KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/497 Esas
- Karar no
- 2024/189
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/05/2023
- Yazım tarihi
- 29/03/2024
Karar Metni
1.082 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
"Müvekkilinin elektrik tesisatı ve sistemlerinin imalat ve montajı işiyle iştigal etmekte olduğunu, davalı şirkette, müvekkiline kendi şirketlerinin elektrik sistemlerinde bulunan arızanın giderilmesi ve sistemin yenilenmesi konusunda müşteri olduğunu, bu kapsamda taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki oluştuğunu, bu cari hesap ilişkisi kapsamında müvekkilinin davalı borçlu ile görüşmüş ve kendisinin davalıdan 227.207,82 TL alacaklı olduğunu gösteren cari hesap mutabakatı aldığını, davalı taraf bu mutabakatı imzalayarak borcunu kabul etmesine rağmen müvekkiline bir türlü ödeme yapmadığını,
bunun üzerine tarafımızca Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ödeme emri borçluya tebliğe olduğunda ise hukuka aykırı biçimde takibe itiraz edildiğini, itiraz sebepleri hukuk ve gerçek dışı olup tamamen alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla yapılmış bir itiraz olduğunu, işbu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini" istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
"İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, yetkisiz bir imza ve elle doldurulmuş bir cari mutabakatın yaklaşık ispat olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça gün aşırı bir şekilde müvekkili şirketin genel müdürlüğüne fiili hacze gelinmesi nedeni ile yargılama sonuçlanıncaya kadar haciz tehdidini önleyebilmek adına icra dosyasına haciz tehdidi altında teminat niteliğinde dosyaya ödeme yapıldığını, davacının alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine,
müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini" istemiştir.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden ilgili dönemlere ilişkin B formları getirtilmiş, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosya arasına alınmış, İstanbul Anadolu .... Asliye TicaretMahkemesinin .... D. İş sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizde yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, faturaya dayalı hesap mutabakatından kaynaklı açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı toplanmaktadır.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı oldukları, 227.207,82-TL alacak için icra takibi başlatıldığı, icra takibinin hesap mutabakatından kaynaklı cari hesaba dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 06/04/2023 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının icra takibine yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf davacı ile ticari ilişkiler içinde bulunduğunu, ancak davacıya herhangi bir borcu kalmadığını, hesap mutabakatındaki imzanın davalı şirketi temsile yetkili kişiye ait olmadığını savunmuştur.
Davalı taraf davacıya herhangi herhangi bir borcunun kalmadığını savunmuşsa da, aradaki ticari ilişkiye ilişkin ve yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır.
Davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden getirtilen BS formlarına göre, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 2022 yılı Aralık ayına ilişkin 1 adet faturanın ve 2023 yılı Şubat ayına ilişkin 2 adet faturanın bildiriminin yapıldığı görülmüştür.
Davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden getirtilen BA formlarına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen 2022 yılı Aralık ayına ilişkin 1 adet faturanın ve 2023 yılı Şubat ayına ilişkin 2 adet faturanın bildiriminin yapıldığı görülmekle, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalının bu faturalardan bilgi sahibi olduğu ve Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmış, bu durumda taraflar arasında ticari ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için, öncelikle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekmiş, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır etmemiş, sunmamıştır.
HMK'nin 222/3 maddesi hükmündeki düzenlemeye göre, ikinci fıkrada belirtilen koşullara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine kanıt olarak kabul edilebilmesinin koşullarından birinin diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi olduğu belirtilmiştir. HMK'nin 222/2 maddesi hükmüne göre ise, ticari defterlerin, ticari davalarda kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yasaya göre eksiksiz ve yöntemine uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması koşuldur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının ticari defterlerinin eksiksiz, yöntemine uygun olarak açılışı ve kapanış onaylarının yaptırıldığı saptanmış, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiş olmakla, davacının ticari defter kayıtlarının kanıt niteliğinin olduğu sonucuna varılmış, davalı tarafından verilen süreye rağmen ticari defter ve kayıtları sunulmadığından davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine kanıt niteliğinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan takip tarihi itibariyle 227.207,82-TL alacağı bulunduğu, işbu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi raporundaki saptamaya göre davacının ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalının davacının faturalarından bilgi sahibi olduğunun ve bağlı olduğu vergi dairesine bildirdiğinin kabulü gerektiği, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı,
davacının ticari defter kayıtlarıyla ortaya konulan alacağının aksini ispat yönünden dosyaya yansıyan bir kanıt da bulunmadığı, bu bağlamda davacının ticari defterleri lehine kanıt niteliğinde olmakla, davalı tarafından davacının ticari defter kayıtlarının aksi yöntemine uygun kesin kanıtlarla ispatlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek,
davacının davasının kabulüyle, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... ☪ e-imzalıdır☪ Hakim ... · ☪ e-imzalıdır☪
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/497, K. 2024/189, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama