KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/1247 Esas
- Karar no
- 2024/3
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/01/2023
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin arsa sahibi, davalı muhatap ise yüklenici olup, aralarında Zeytinburnu ..... Noterliğince 27.11.2020 tarih ve .... yevmiye numaralı Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince, yüklenici, müvekkiline ait Zeytinburnu İlçesi ...
Mah. .... pafta .... ada .... parselde bulunan arsa üzerinde bağımsız bölümler yapıp teslim etmeyi yüklendiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesi hükmüne göre yüklenici işe zamanında başlamaz veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirir veya iş sahibinin kusuru olmaksızın gecikme, iş süresinde işin bitirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılıyor ise iş sahibi sürenin sona ermesini beklemeden akdi feshedebileceği, ayrıca, genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin sadece eseri meydana getirmesi aslî edim borcunu yerine getirdiği anlamına gelmediğini, yüklenici,
sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altında olduğunu, yüklenici üstlendiği eseri meydana getirecek ve meydana getirdiği bu eseri, iş sahibine usul ve yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edeceğini, eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düştüğünü, bir başka deyişle yüklenici, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorunda olduğunu, davalı taraf taahhüt edilen zamanda edimi teslim etmeyip müvekkilini kira kazancından mahrum bıraktığını,
davalı tarafça taahhüt edilen sürede bitirilmeyen inşaat sözleşmesinin 2. sayfasının a maddesinde belirlenen '' ...
Bağımsız bölümleri taahhüt edilen tarihte teslim edemediği taktirde mütahhit her geçen ay ilgili bağımsız bölümün o aykı rayiç kira aynı sokaktaki mevcut emsallere göre gecikme zammı verecektir.'' hüküm esas alınıp Daire1,Daire 4 , Daire 17 için bu zararların giderilmesi gerektiğini, 27.11.2020 tarihinde imzalanan işbu sözleşme ile 33 ay sonunda anahtar teslimi yapılması gerekirken inşaat yeni yeni bitme aşamasına geldiğini, yüklenicinin edimini zamanında ifa etmemesi nedeniyle talep edilebilecek olan kira tazminatı, teslimde gecikilen her ay için ödenecek bir miktar para olduğunu,
kira tazminatı miktarı sözleşme yapılırken kararlaştırılabileceğini, sözleşmede böyle bir şartın bulunmaması halinde ise talep edilebilecek tazminat miktarı, tespit edilecek olan rayice göre belirlenebileceğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre;
dairenin, sözleşme tarihinden itibaren en geç 33 ay içerisinde teslim edilmesi gerektiği, sözleşmenin anılan bu hükmündeki ifa zamanının kesin vade niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, bu sürenin dolmasıyla ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın borçlu temerrüdü gerçekleşeceğini belirterek davacılar vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava itirazın iptali isteminden ibarettir.
Bilindiği üzere mahkemenin görevi HMK 114. maddesi gereğince dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereken bir husustur. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK'nun 4.maddesinde sayılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir.
T.C.İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO: ..." Her ne kadar davalı şirket vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğundan bahisle istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, davalının şirket olması, davacı gerçek şahsın da meslek ve ticari amaçla hareket etmesi nazara alındığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğu ve Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ilk derece mahkemesince verilen kararda belirtildiği gibi mutlak ve nispi ticari dava niteliğini taşımadığından uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki mahkeme kararı yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.
Anılan içtihat nazara alınmakla; davacıların tacir olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın da mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
03/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1247, K. 2024/3, 3 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama