KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2019
- Esas no
- 2018/1097 Esas
- Karar no
- 2019/714
- Dava
- Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı
- Dava tarihi
- 12/11/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- 20/06/2019
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 12/11/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirketin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden .... ili .... ilçesinde kain .... ada .... nolu parsel üzerinde bulunan .... Blok .... nolu bağımsız bölümün satın alındığını, taşınmaz için toplam 91.088-USD ödendiğini, ancak taraflar arasında resmi şekilde düzenlenmeyen ..... 'nin geçersiz olması nedeniyle tarafların verdiklerini isteyebilecekleri, bu bağlamda müvekkili tarafından yapılan 91.088-USD 'nin karşılığı olan 499.335-TL ile 1.000-TL menfi zarar olmak üzere toplam 500.335-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin dava konusu yapılan taşınmazın bulunduğu inşaatın müteahhitliğini yaptığını, sözleşmede müvekkilinin açıkça yüklenici olduğu hususunun belirtildiğini, müvekkilinin arsa sahibinden kendisine intikal edecek taşınmazla ilgili davacı ile ..... yaptığını, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre yüklenicinin taahhüt ettiği taşınmaz satımının alacağın temliki mahiyetinde olduğu, alacağın temliki mahiyetinde olan ....'nin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olmadığı,
alacağın temliki sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasının yeterli olduğu, bu bağlamda davacı tarafın iddia ettiği gibi sözleşmenin geçersiz olmadığı, geçerli olan sözleşmenin halen yürürlükte olduğu, bu nedenlerle davacı tarafından açılan davanın yasal dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davacı taraf, müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenen 18/02/2016 tarihli ....'nin resmi şekilde yapılmadığından bahisle geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de; sözleşmenin 1.sayfasında yer alan III. Sözleşmenin Konusu kısmında davalı tarafın yüklenici bulunduğu taşınmazın satışının taahhüt edildiği, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının tetkikinde davalı tarafın taşınmazı sözleşmenin düzenlendiği tarihten sonra 29/03/2018 tarihinde edindiği,
dolayısıyla davalı tarafın toprak sahibinden yüklenici sıfatıyla devralacağı taşınmazı davacı tarafa sattığı, bu bağlamda taraflar arasındaki sözleşmenin alacağın temliki mahiyetinde olduğu (Yargıtay .... .HD .... esas ..... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere), alacağın temliki sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasının geçerlilik şartı olduğu, bu nedenlerle taraflar arasında düzenlenen 18/02/2018 tarihli yazılı ....'nin geçerli olduğu ve sözleşmenin halen yürürlükte bulunduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın iddia ettiğinin aksine, alacağın dayanağı olarak gösterilen 18/02/2016 tarihli ....'nin geçersiz olmadığı, nitekim alacağın temliki mahiyetinde olması nedeniyle geçerli olduğu, davacı tarafın sözleşmenin geçersizliği nedeniyle tarafların verdiğini istemesi yönündeki talebinin yasal olmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin halen geçerli ve yürürlükte bulunduğu,
ayrıca davacı tarafın sözleşmeye göre taşınmazın teslim tarihi olan 30/06/2018 tarihinden önce muaccel hale gelen 10/05/2017, 10/08/2017, 10/11/2017, 10/02/2018, 10/05/2018 tarihli her biri 12.421-USD tutarlı bonoları da ödemediği, bu kapsamda davacı tarafın geçerli olan sözleşmeye göre edimlerinin tamamını yerine getirmediği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin halen yürürlükte bulunduğu, davacı tarafın sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle (resmi şekilde yapılması zorunluluğu bulunmadığından) talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı,
davacı tarafın geçerli olan sözleşmeden kaynaklanan davalı edimlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan zararlarıyla ilgili ayrıca dava açabileceği ve bu nedenlerle sübuta ermeyen davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1097, K. 2019/714, 19 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama