KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/387 Esas
- Karar no
- 2023/922
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/04/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/11/2023
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Alıcı ... ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Küçükçekmece ...
İcra Müdürülüğü'nün ... esas sayılı icra takibi başlattıklarını, ödeme emrinin davacı şirkete 31/01/2022 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı borçlunun borca ve ferilerine 01/02/2022 tarihinde itiraz ettiğini, takip dayanağı belge olarak sunulan 27/10/2020 tarihli 600 Tonluk Pres Makinasının yapımı ve teslimi konusunda bir sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili şirket ile etapta ödeme olarak 30/10/2020 tarihinde 100.000,00 TL nakit, 100.000,00 TL'lik 7 adet çek verildiğini, sözleşme gereği müvekkilinin 15/12/2020 tarihinde 75.000,00 TL nakit, 90.850,00 TL'lik 7 adet çek verildiğini,
davalı borçlunun bu ödemeler yapılmasına rağmen, sözleşme gereği pres makinasını yapıp teslim etmediğini her ne kadar sözleşmenin kur farkından etkilenmeyeceği yazılmışsa da dolar kurunun arttığı bahane edilerek müvekkilinden ek ödeme talep edildiğini, iş yapmak isteyen müvekkilinin davalı borçlunun bu talebini de kabul ettiğini, 28/06/2021 tarihinde pres makinası için 150.000,00 TL daha ödeme yaptığını, davalı borçlu tüm bu çek ve nakit ödemelerine karşın pres makinasını yapmadığını ve teslim etmediğini, davalı borçlunun sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini,
müvekkilinin ödediği ve karşılığını alamadığı ödemelerin iadesi için icra takibi başlattığını ve davalı borçlu borca itiraz ettiğini, dava öncesi, dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yaptıklarını, ve anlaşmaya varamadıklarını beyan ederek davanın kabulüne, borçlunun borca itirazının iptaline, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takibinin devamına, borca haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın borcun %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde; asıl alacağına faiz talep etmediğini, icra takibinde tespit edilen faiz tipini, oranını ve başlangıç tarihlerini de kabul etmediklerini, 3095 Sayılı Kanun m.2-1 uyarınca taraflar arasında temerrüt faiz oranı kararlaştırılmamış iseler yıllık % 9 oranında temerrüt faizi talep edilebileceğini, bu hükmün istinası olarak ticari işlerde;
bir önceki yılın 31 Aralık günü Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranında temerrüt faizi talep edileceğini, davacının alacak iddiasına karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının alacak iddiasının iade talebi kaynaklı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğunu, davacının ilgili takibe dayanak yapmış olduğu çek ve dekont bedelleri ile takip dayanağı asıl alacak hesabı (515.850,00-TL) birbiri ile uyuşmadığını, davacının dava dilekçesinde bildirdiği tutarların 377.000,00-TL'ye ulaştığını, dosyaya sunulan sözleşme bedelinin 380.000,00-TL +KDV olduğunu,
30/10/2020 tarihli banka dekontunda 440.000,00-TL tutarında anlaşılan makine bedeli açıklamasının bulunduğunu, ancak ek ödeme vb. bir açıklamanın ilgili dekontta yer almadığını, dava dosyasına sunulan 6 adet çeklerin toplam bedelinin 102.000,00-TL'ye tekabül ettiğini, davacının icra takibine veya davaya konu ettiği tutarlar ile dilekçesindeki açıklamaların tutarlı olmadığını, davaya dayanak yapılan sözleşmede;
imala ve tedariğe konu '600 Tonluk Pres' makinesinin özellikleri, teslim süresi / vadesi ve teslimin şekline dair hükümlere yer verilmediğini, ilgili makinenin davaya dayanak yapılan sözleşme uyarınca imal edilmek sureti ile tam ve eksiksiz şekilde davacıya teslim edildiğini, bu nedenle davacının teslim almış olduğu makineye dair ödediğini iddia ettiği bedellerin iadesini talep etmesinin kötü niyet içerdiğini, ilgili sözleşme bedelinin 380.000,00-TL + KDV olarak belirlendiğini ancak alacaklının talebi ile bedele ilişkin olarak fatura kesilmediğini,
müvekkilinin satılanı teslimde geciktiği/ teslim etmediği/ bu borcuna aykırı davrandığı düşünülse dahi davacının sözleşmeden dönme ve iade talebinde bulunma adına gerekli yasal işlemlere uygun hareket etmediğini beyan ederek davanın reddine, davacı takibinde kötü niyetli olduğundan davacı hakkında asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili 15/11/2023 dilekçe ile sulh olduklarını beyan etmiştir.
Davacı vekilinin 15/11/2023 tarihli dilekçesine ekli 13/11/2023 tarihinde düzenlenen "Sulh Protokolü" uyarınca tarafların sulh oldukları ve taraflarca imzalanan 13/11/2023 tarihli sulh protokolüne göre karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
HMK 315/1 maddesine göre sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre, karar verilmesini, istemezler ise karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Somut olayda 13/11/2023 tarihli Sulh Protokolünün taraflar arasında düzenlendiğinin kabulü ile dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Sulh protokolü içeriği ile de taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/387, K. 2023/922, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama