haklı feshetmek için başkaca bahaneler üretmeye başlamış olduğunu, ve 3. İhtar sonrası haksız ve tek taraflı şekilde sözleşmeyi feshettiğini, davacının taahhüt ettiği alım miktarı yıllık 2000 m3 olduğu halde, eksik mal alımı yapılmış olduğunu ve sözleşme süresinden önce feshedildiği için cezai şart borcu doğduğunu,

eksik alınan maldan kaynaklı şirketin ayrıca kar mahrumiyeti talep hakkı mevcut olduğunu, sözleşmenin fesih başlıklı maddesinde bu bedellerin ödeneceği açıkça kararlaştırılmış olduğunu, son sözleşme 2020 yılında imzalanmış olduğunu ve 1 yıl süreli olduğunu, davacının süresinden önce fesih bildirimi yapmış olduğu,

sözleşme ve kayıtlarla sabitt olduğunu, davacının protokol taahhüt imzalamadığı yönündeki iddiası ile haksız olduğunu, mal alım taahhüdüne dair evraklar ve protokoller dilekçe ekinde sunduklarını, süresinden önce haksız ve davacı tarafça tek taraflı şekilde sona erdirilen sözleşme ve ayrıca taraflar arasında imzalanmış asgari mal alım taahhütnamesi ve hasar gören ariyet malzemeler kapsamında davalının mektup iadesinde bulunması beklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek,

öncelikle haksız ve süresinden önce fesih hususu gözetilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde açılan menfi tespit talepli davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.

Birleşen Dosya Davacısı Vekilinin Mahkememize sunduğu dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında 08/09/2020 tarihli 1 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davalı ..

Petrol isimli şirketin, işletmeciliği kendi işletmesinde bulunan gayrimenkul üzerine kurulu akaryakıt istasyonunda münhasıran davacıdan veya davacının belirleyeceği yerden satın alacağı akaryakıt petrol müştaklarını, madeni yağlar ile diğer malları evsafını değiştirmeden satmayı, bulundurmayı, teşhir etmeyi, reklamını yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, yine sözleşmeye ek olarak davalı tarafça Asgari Mal Alım Taahhütnamesi ve Cezai Şart başlıklı taahhütnamenin imzalandığını, davalının bayilik sözleşmesi süresince yıllık 2000 m3 beyaz ürünü (benzini, motorin) ve bir ton madeni yağı satın almayı,

sözleşmenin feshi halinde eksik aldığı ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, bayinin davacının menfi ve müspet tüm zararlarını karşılamayı taahhüt ettiğini, ancak davalı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin davalı tarafça Büyükçekmece ....

Noterliği'nin 08/06/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresinden önce haksız ve tek taraflı feshedildiğini, bu fesih içeriğinde varsayıma dayalı olarak iskonto uygulanmadığından, teminat mektup bozumundan bahsederek haklı sebep oluşturma gayesi içine girildiğini, yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen, ödemelerde güçlüğe düşen ve haksız yere peşin ödeme yapmak yerine vade seçeneklerinden bahseden davalının sözleşmeyi fesihte haklı bir sebebinin olmadığı gibi iddiasını ispat eder bir somut belge, delil sunmadığını, tarafların 2019 yılında imzaladıkları ilk sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu,

bu sözleşmeden sonra davacının ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğu üzere şirket temsilcilerinin ve ortaklık yapısının değişmesi nedeniyle davacıya başvuru yapıldığını ve yeni sözleşme imzalanmak istendiğini, bunun üzerine davalı taraf ile 1 yıl süreli olarak yeni sözleşme imzalandığını, bu defa mal alım taahhüdüne uyamayacağını anlayan davalının sözleşmeyi haklı feshetmek için başkaca bahaneler üretmeye başladığını ve 3. ihtar sonrası haksız ve tek taraflı şekilde sözleşmeyi feshettiğini,

davalının taahhüt ettiği alım miktarının yıllık 2000 m3 olmasına rağmen eksik mal alımı yapıldığı ve sözleşmenin süresinden önce feshedildiği için cezai şart borcu doğduğunu, eksik alınan maldan kaynaklı davacı şirketin ayrıca kar mahrumiyeti talep hakkının mevcut olduğunu, sözleşmenin fesih başlıklı maddesinde bu bedellerin ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığını, cezai şart ve kar mahrumiyetinin bir kısmının davalı tarafça verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesi ile alındığını, ancak feshedilen sözleşme kapsamında satılamayan akaryakıttan kaynaklı müspet zararın kalan kısmının davalı tarafça ödenmediğini,

davalının davacının taleplerine rağmen bugüne kadar eksik mal alımından kaynaklanan kar kaybını ve cezai şart bedelini ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin fiyat ve ödeme başlıklı 5. maddesinde bayinin şirketten alacağı malların bedelinin şirketin cari liste fiyatlarında tespit edilen rakamlar üzerinden belirleneceğinin kararlaştırılmış olduğunu, açıkça şirketin fiyatlama konusunda takdir hakkına sahip olduğunu, değişiklik halinde sözleşmeye göre tacir olan bayinin haksız yere iskonto talep edemeyeceğini,

keza belirlenen fiyatın sözleşmeye de uygun olduğunun hem bilirkişi incelemesi ile hem de sektörel değerlendirme ile ortaya çıkacağını, süresinden önce haksız ve davalı tarafça tek taraflı şekilde sona erdirilen sözleşme ve ayrıca taraflar arasında imzalanmış asgari mal alım taahhütnamesi ve hasar gören ariyet malzemeler kapsamında davacının mektup iadesinde bulunmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle ana dosyadaki davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, bu hususta Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/16912 Esas 2014/667 Karar sayılı emsal kararının bulunduğunu,

kar mahrumiyeti ve cezai şartın birlikte istenebileceğine dair de Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/19637 Esas 2017/5814 Karar, 2015/5566 Esas 2016/1087 Karar, 2014/19888 Esas 2015/9452 Karar, 2016/563 Esas 2017/4244 Karar sayılı emsal kararlarının bulunduğunu, bayinin davacı şirketten almayı taahhüt ettiği akaryakıt miktarının altında alım yaptığının ve kar kaybının miktarının davacının ticari defter ve kayıtları incelendiği zaman ortaya çıkacağını, işbu dava ile gerek dava konusu yapılan dönemlerin, gerek dava konusu yapılmayan dönemlerin, gerekse başkaca (tazminat, cari alacak,

demirbaş teslimi vs.) dava ve talep haklarının özellikle munzam zarar haklarının, davalının başka dağıtım şirketlerinden veya başka bayilerden mal aldığının tespiti halinde bundan kaynaklanan zararlarının tazmini haklarını saklı tuttuklarını, davacı şirketin defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceği hususunun da davalı tarafından sözleşmenin 9. maddesinde kabul edildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde ise ödenmeyen alacaklar için aylık %5 akdi faizin davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, yetki konusunda sözleşmenin 19. maddesi ile düzenleme getirildiğini ve Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirlendiğini,

Yargıtay içtihatları gereği davalının ekonomik mahvına sebebiyet verebilecek cezai şarta hükmedilemeyeceğinden, davalının ticari defter kayıtları incelendikten sonra dava değerini artırma haklarını saklı tuttuklarını, davalı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile menfi tespit talepli dava ikame ettiğini, HMK'nin 166. maddesi gereğince usul ekonomisi açısından Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....

E. sayılı dosya ile işbu dosyanın birleştirilmesini, davalı ile yapılan ...nolu arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığına dair e- imzalı arabuluculuk anlaşmama tutanağının dilekçelerinin ekinde olduğunu belirterek davalarının kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağı olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek akdi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.

Birleşen Dosya Davalısı Vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Davacı .... AŞ. ile Davalı .... San. ve Tic. Ltd.

Şti. arasında 08/09/2020 başlangıç tarihli 1 (Bir) yıl süreli yeni bir Akaryakıt ve Lpg Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, Davacı Şirketin sunmuş olduğu sözde tarihsiz Asgari Mal Alım Taahhütnamesinin sonradan oluşturulmuş sahte bir belgeolduğunu, Davalı olarak verilmiş ve imzalanmış böyle bir taahhütnamenin olmadığından itiraz ettiklerini, Davacı tarafın bu belge aslını imza incelemesine esas olmak üzere aslının ivedilikle mahkeme kasasına alınmasını ve bu konuda duruşma günü beklenmeksizin davacı tarafa ihtarlı muhtıra gönderilmesini talep ettiklerini,

Davalı Şirket olarak tarafımızdan verilmiş 2000 m³ şeklinde hiçbir taahhütlerinin bulunmadığını, ayrıca belgenin tarihsiz olduğunu ve bu taahhütnamenin hangi sözleşmenin eki olduğunun da anlaşılamadığını, kaldı ki altındaki kaşenin ve imzanın Davalı Müvekkili Şirketin kullandığı kaşe olmadığını ve kaşe üzerindeki imzanın da Davalı Müvekkili Şirket yetkililerinin imzası olmadığını, ayrıca bayilik sözleşmesindeki kaşe ve imza ile alım taahhütnamesi altındaki kaşe ve imzalar arasında açık ve bariz olarak fark olduğunu, Davacı Şirketin sunmuş olduğu "asgari mal alım taahhütnamesi ve cezai şart" protokolündeki kaşenin,

Davalı Şirketin kullanmış olduğu kaşe olmadığını, Davalının sözleşmeyi imzalarken kullanmış olduğu kaşe ile sözleşme eki olduğu iddia edilen tarihsiz protokoldeki kaşenin aynı kaşe olmadığını, kaşe incelendiğinde adres başlangıç ve harf bitişlerinin farklı olduğu gibi davalıya ait kaşede "ticaret sicil no" yazılı iken sahte kaşede "tic. sic. no" şeklinde kısaltmasının yazıldığını, Davalı şirketin gerek önceki ve gerekse de şimdi kullandığı kaşenin, sahte protokoldeki kaşe ile uyuşmadığını ve daha önce hiçbir belgede kullanılmadığını,

kabul anlamına gelmemek kaydı ile şayet iddia edilen protokol sözleşmenin eki olsaydı aynı kaşe ve imzaların kullanılmasının gerektiğini, hem kaşenin hem de imzanın davalı şirkete ait olmadığını, Davacı Şirketin kabul etmemek ile birlikte önceki dönem asgari alım taahhütnamelerini ve cezai şartlarını da içeren ek protokolleri emsal inceleme için dosya içine sunulmasını talep ettiklerini, zira davacı şirketin sunmuş olduğu taahhütnamenin sahte olduğunu, Davalı Şirketin yeni ortaklık yapısı ile yeni ve kurucu bayilik sözleşmesi imzalandığını, zira zaten tip sözleşme olduğu için sözleşmenin tüm içeriğinin aynı olduğunu,

önceki sözleşmeye 5 yıl olduğu halde devam edilmediğini ve bayilik sözleşmesinin 1 yıl olarak yeni bir kurucu sözleşme ile taraflar arasında imzalandığını, tarafların açık ve net iradelerinin de bu yönde olduğunu, zira hiç sözleşme yapılmamış olunsaydı bile zaten iptal edilen önceki sözleşme ile devam ediliyor olacak ve eklerinin de haliyle bağlayıcı olacağını, ancak yeni ortaklık yapısı ile yeni bir sözleşmenin imzalandığını, önceki sözleşme ve eklerinin de mülga edildiğini, dava konusu bayilik sözleşmesinin imzalandığı 08/09/2020 tarih ve öncesinde tüm dünyada pandemi (covid-19) kapanmaları uygulandığından,

ülkemizde de birden çok kısmi ve tamamen kapanma süreçleri uygulandığından, salgının dünya genelinde ne zamana kadar devam edeceği bilinmediğinden Davacı Şirket ile yapılan yeni sözleşmede herhangi bir peşin alım taahhüdü ve cezai şart taahhüdünün verilmediğini, bu nedenle Davacı Şirketin sunmuş olduğu tarihsiz Asgari Mal Alım Taahhütnamesinin sahte olduğunu, Davacıya verilmiş böyle bir mal alım taahhütlerinin olmadığı için Davacının bu tarihsiz sahte taahhüdü baz alarak zarar ziyan ve kar kaybı hesaplamasının da hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, 05/04/2021 tarihinde Davacı Şirketin resmi mail (elmek) adresine.

"Tarafınız ile 08/09/2020 tarihli İstanbul ili ... ilçesi ... bayi kodlu aramızda imzalanan Bayilik Sözleşmesinden ve varsa eki protokolden birer suretinin 3 iş günü içinde tarafımıza ait [email protected] adresine gönderilmesini talep ediyorum." şeklinde gönderilen talep mailine verilen cevapta sadece bayilik sözleşmesinin gönderildiğini, ekinde herhangi bir ek protokol, muvafakatname, taahhütname vb. ekin de gönderilmediğini, Davacı Şirketin resmi mail hesabından taraflarına gönderilen bayilik sözleşmesi incelendiğinde süresinde tahrifat yapıldığını,

sözleşmenin 1 (Bir) yıl olan süresinin sonradan üzerinde tahrifat yapılarak 5 (Beş) yıl olarak kalem ile eklendiğini, bu şekilde bir düzeltmenin ve iradenin taraflarınca onaylanan veya rıza gösterilen, paraflanan bir irade olmadığını, Davacı Şirketin açıkça sözleşmeye ve MK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı davranış içinde olduğunu, tüm bu haksız uygulamalar üzerine sözleşme feshedilmeden önce Davacıya ihtarnameler çekildiğini, birinci ihtarnamede yeni dönemde bayilik sözleşmesinin uzatılmayacağını ve sözleşmenin yinelenmeyeceğini, Davacı Şirkete yasal hak kapsamında ihtar edildiğini,

bu ihtarname ile sözleşmenin feshedilmediğini, ancak usulsüzlüklerin bildirildiğini, yeni dönemde yenilenmeyeceğinin ihtar edildiğini, Davacı Şirkete çekilen işbu ihtarnameden sonra Davacı Şirketin sadece Davalı Şirkete yönelik iskonto oranlarını keyfi ve Davalı Şirketin mahvına yol açacak şekilde kaldırdığını, bu uygulama ile Davacı Şirketin aynı yol üzerinde ve bizzat kendi intifasında (kendisne ait bayi) olan 4 km uzaklıktaki ... İstasyon İşl.

AŞ. ile rekabeti yok ettiğini, hatta kar marjının sıfıra indirildiğini, mevcut halde Davalı Şirket personel ve kira parasını bile karşılayamayacak hale getirildiğinden, bu haksız ve kötü niyetli uygulamanın sonlandırılması için yine sözleşme feshedilmeden haksız uygulamanın sonlandırılması için ikinci ihtarnamenin çekildiğini, ihtarnamede haksız uygulamaya son verilmesinin, haksız olarak kesilen farkların da hesaplarına iadesinin ve sözleşmeye dönem sonuna kadar bağlılıklarının (dönem sonu yenilenmeyeceği) vurgulandığını,

ihtarnameye Davacı Şirket cevap vermediği gibi ihtar edilen ve çalışmasını imkansız hale getiren haksız uygulamalarına da devam ettiğini, bunun üzerine bu kere her ne kadar sözleşme ile dönem sonuna kadar bağlı kalınacağı ısrar ile vurgulanmış ise de Davacı Şirketin bayilik sözleşmesinin yeni dönemde yenilenmemesi halinde iskontoların eski oranlara çekilmeyeceğini sözlü görüşmelerde beyan ettiğini, ayrıca aksi halde teminat mektuplarının da bozdurulacağını açıkça dile getirerek ekonomik olarak tehdit ettiğini ve daha sonra da dediklerini yaptığını,

hiçbir ticari ahlak ve tacir basireti ve öngörüsüne uymayan bu zorba dayatma karşısında Davalı Müvekkilinin üçüncü ihtarnameyi çekmek zorunda kaldığını, fesih iradeli son ihtarnamenin çekildiğini, Davacı Şirket haksız ve hukuksuz uygulamalarına devam edince Davalı Müvekkilinin kesin fesih iradeli dördünca ihtarnameyi çektiğini, görüldüğü üzere yaklaşık 3 ay ve 4 ihtarname ile haksızlığın giderilmeye çalışıldığını, Davacı Şirketin hukuk tanımaz hoyratça uygulamalarından dolayı son çare ve haklı olarak sözleşmenin bitmesine 3 ay kala fesih yoluna gidildiğini, aksi halin Davalı Şirketin iflası olacağını,

Davacı Şirketin sözleşme boyunca hiçbir hukuk ilkesini tanımadığını, sözleşmede lehine tahrifat yaptığını, olmayan alım taahhütnamesini ibraz ettiğini, iskontoları keyfi ve hoyratça sırf Davalı Şirketi mahvetmek için silah olarak kullandığını, bayiler arasında eşit fiyat uygulamasına gitmediğini, hiçbir alacak ve zararı olmamasına rağmen teminat mektuplarındaki limitlerin tamamını çektiğini, EPDK'ye sahte ve tahrif edilmiş bayilik sözleşmesi ibraz edilerek TCK'nın aramış olduğu kullanma şartını gerçekleştirerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediğini,

aynı zamanda sahte Asgari Alım Taahhütnamesini Mahkemeye sunarak TCK 43 madde kapsamında aynı suçu zincirleme olarak işlemeye devam ettiğini, bu konuda şikayette ayrıca bulunulacağını, öncelikle uygulanan iskontonun haksız bir şekilde sözleşmenin yasal süresinin sonunda yenilenmeyeceği açıklandığında 4 km uzaklıktaki ... İstasyon İşl.

AŞ. benzin istasyonun tabelasındaki perakende satış fiyatından taraflarına satış yapıldığını, bu fiyat uygulaması ile ancak karsız satış yapılabileceğini ve bu halinde iflas olacağının açık olduğunu, dosya içine ve ihtarlarında buna ilişkin satış fişlerinin sunulduğunu, Davacı Şirketin sözleşmenin feshi halinde teminat mektuplarının bozdurulacağını, dava sonunda ise nihayetinde faizi ile geri ödeyeceğini şifai görüşmelerde dile getirdiğini ve nihayetinde hiçbir zararını ortaya koymadan teminat mektuplarını haksızca nakde çevirdiğini, bu hususun somut bir gerçek olduğunu ve dediğini yaptığını, bu şekilde kendisine nakdi kredi sağladığını,

yükümlülüklerini süresinde yerine getirmediğinin açık bir ticari yalan olduğunu, zira bu konuda Davacı tarafından çekilmiş hiçbir ihtar veya somut olarak göstermiş olduğu bir ihlalin olmadığını, ödemelerde güçlüğe düştüğünün de ticari yalan olduğunu, zira Davalı Şirket olarak peşin olarak çalışıldığını, yani parası peşin olarak ödenmemiş hiçbir satışın Davacı tarafından taraflarına teslim edilmediğini, Davacı Şirketten hiçbir vade talebinde bulunulmadığını, ayrıca fesih iradelerinin açık ve net olarak ifade edildiğini, Davacı Şirketin belirttiği hiçbir fesih iradesinin taraflarına ileri sürülmediğini,

bu hususun çekmiş olduğu ihtarnamelerden açıkça anlaşıldığını, Davacı Şirket ile her ne kadar 1 yıllık bir bayilik sözleşmesi imzalanmış ise de bu sözleşme ekinde verilmiş hiçbir Asgari Alım Taahhütnamesi ve cezai şart kabulünün olmadığını, Davacı Şirketin bu yönde dava dilekçesi ekinde sunduğu taahhütnameyi de kabul etmediğini, işbu taahhütnamedeki imzanın ve kaşenin taraflarına ait olmadığını, işbu taahhütnamenin aynı zamanda tarih de içermediğinden hangi dönem ve sözleşmenin eki olduğunun da açık ve net olmadığını, zira kabul anlamına gelmemek kaydıyla taahhütnamede "...

Pazarlama A.Ş.(Şirket) ile aramızda akdedilen bayilik sözleşmesi tarihi başlangıç alınmak üzere" demek suretiyle bayilik sözleşmesini başlangıç almış ancak taahhütnamede tarih atılmadığı için hangi dönem bayilik sözleşmesi olduğunun da anlaşılmadığını, Davacı Şirketin sunmuş olduğu Asgari Alım Taahhütnamesi ve Cezai Şart ek protokolü sahte ve geçersiz olduğundan bu kapsamda satılamayan akaryakıttan kaynaklı müspet/menfi zarar, kar mahrumiyeti, munzam zarar, faiz, faiz oranı ve her nam adı altında olursa olsun hiçbir alacak talep hakkı doğmayacağından, tüm bu taleplere de itiraz ettiğini,

ayrıca teminat mektuplarının haksız olarak bozdurulmasından dolayı uğradıkları gerek bankaya ödenen faiz ve komisyon olsun ve gerekse de faiz ve diğer talep hakları ile maddi ve manevi talep haklarını da saklı tuttuklarını, Davacı Şirkete emtialar önceki ortaklık döneminde, 21/10/2019 tarihli tutanak ile teslim eden ... ve teslim alan ..'a teslim edildiğini, teslim edilen emtialar 1 adet jeneratör, 1 adet hava-su saati, 1 adet oto yıkama makinesinin Davacı Şirkete tutanak ile teslim edildiğini, geriye kalan emtialar için çekilen e-mail (elmek) ve ihtarnamede.

"İşbu fesih gereğince uhdemizde bulunan tarafımıza zimmetlenmemiş ancak önceki şirket yetkililerine zimmetlenen ve şirketinize ait kurumsal kimlik logolarınız, 3 adet beyaz ürün pompası ve 1 adet LPG pompası çalışır ve eksiksiz olarak tarafınıza iade edilecektir.

Belirtilen emtiyanın 7 gün içinde teslim alınmasını, aksi halde hiçbir sorumluluk kabul etmediğimizi ve işbu emtiyanın muhafazası için yapılacak tüm masrafların tarafınıza fatura edileceğini beyan ve ihtar ederiz." yukarıda izah edildiği üzere teslim edilen emtialar ile Davalıya izafe edilecek hiçbir sorumluluğun bulunmadığını, Davacının haksız ve kötü niyetli davasından dolayı dava toplam değerinin ve sonradan artırılacak değerinin %20'si oranından aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunarak yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek davanın reddine istemiştir.

Tanık Hüseyin Baş Mahkememiz huzurunda "Ben ... Petrolün bu tarihten yaklaşık 1,5 yıl hatta 2 yıla yakın müşterisiyim, yine bu tarihten yaklaşık 1 yıl önce Selimpaşa'daki ... Petrol'den alış veriş yapmaya başlamıştım, çünkü fiyatları daha uygundu, söz konusu iki akar yakıt istasyonu birbirlerine yakın olup bahsettiğim dönemde ... Petrol'de mazot tahminen 6 TL iken ... Petrol'de 5,15 TL gibiydi, bu fiyatları tahmini olarak söylüyorum, akaryakıtı kendi aracıma alıyordum, ben hem sütçülük yaparım hem de kargo işi yaparım, kendi üzerime kayıtlı kargo şirketi vardır, işim erken bittiğinde sütçülük yapardım, akaryakıtı kargo işinde kullandığım araçları için alırdım, yani özetle 80-85 kuruş kadar fiyat farkı oluyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... Mahkememiz huzurunda "Ben ... Petrol'ün bu tarihten 1 yıl öncesine kadar müşterisiydim, yeri Ortaköy/Silivri 'de idi, daha sonra akaryakıt alışverişimi Selimpaşa'daki ... Petrol'den yapmaya başladım, çünkü her iki firma arasında 70-80 kuruş arası fark oluyordu, Selimpaşa'daki ... Petrol'ün fiyatları daha uygundu, bu durumda bizim oradan alış veriş yapmamıza neden oluyordu, iki firma birbirine yakın olup yaklaşık 5-6 km fark vardır, ben hem sütçülük hem de elektrikçilik yaparım, çalıştığım firmanın aracını kullanırım, devamlı araç üzerindeyim bu nedenle akaryakıt alışverişi yapmaktayım, ben ... Petrol'ün yaklaşık 1 sene kadar müşterisiydim, aldığım akaryakıt mazot cinsindendi" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, ... Bankası A.Ş.'den dava konusu teminat mektuplarının tahsil edilip edilmedikleri sorulmuş, EPDK'den taraflar arasında bağıtlanan 08/09/2020 tarihli sözleşme ile ekleri getirtilmiş, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesinden B formları getirtilmiş, davacı tanıkları dinlenilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, sözleşme kapsamında verilen teminat mektuplarının sözleşmenin feshi nedeniyle temin edecekleri risk ve alacak kalmadığından hükümsüzlüklerinin saptanmasına istemiyken, yargılama aşamasında teminat mektupları nakde çevrildiğinden bedellerinin geri alınması istemi ile birleşen dava yönünden sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve kardan yoksunluk tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.

Uyuşmazlık, dava konusu 08/09/2020 tarihli sözleşmenin eki niteliğinde asgari mal alım taahhütnamesinin bulunup bulunmadığı, önceki sözleşmelere istinaden düzenlenen taahhütnamenin dava konusu sözleşmenin eki sayılıp sayılmayacağı, dava konusu sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, sözleşmeye aykırı uygulamalar yapılıp yapılmadığı, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle cezai şart alacağının ve kar yoksunluğu tazminatı alacağının doğup doğmayacağı noktalarında toplanmaktadır.

Taraflar arasında bağıtlanan 08/09/2020 tarihli sözleşmeye göre davacı birleşen dosya davalısının bayi olarak, davalı birleşen dosya davacısının şirket olarak anıldığı görülmektedir.

Taraflar arasında 08/09/2020 tarihinde bağıtlanan Bayilik Sözleşmesi yapıldığı ve sözleşmenin süresinin 1 yıl olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte dosya arasına EPDK'den getirtilen sözleşmenin 1 yıl olan süresinin üzerinin çizilerek el ile 5 (beş) yazıldığı, ancak şirketin 09/04/2021 tarihli düzeltme beyanı ile sözleşme süresinin 1 yıl olduğunu bildirilerek sözleşmenin değiştirilmemiş olanının da Mahkememize sunulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından bayi adına şirketle yapılan bir önceki sözleşmenin tarihinin 20/04/2020 olduğu ve diğer sözleşmenin ise 14/08/2019 tarihli olduğu görülmektedir. Söz konusu tarihlerdeki bayi ortakları ile dava konusu sözleşme tarihindeki bayi ortaklarının farklı kişiler oldukları Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanından anlaşılmaktadır.

08/09/2020 tarihli sözleşmeden kaynaklı olarak şirketin doğabilecek alacak ve risklerine karşı bayi tarafından ... Bankası A.Ş. ... Şubesinden düzenlenen 22/06/2020 tarihli 100.000,00-TL bedelli ve 25/02/2021 tarihli 50.000,00-TL bedelli 22/06/2021 tarihi saat 17:00'ye kadar geçerli teminat mektupları şirkete verilmiştir.

Bayi, şirkete karşı düzenlemiş olduğu ilk ihtarname ile sözleşmeye aykırılık, belgede sahtecilik, haksız fiyat farkı uygulaması, gerekli çalışma ortamının sağlanmaması nedeniyle bayilik sözleşmesinin yenilenmeyeceğini ihtar ettiğini, bu ihtarnameden sonra şirket tarafından yalnızca bayi için uygulanan iskonto oranlarında haksızca ve şirkete ait 4 km uzaklıktaki bayi ile rekabetlerinin yok edildiğini, kar marjlarının sıfıra yakın indirildiğini,

mevcut halde personel ve kira parasını bile karşılayamayacak hale getirildiklerinden bu haksız uygulamanın sonlandırılması için şirkete karşı düzenlenen ikinci ihtarname ile haksız olarak kesilen farkların hesaplarına geri verilmesi ve sözleşmeye dönem sonuna kadar bağlılıklarının (dönem sonu yenilenmeyeceğinin) vurgulandığını, buna rağmen şirketin çalışmayı imkansız hale getiren haksız uygulamalarına devam ettiğini, şirketle yapılan görüşmelerde sözleşmenin yenilenmesi aksi halde iskontoların eski oranlara çekilmeyeceğinin ve teminat mektuplarının da bozdurulacağının bildirildiğini,

bunun üzerine bayinin şirkete karşı üçüncü ihtarnameyi düzenleyerek haksız ve eşitsiz uygulamaya son verilmesini, haksız kesintilerin geri verilmesini, uygulanan iskonto oranlarında diğer bayileriyle rekabetçi, adil ve eşit uygulamanın sağlanmaması halinde sözleşmeyle bağlı kalınamayacağını, ihtarnamede belirtilen sürede yanıt verilmediği takdirde verilen sürenin sonunda ihtarnamenin fesih ihbarı olacağını bildirdiğini, üçüncü ihtarnameyle sözleşme feshedildiğinden şirkete muaccel veya vadeye bağlanmış bir borcu bulunmadığını,

şirkete ait kurumsal kimlik logoları ile 3 adet beyaz ürün pompası ve 1 adet lpg pompasının çalışır ve eksiksiz olarak edileceğini, sözleşmenin haklı feshinden kaynaklı şirket nezdinde hiçbir risk doğmadığını ve bu yönde bir riskin de gerçekleşmediğini, şirket nezdinde bulunan banka teminat mektuplarının konusuz ve hükümsüz kaldığını, banka teminat mektubu ile garanti edilen riskin ortadan kalktığını,

herhangi bir borçlarının bulunmadığını ve şirket için artık riskin gerçekleşmesinin olanaklı olmadığının saptanması ve teminat mektuplarından kaynaklı bankanın garanti sorumluluğu bulunduğundan banka garanti yükümlülüğünün sona erdiğinin saptanması ve teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenmiş, yargılama devam ederken şirket tarafından 22/06/2020 tarihli teminat mektubunun 16/06/2021 tarihinde,

25/02/2021 tarihli teminat mektubunun 18/06/2021 tarihinde şirketin hesabına ödendiği ve bedellerinin bayiden tahsil edildiği banka yazı yanıtından anlaşılmakla bayi tarafından teminat mektupları nakde çevrildiğinden istemlerinin istirdat davası olarak kabulüne karar verilmesi istenmiştir.

Şirket, bayinin mal alım taahhüdüne uyamayacağını anlayınca sözleşmeyi haklı feshetmek için başkaca bahaneler üretmeye başladığını ve üçüncü İhtar sonrası haksız ve tek taraflı şekilde sözleşmeyi feshettiğini, bayinin taahhüt ettiği alım miktarının yıllık 2000 m³ olduğu halde, eksik mal alımı yapıldığını ve sözleşmenin süresinden önce feshedildiği için cezai şart borcunun doğduğunu, eksik alınan maldan kaynaklı şirketin ayrıca kar mahrumiyeti istem hakkının bulunduğunu, sözleşmenin fesih başlıklı maddesinde bu bedellerin ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığını, son sözleşmenin 2020 yılında imzalandığını ve 1 yıl süreli olduğunu,

bayinin süresinden önce fesih bildirimi yapmış olduğunu, bayinin protokol taahhüt imzalamadığı yönündeki iddiasının haksız olduğunu, mal alım taahhüdüne ilişkin belgeler ve protokollerin sunulduğunu, sözleşmenin fiyat ve ödeme başlıklı 5. maddesinde bayinin şirketten alacağı malların bedelinin şirketin cari liste fiyatlarında tespit edilen rakamlar üzerinden belirleneceğinin kararlaştırıldığını, açıkça şirketin fiyatlama konusunda takdir hakkına sahip olduğunu, değişiklik halinde sözleşmeye göre tacir olan bayinin haksız yere iskonto talep edemeyeceğini, keza belirlenen fiyatın sözleşmeye de uygun olduğunu,

bayinin erken feshedilen sözleşme nedeniyle cezai şart ve kar mahrumiyeti ödemesi, iade edilmeyen ekipman ve ariyet için bedelini ödemesi ve cari hesap bakiyesini ödemesi gerektiği halde bu yükümlülükten kurtulmak adına bahaneler üretildiğini, sözleşmeyi süresinden önce feshetmek adına işlemlere başlanıldığı,

eski bayinin imzalanan sözleşmelerle teslim almış olduğu ariyetler liste halinde belirli olduğunu ve sözleşmede de belirtildiğini, önceki sözleşmeyi imzalayan şirket yetkilisi olsa dahi bu hususun ariyet ve kurumsal kimliği iade borcunu ortadan kaldırmayacağını, süresinden önce haksız ve davacı tarafça tek taraflı şekilde sona erdirilen sözleşme ve ayrıca taraflar arasında imzalanmış asgari mal alım taahhütnamesi ve hasar gören ariyet malzemeler kapsamında şirketin mektup iadesinde bulunmasının beklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi,

bayinin borç olmadığı yönündeki iddiasının tamamen asılsız olduğunu, cezai şart ve kar kaybı alacaklarının tahsilini istemektedir.

08/09/2020 tarihli sözleşmenin 11. maddesinde, sözleşme ve eklerinin imzalandıkları tarihten itibaren yürürlüğe gireceği ve başkaca herhangi bir nedenle feshedilmediği tarihte 1 yıl süre ile yürürlükte kalacağı, süre bitiminden önce tarafların herhangi biri fesih cihetine gitmediği takdirde sözleşmenin bir yıl daha aynı şartlarla yürürlükte kalacağı, ancak sözleşme süresinin ilk sözleşmenin imzalandığı tarih başlangıç olmak üzere 5 yılı geçemeyeceği düzenlenmektedir.

Dosya arasında söz konusu sözleşme bulunmakla birlikte, şirket vekilinin 24/03/2022 tarihli oturumda bu sözleşme için asgari mal alım taahhütnamesi alınmadığını, bayinin yetkilisi değiştikten sonra şu anki yetkiliden herhangi bir taahhütname alınmadığını beyan etmesi karşısında 08/09/2020 tarihli sözleşmenin ekinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Şirket vekili tarafından dosyaya sunulan 20/03/2019 tarihli, 27/03/2019 tarihli ve 02/04/2019 tarihli asgari mal alım taahhütnameleri ile tarihsiz asgari mal alım taahhütnamesinin son sözleşmeyi imza eden bayi yetkilisi tarafından imzalanmadığı anlaşıldığından, taahhütname üzerinde bayi vekilinin savunması kapsamında imza incelemesi yaptırılmasına gerek duyulmamştır.

Şirket vekili tarafından dosyaya sunulan, hangi sözleşmeye ek olarak düzenlendiği anlaşılamayan olasılıkla 20/04/2020 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen bayiye atfen imzalı tarihsiz asgari mal alım taahhütnamesi ve cezai şart başlıklı belgede, sözleşmenin başlangıcı ile bitişi baz alınarak hesap edilen toplam taahhütten eksik kalan kısım için belirlenen cezai şartın sözleşme sonunda tahakkuk ettirilebileceği, işbu taahhüdün sözleşme devam ettiği sürece ve yenilenen bayilik sözleşmelerinde de sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmekle,

söz konusu taahhüdün birlikte imzalandığı sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu ve söz konusu sözleşmenin yenilenmesi durumunda sonraki sözleşmenin de ayrılmaz parçası olacağı, buna göre söz konusu taahhüdün dosya kapsamında yer alan 20/04/2020 tarihli sözleşmenin eki olduğu kabul edildiği durumda dahi, dava konusu 08/09/2020 tarihli sözleşmenin eki olarak kabul edilemeyeceği, taraf beyanlarına göre 20/04/2020 tarihli sözleşmenin sözleşmede yazılı süresinden önce ortadan kaldırılarak bu sözleşmeden ayrı ve yeni bir sözleşme olarak 08/09/2020 tarihli sözleşmenin taraflar arasında bağıtlandığı,

burada yenilenen bir sözleşmeden söz edilemeyeceğinden sözleşmenin ortadan kaldırılması ile ekinin de ortadan kaldırıldığının kabulü gerektiği, çünkü taahhüdün kendi metninde sözleşme devam ettiği sürece veya yenilenen sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiği, ayrıca 08/09/2020 tarihli sözleşmede de söz konusu taahhüde veya herhangi bir taahhüde açıkça yollama yapılmadığı göz önünde bulundurularak söz konusu taahhüdün 08/09/2020 tarihli sözleşmenin eki veya ayrılmaz bir parçası olduğunun kabulü olanaklı bulunmamış, bu taahhüde dayalı olarak şirketin cezai şart istemi yerinde görülmemiştir.

Diğer sözleşmelerde süreleri dolmadan yeni bir sözleşme yapıldığı anlaşıldığından söz konusu sözleşmelerin de ortadan kaldırıldıklarının kabulü ile aynı gerekçelerle diğer taahhütlerde dikkate alınmamıştır.

Bayi, şirket tarafından haksız uygulamalara son verilmediği, iskonto oranlarında diğer bayileriyle rekabetçi, adil ve eşit uygulamanın sağlanmaması nedeniyle 08/09/2020 tarihli sözleşmeyi feshetmiştir. Bayinin iddiasında geçen ... İstasyon İşletmeciliği Anonim Şirketinin ... Petrolün portal sayfasında Silivri'de faaliyet gösteren bayileri arasında yer aldığı görülmektedir.

Bayi, dava dışı firma ile arasında şirket tarafından haksız rekabet oluşturulduğunu iddia etmekle, bu hususta 10/05/2021 tarihli iki adet benzin ürününe ilişkin litre fiyatı 6,99-TL olan ve motorin ürünlerine ilişkin litre fiyatı 5,97-TL olan fişleri sunmuştur. T.C. ...

Piyasası Düzenleme Kurumunun portal sayfasında 10/05/2021 tarihinde İstanbul İli Avrupa Yakası bayi satış fiyatı bülteninde benzinin litre fiyatının 7,07-TL ve motorinin litre fiyatının 6,43-TL olduğu belirtilmiş, .... Petrolün söz konusu Kuruma 07/05/2021 - 12/05/2021 tarihlerine ilişkin olarak bildirdiği akaryakıt bayi fiyatı raporunda benzinin litre fiyatının 7,06506-TL olduğu ve motorinin litre fiyatının 6,42721-TL olduğu görülmüştür.

Dosya kapsamında dinlenen tanıkların anlatımlarında da, söz konusu dava dışı firmanın bayiden daha ucuza akaryakıt sattığını ve bu nedenle oradan alışveriş yaptıklarını beyan etmişlerdir.

Davalı taraf, sözleşmenin 5. maddesinde bayinin şirketten alacağı malların bedelinin şirketin cari liste fiyatlarında tespit edilen rakamlar üzerinden belirleneceğinin kararlaştırıldığını, açıkça şirketin fiyatlama konusunda takdir hakkına sahip olduğunu, değişiklik halinde sözleşmeye göre tacir olan bayinin haksız yere iskonto isteyemeyeceğini, belirlenen fiyatın sözleşmeye uygun olduğunu savunmuşsa da, tanık anlatımları, EPDK'ye bildirdiği bayi fiyatları,

dava dışı firmadan alınan akaryakıtlara ilişkin fişler ve şirket vekilinin bayinin iskonto oranlarına ilişkin iddiasının aksi savunulmayıp sözleşmeye göre fiyatlama konusunda takdir hakkına sahip olduğu beyanı birlikte değerlendirildiğinde bayi ile aynı işle iştigal eden dava dışı firma arasında bayi aleyhine haksız rekabete yol açacak şekilde şirket tarafından farklı iskonto oranlarının uygulandığının kabulü ile dava dışı firmayı bayiye karşı rekabette öne geçirmek suretiyle haksız rekabette bulunduğu,

bayi tarafından haksız uygulamanın son bulması için gönderilen ihtarnamelere rağmen haksız uygulamalara son verildiğini gösterir bir kanıta dosya kapsamında rastlanılmadığı, bu şekilde bayi yönünden sözleşmenin çekilmez ve sürdürülemez hale geldiği kanaatiyle bayinin sözleşmeyi feshinin haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varılmıştır.

Bayi tarafından ihtarname ile şirkete ariyetleri ve zimmetleri teslime hazır olunduğu bildirildiğinden ve bu ihtarnameye rağmen şirket tarafından teslim alınmayan ariyet ve zimmetlerden aksi iddia şirket tarafından kanıtlanamadığından ve bayinin iadeye hazır olduğu beyanı karşısında sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmiştir.

Bayinin haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği kabul edilmekle şirketin kar kaybı isteminin de reddine karar vermek gerekmiş, sözleşme kapsamında sözleşmenin riskini ve şirketin alacağını teminen verilen teminat mektupları şirket tarafından nakde çevrildiğinden ve bilirkişi raporuna göre bayinin şirkete borcu olmadığının saptanması ile nakde çevrilen teminat mektubu tutarlarının şirketten alınarak bayiye verilmesi yönünde asıl davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davanın KABULÜ ile; 150.000,00-TL'nin 100.000,00-TL'sine 16/06/2021 tarihinden itibaren, 50.000,00-TL'sini 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı-birleşen dosya davacısından alınarak davacı-birleşen dosya davalısına verilmesine,

a-Alınması gereken 10.246,50-TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 2.561,62-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 7.684,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

b-Davacı tarafından yatırılan 2.561,62-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

d-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Birleşen Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E-K sayılı dosyasıyla açılan davanın REDDİNE,

a-Alınması gereken 269,85 TL karar harcının peşin alınan 341,55-TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 71,70-TL'nin birleşen dosya davacısına geri verilmesine,

b-Arabuluculuk gideri olan 1.320,00-Tl'nin birleşen dosya davacısından alınarak hazineye gelir kaydına,

c-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalısına verilmesine,

3-Davacı birleşen dosya davacısı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 94,00-TL posta ve davetiye gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.153,30-TL yargılama giderinin davalı birleşen dosya davacısından alınarak davacı birleşen dosya davalısına verilmesine,

4-Davalı birleşen dosya davalısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Kullanılmayan avansların kararın kesinleşmesinden sonra yatıran taraflara geri verilmesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ile ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023

Katip ... · ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... · ☪ e-imzalıdır. ☪

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/448, K. 2023/1001, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/448
Karar No
2023/1001
Tarih
21 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/456 K.2023/780
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/489 K.2023/1773
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/506 K.2023/1491
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/509 K.2023/929
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/511 K.2023/1925
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/512 K.2023/1485

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.