KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas no
- 2021/569 Esas
- Karar no
- 2023/842
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/07/2021
Karar Metni
1.280 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı borçlu şirkete teslim edilen ürünlere ısıl işlem yapılması için için teslim edilmiş olduğu ancak davalı borçlu iade edilmemiş, aynı zamanda ısıl işlem neticesinde ürünlerden bazıları bozulmuş olduğunu davacı şirketin zarara uğradığını, ürünlerin iadesi ve ısıl işlem sonucu deforme olan ürünleri yol açtığı zararın tazmini için davalı şirkete Çerkezköy ....
Noterliğinden 17/09/2019 tarihi ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş olduğunu, davalı şirket cevabi ihtarname ile cevap vermiş olduğunu, davalı şirketin ihtarnamede belirttiği konular haksız olduğunu belirttiğini ve dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve Küçükçekmece ... İcra Md. ...
Esas dosya ile icra takibine geçilmiş olduğunu, borçlu şirket haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durmuş olduğunu, ... dosya ile Arabuluculuk Tutanağını dilekçe ekinde vermiş olduğunu ve davanın kabulü ile takibin devamını, davalı şirketin toplam alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili olduğu şirket tarafından ısıl işlem prosesi gören ürünlerin hiç birinde bir ayıp söz konusu olmadığını, çünkü söz konusu ürünler teslim edilmeden evvel gerekli kontroller yapıldıktan sonra müşteriye teslim edildiğini, söz konusu ürünlerin ayıplı olarak teslimi iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafça bahsedilen malların taraflarınca kendilerine teslim ettikleri malların olduğu dahi belli olmadığı,
herhangi bir seri no veya malların ayırt edici bir unsur içermediğini, ihtar sonrasında dahi ürünler taraflarınca gösterilmediğini belirtmiş olduklarını taraflarınca açılan işbu davanın usul ve esas yönünden reddini, taraflarından talep edilen kaynağı belirli olmayan alacak ve faiz dahil tüm ferilerinin ayrıca vekalet ve mahkeme masraflarının reddini, davacı tarafın ekte sunduğu faturaları ödememesinden dolayı fazlaya dair talep haklarının saklı kalması kaydıyla ısıl işlem bedeli olan 4.085,49 TL asıl ve işlemiş, işleyecek faiz alacağına konu olan karşı davanın kabulünü,
mahkeme harç ve masraflarıyla ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, Çorlu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairelerinden B formları getirtilmiş, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında işlenmesi için verilen ürünün işi bittikten sonra geri verilmemesi nedeniyle bedelinin tahsili ve işlenip teslim edilen bir kısım üründeki ayıp nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, icra takibinin 43.051,52-TL alacağa ilişkin olduğu, icra takibinin ısıl işlem yapılması için teslim edilen ama iade edilmeyen ürünlerin bedeli ile ısıl işlem neticesinde zarar gören ürünlerin bedeline dayandığı, davalı borçlunun 29/01/2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, dosya kapsamında davalı borçlunun itirazının davacı alacaklıya tebliğ edildiğini gösterir bir kayda rastlanmadığından davacı alacaklının süresinde icra takibine itirazın iptali davası açtığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ayıp iddiasına konu ürünlerin davalıya verilip, davalı tarafından işlendikten sonra davacıya verildiği hususunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Yine davacının işlenmek üzere verdiği, ancak davalı tarafça davacıya geri verilmeyen ürünler yönünden de taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı taraf, davacıdan alacağı olduğu iddia ederek davalı tarafından işlenmek üzere kendisine verilen ürünler üzerinde hapis hakkını kullandığı iddia etmektedir.
4721 sayılı TMK'nin 950. maddesi uyarınca, alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir, zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır.
Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, açık hesaba dayalı ticari ilişki olduğu anlaşılmıştır. Taraf ticari defterleri üzerinde davalının davacıdan 4.085,50-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Taraflar tacir olup, aralarında açık hesap ilişkisi bulunduğu gözetildiğinde ve davacının alacağını davalıdan alamadığı için davalı tarafından kendisine verilen üzerinde hapis hakkını kullanabilecektir.
Ancak davalı tarafça davacının verdiği ürünler bölünebilir nitelikte olduğundan alacağı kadarını uhdesinde tutması gerekirken daha fazlasını tuttuğu dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Buna göre davacının davalıya verdiği ürünlerin bedelinin toplam 29.304,85-TL olduğu gözetildiğinde, davalının 25.218,35-TL'lik ürünler yönünden fazladan hapis hakkının kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı tarafça davacıya geri verilmeyen bu ürünler yönünden davacının fazladan hapis hakkı kullanılan ürünlerin bedelini isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Davacının bir diğer istemi ise, işlenen ürünlerdeki ayıp nedeniyle ortaya çıkan zararına yöneliktir. Söz konusu ürünler işlendikten sonra 20/06/2019 tarihinde davacıya teslim edilmiş, davacı tarafından bu ürünlere yönelik 19/07/2019 tarihinde hata bildirim formu düzenlediği, ancak bu ürünler için 22/07/2019 tarihli fatura düzenleyerek davalıdan zararının tahsilini istemiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan elektronik yazışmalara bakıldığında davacı tarafından davalıya 22/07/2019 tarihinde 22/07/2019 tarihli faturanın gönderildiği, 29/07/2019 tarihinde hatalı bildirim formunun davalıya gönderildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafından düzenlenen zarar faturası davalının kayıtlarında yer almamaktadır.
Taraflar arasındaki ticari ilişki eser sözleşmesine dayandığından, davacı iddiasının ispatı yönünden tanık dinletmek istemiş, ancak bildirilen ve dinlenen tanığın davacı şirketi temsile yetkili kişi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket yetkilisi aynı gün ya da ertesi gün tüm parçaların kontrol edildiğini, ertesi gün firmaya parçalarda gözle görülür bir şekilde hatanın eğikliklerin olduğunu bildirdiklerini, hem sözlü bildirim hem de mail ile bildirim yapıldığını beyan etmişse de, dosya kapsamında ürünlerin teslim alındığı gün ve sonraki güne ilişkin elektronik yazışmaya rastlanmamıştır.
Davacı şirket yetkilisi uyuşmazlık konusu hakkında tanık olarak dinlenemeyeceğinden ve başka tanık da bildirilmediğinden, davacı tarafça ayıp bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığı hususunda yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hatırlatılmış, ancak yemin teklifinde bulunulmayacağı beyan edilmiştir.
Bu durumda, ürünlere ilişkin süresinde ayıp bildiriminde bulunulduğu davacı tarafça kanıtlanamadığından, davacının bu iddiasına yönelik isteminin kabulü olanaklı bulunmamıştır.
Bu itibarla, davacının ayıp iddiasına konu ürünlere ilişkin ayıp bildirimini süresinde yaptığını kanıtlayamadığından buna ilişkin istemi yerinde bulunmamış, davacının davalıya teslim edilip de kendisine geri verilmeyen ürünler yönünden ise davalının alacağı indirildikten sonra geriye kalan ürün bedellerini isteyebileceği kanaatiyle bu iddiasına yönelik istemi yerinde bulunmuş, açıklanan nedenlerle davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile davanın kısmen kabulüne ilişkin, davalı tarafından alıkonulan ürün bedelleri bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olduğundan davalının itirazının kısmen haksızlığına karar verildiğinden kabul edilen alacak tutarının%20'si oranında davacı lehine davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/569, K. 2023/842, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama