KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2020
- Esas no
- 2017/365 Esas
- Karar no
- 2020/658
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/12/2016
- Karar yazım tarihi
- 08/01/2021
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının, davacının murisi .... hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, ... a murisi ... 'tan intikal edecek olan ... İli, ... İlçesi, ...
Mahallesi, ....pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine haciz koydurduğunu, icra takibinin haksız ve dayanaksız olduğunu, muris ....'ın ölümünden önceki son sekiz yılını huzur evinde geçirdiğini, 16/10/2016 tarihinde vefat ettiğini, murisin davalıya borçlanmasını, takibe konu senetleri düzenlemesini gerektirecek hiçbir hukuki ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, takibe konu borcun hiç mevcut olmadığını, takibe dayanak yapılan senet altındaki imzaların da sahte olduğunu beyanla davacının murisi ...'ın takibe dayanak yapılan senetlerin borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ...ın geçimini sağlamak ve her türlü ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla davalıdan borç aldığını, zamanla bu borçların ciddi bir yekün oluşturduğunu, sağlığında borcunu ödemek için hissedarı olduğu taşınmazın satılmasını beklediğini, bu mümkün olmayınca hakkı kaybolmasın diye davalıya üç adet bono verdiğini ve borçlu olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, icra takibine konu senetler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının mirasçısı Beyazıt Nalbant tarafından düzenlenen ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 20/11/2013 düzenlenme, 12/05/2014 vade tarihli 50.000,00TL, 16/06/2014 vadeli 50.000,00TL ve 14/04/2014 vadeli bonolar altındaki imzanın muris ....a ait olup olmadığı ile senetlerin bedelsiz olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce imza incelemesine esas belgeler toplanmış olup öncelikle rapor düzenlenmesi için dosyanın grafolog bilirkişi ....'e teslim edildiği, ancak senet asıllarının teslimi gerektiğinden bahisle ön rapor düzenlediği, raporda esasa ilişkin değerlendirmenin yer almadığı görülmüştür. Senet asıllarının temini üzerine imza incelemesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, düzenlenen raporda senet üzerindeki imzaların kuvvetle muhtemel muris ....'a ait olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin fotokopi belge üzerinde inceleme yapıldığı ve önceki bilirkişiye ek rapor için teslim edilmediği, raporun hatalı olduğuna ilişkin itirazlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak teslim edilen belgelerin raporda belirtilen kapama tutanağında fotokopi olmadığının anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış olmakla dosyanın önceki bilirkişiye ek rapor için teslimi talebinin, usul ekonomisi ve ön raporda esasa ilişkin tespitin bulunmaması nedeniyle reddi gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m.6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrar ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değeri kanunda öngörülen sınırı geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir. (HMK m. 200/1; HUMK m. 288) Dava değeri, HMK 200/1'de belirtilen sınırın üzerinde bulunduğundan ve senede karşı senetle ispat yükümlülüğü bulunduğundan iddianın tanıkla ispatı olanaklı olmayıp yemin deliline de başvurulmamıştır.
Buna göre somut olayda senetler üzerindeki imzaların davacı murisine ait olduğu ve bononun mücerretliği ilkesi de dikkate alınarak davacı murisinin borçlu olduğu değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Senetteki imzalar murise ait olduğu halde icra takibine itiraz edilmekle kötüniyetli olduğu değerlendirildiğinden ayrıca kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/365, K. 2020/658, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama