KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2019
- Esas no
- 2017/279 Esas
- Karar no
- 2019/294
- Dava
- İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2017
- Karar yazım tarihi
- 18/03/2019
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından 23.03.2017 tarihli harç makbuzu gereğince açılan dava dilekçesinde özetle. Davacı kooperatifin, Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mah ..... E sayılı dosyasından verilen karar ile 04.01.1996 yılında yüklenici olarak sözleşme yaptığı arsa sahibi ..... kooperatifine tazminat ödemesine karar verildiğini, kooperatif yönetiminin, ...... ile yapmış olduğu protokol ile mahkeme ilamına konu olan tazminat tutarını karşılıklı yapılan protokolle indirdiği,
davacı kooperatifin bu tazminatı ödemesi halinde henüz tapu tahsisi yapmadığı üyelerine, tahsis yaparak kooperatifi fesh edeceği, bu tazminatın ödenmesi amacıyla bir dizi olağan ve olağanüstü toplantılar yapılmış olup 20.05.2012 tarihli genel kurul toplantısında daha evvel tapu tahsisi yapılmış üyelerden de 9.000.TL toplanmasına karar verildiği,
kooperatif üyesi olup daha önce tapusunu almış olan davalıdan ,genel kurul kararı uyarınca ödemesi gereken borç ödenmediği için hakkında icra takibi başlatıldığını, tapu sicil ve akit tablosu kayıtlarından da anlaşıldığı üzere davacı kooperatifin hiçbir zaman üyelerine kendisi tahsis yapmayıp, ancak kendi talimatları gereğince arsa sahibi ......
Konut Yapı Kooperatifi vasıtasıyla üyelerine tahsislerin yapıldığı, ayrıca kooperatif üyesi olmayan hiçbir kişiye de tapu tahsisinin yapılmadığı, davalının kooperatif yönetim kuruluna yaptığı şifai beyanlarında kooperatif üyesi olmadığı bu nedenle genel kurul kararının kendisini bağlamadığını beyan ettiğini oysaki davalıya tapu tahsisi yanında davalının kooperatif genel kurul hazirun cetvellerinde ve üye kayıt defterinde üye olduğunu, kooperatif üyesi olmayan kişilere tapu tahsislerinin yapılamayacağını,
her ne kadar icra takibini 9.600.TL üzerinden başlatmış iseler de davaya dayanak yapılan genel kurulda faize ilişkin karar alınmadığından emsal davalarda da bu kısım red edildiğinden icra takip talebindeki faize ilişkin kısımdan vazgeçip itirazın 9.000-TL üzerinden itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin bila tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 1996 yılında kurulduğu, kuruluşundan beri tüm aidatları yatırdığı, 11.04.2004 tarihinde noter huzurunda kura çekilmesi sonucu, kura tutanağına dayanılarak .... yevmiye nolu işlemle adına isabet eden bağımsız bölümün 18.11.2005 tarihinde tapuda adına tescil edildiği, kooperatifin ferdi mülkiyete geçtiği, ferdi mülkiyete geçildikten sonra da ödemeleri .....
Blok apartman yönetimine ödediği, üyelik gereği iktisap ettiği bu daireyi 3. Kişiye sattığını, ferdi mülkiyete geçildikten sonra artık 1163 sayılı kanunun değil 634 sayılı kat mülkiyeti kanunun uygulanması gerektiğini, tapu senedinden de görüleceği üzere tapunun .......
Konut Yapı Kooperatifi tarafından adına tahsis edildiğini, borcu olmayan üyelerin ...... tarafından...... ne devredildiği bu nedenle davacı ... ile bir ilgisinin kalmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, 1996 yılında yapılan sözleşme gereği ödenen tazminattan sorumlu tutulamayacağını zira aradan 13 yıldan fazla bir sürenin geçmiş olması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığı bu nedenle davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava kooperatif genel kurul kararı gereğince aidat alacağından kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali davasına ilişkindir.
Davalı taraf ferdi mülkiyete geçilerek S.S ...... Konut Yapı kooperatifi tarafından tapu kaydının tahsis edildiğini ,davacı Kooperatif ile ilgisinin olmadığını ,kaldı ki 14 sene sonra zamanaşımına uğrayan bir alacağın tahsil imkanının kalmadığını borcu kabul etmediklerini söyleyerek itiraz ile takibin durdurmuştur.
Dava dilekçesine verdiği cevap da itirazı tekrarlayarak kat mülkiyeti kanununun uygulanması gerektiği savunulmuştur.
Bilirkişi heyeti verdiği mütalaada .... mah ... ada ...... parselde kayıtlı taşınmazda ...... Blok a giriş ...... kat ....... nolu meskenin ....... kule konut yapı koop. birliği adına kayıtlı iken 18.11.2005 tarihinde arsa sahibi ...... Konut Yapı Koo. Adına satıldığı ,
Bu defa da aynı tarihte ... adına tahsis suretiyle tescil edildiği,
Davalının üyeliği gereğince 4.4.2014 de ......'a onun da 16.10.2017 tarihinde 1/2 hisseden ..... ve...'a sattığı anlaşılmıştır.
Kooperatifçe satın alan ..... 'ın üyeliği kabul edilmemiş ve taşınmaz satışına rağmen üyeliğin devir temlik edildiğinin ispat edilememesi ve 2010-2016 hesap yıllarına ait hazirun cetvellerinde davalının Kooperatif ortağı olarak kaydının bulunduğu ,kooperatifin üyesi sıfatını kaybetmediği,tapu nezdinde satışın tek başına üyeliğin devri anlamını taşımadığı,1163 sayılı Koop.Kan.m.14 de "Yönetim kurulu ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığı kabul eder" hükmünün bulunduğu Ana sözleşme m.17 deki düzenlemede ise" ortaklık yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir,devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer.hükmünün bulunduğu
Bu bağlamda konu irdelendiğinde Davalı tarafın ve devir alanın yönetim kuruluna sunulan yazılı beyanlarının bulunmadığı,
1163 sayılı Koop.Kan. Göre alacakların tahsilinde 5 yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğu 2012 tarihli genel kurul kararının süresi içinde 2016 tarihinde icra takibine konu edildiği bu nedenle yasal süresi içerisinde talep edildiği bu nedenle de zamanaşımı itirazının da kabul edilmeyeceği anlaşıldığından,
Bilirkişi raporu gereğince üyeliğin devrinin yasal yollardan davacı kooperatife yazılı olarak bildirilmediğinden davacı üyeliğinin dava tarihi itibariyle devam ettiği,
20.05.2012 tarihli genel kurul kararı gereğince 9000 Tl nın üyelerden talep edileceği bu nedenle davacının talebinin yasal olduğu,kanaati oluştuğundan davanın kabulü ile itiraz iptali takibin devamı,likit alacak yönünden takdiren%20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/279, K. 2019/294, 8 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama