KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2023/1179 Esas
- Karar no
- 2024/269
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/12/2023
- Yazım tarihi
- 03/04/2024
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında protokol imzalandığını, bu protokole göre müvekkiline bakiye borç olarak ödenmesi gereken paranın ödenmemesi üzerine açılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin protokolden kaynaklı tüm edimlerin ifa ettiğini, 03/10/2013 tarihli protokol ile 8 adet konutun tapunun devredildiğini, davacı tarafın alacaklarının zamanaşımına uğradığını, temerrüt gerçekleşmediğinden işletilebilecek bir faizin de bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, protokole konu alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının protokole bağlanan borcu ödeyip ödemediği noktalarında toplanmaktadır.
Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, 66.678,12-TL asıl alacak ve 59.237,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 125.915,12-TL alacak için genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı, icra takibinin 03/10/2013 tarihli protokole dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 21/09/2023 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 03/10/2013 tarihli protokole göre, davalının davacıya 8 adet konutun devri ile bakiye 66.678,12-TL'nin ödenmesi noktasında anlaştıkları, protokolün taraflarca imzalandığı, ayrıca kayyım .... tarafından da imzalandığı görülmektedir.
Her ne kadar davalı protokolden kaynaklı 8 adet tapunun devri ile protokol kapsamında borcunun kalmadığı savunmuşsa da, protokolde icra takibine konu edilen tutarın da yer aldığı, davacının bu tutarı icra takibine konu ettiği ve dosya kapsamında bu tutarın davalı tarafından davacıya ödendiğini gösterir bir kanıta rastlanmamıştır.
Dosya arasına alınan 20/03/.... tarihli ..... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin .... sayfasındaki ilana göre davalı şirkete kayyım olarak ...., ... ve ....'in atandıkları, kayyımların münferiden yetkili oldukları, işletme faaliyetinin kayyım gözetiminde yönetim kurulu tarafından sürdürülmesine ve şirketin alacağı tüm kararların kayyımların onayına tabi tutulduğuna ilişkin karar verildiği görülmektedir. Bu itibarla protokolde kayyım ....'ın da imzası bulunmakla, davalı şirket adına yapılan işleme onay verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı taraf zamanaşımı savunmasında bulunmuşsa da, TBK'nin 156/2 maddesine göre, borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır. 03/10/2013 tarihli protokolle borç kabul edilmekle protokol tarihinden itibaren on yıllık süre dolmadan davacı tarafından davalıya karşı icra takibine girişildiğinden zamanaşımı savunmasının kabulü olanaklı bulunmamıştır.
Davacı tarafça işlemiş faiz isteminde bulunulmuşsa da, dosya kapsamından icra takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt, veri bulunmamakla birlikte, davacı alacağı kesin vadeye de bağlanmadığından davacının icra takip tarihi öncesine ilişkin işlemiş faiz istemi yerinde bulunmamıştır.
Protokole bağlanan davacı alacağının davalı tarafından ödendiğine ilişkin bir kanıt bulunmadığından davanın kısmen kabulü ile protokole bağlanan alacak tutarı davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olduğundan davalının bu tutara itirazının haksızlığı sonucuna varıldığından davacı lehine davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek ve davacının davalıya karşı kötü niyetle icra takibini başlattığına ilişkin dosyaya yansıyan bir kanıt bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı istemi reddedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ☪e-imzalıdır☪ Hakim ... · ☪e-imzalıdır☪
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1179, K. 2024/269, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama