KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2019
- Esas no
- 2018/241 Esas
- Karar no
- 2019/49
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/03/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/02/2019
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 05/03/2018 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 1/4 oranında ortağı olduğunu, değişik tarihlerde şirketin ticari borçlarına kefaleti nedeniyle imzaladığı, GKS uyarınca müvekkilinin hesaplarına kefalate istinaden tahsilat yapıldığını, bu kapsamda 17.02.2017 tarihinde 112.000,00-TL 06.03.2017 tarihinde 12.500,00-TL , 06.03.2017 tarihinde 30.000,00-TL tahsilat yapıldığı gibi alacaklısı ....olan .... ve .... esas sayılı dosyalarında borçlu şirket adına ödemeler yapıldığını,
alacağın sabit olmasına rağmen diğer ortakların ortaklarla olan uyuşmazlıklar nedeniyle şirketin kefalet borcu nedeniyle yapılan ödemelerin iade edilmediğini, şirketin diğer ortakları ve temsilcilerinin kendi yakınlarıyla ilgili alacaklar nedeniyle yapılan takipler nedeniyle itiraz etmeden ödeme yaptıkları halde eşitlik ilkesine aykırı olarak müvekkilinin borçlusu olduğu dosyalarda şirket borçlarının ödenmediğini müvekilinin kefaleten ödediği 178.433,70-TL'nin tahsili amacıyla Küçükçekmece ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline %20'i oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, şirketin aile şirketi olduğunu, ortakların şirkette sermaye borcu bulunduğunu, sermaye artırımının iç kaynaklardan sağlanabileceği gibi taahhüt yoluyla da sermaya artırımının gerçekleştirilebileceğini kuruluş sonrası şirket sermayesinde artış yapıldığını, diğer ortakların davacıdan daha fazla sermaye koyduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava, cevap dilekçeleri, Küçükçekmece...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.. vs.
Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, 08/11/2017 tarihinde toplam 178.833,74-TL'nin tahsili amacı ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, dayanılan Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, davacı tarafından kefil suretiyle ....Bankası'na yapılan ödemelere ilişkin hesap dekontları getirtilmiştir. Şirketin sicil adresini Avcılar ilçesinde olması nedeniyle şirket ile ortak arasındaki uyuşmazlık konusunda mahkememizin HMK.'nın 17. Maddesi gereğince kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacının alacağının belirlenmesi amacıyla mahkememizce şirket kayıtları üzerinde bilirkişi kurulu oluşturularak inceleme yapılmış olup, 19.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı tarafından toplam 167.835,00-TL kefalet nedeniyle ödeme yapıldığı, davacının şirketin %25 ortağı olduğu ve herhangi bir sermaye borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili, şirketin borcu ödemesi halinde öz sermayesini yitirmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını savunarak ek rapor alınmasını talep etmiş ise de; yapılan incelemenin yeterli olması nedeniyle yeniden rapor alınmamıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Dava, davacı ortağı kefili olduğu davalı şirket borçları nedeniyle yaptığı ödemeleri istirdatı istemine ilişkindir. Davacı tarafça şirket borçlarına olan kefalet nedeniyle toplam. 167.835,00-TL para ödemiş olup, bu husus sabittir. Davalı vekilince, sermaye borcu bulunduğu belirtilmesine rağmen davacının herhangi bir sermaye borcu bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından sermaye artırımına ilişkin herhangi bir karar alındığı savunulmamıştır. Bu durumda, davacı tarafından kefalet borcu nedeniyle yapılan ödemelerin sermaye borcu olarak kabulüne ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir. TBK.'nın 596. Maddesi gereğince kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullabilir düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının ortağı olduğu şirket borçlarına kefil olduğu şirket borçlarına süresinde ödememesi üzerine takipte asıl alacak kadar ödemede bulunduğu, bu durumda borçlunun yerine geçtiği sabit görülmekle, davacının asıl alacağa yönelik davasının kabulüne, takip öncesi temerrüt oluşturulmaması nedeniyle TBK.'nın 117.
Maddesi kapsamında işlemiş faize yönelik talebin reddine, alacak likit olduğundan hükmedilen alacağın %20'i oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/241, K. 2019/49, 16 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama