KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/821 Esas
- Karar no
- 2020/373
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/10/2019
- Karar yazım tarihi
- 09/10/2020
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirekete boyalı kumaş sattığı, ancak fatura alacağının ödenmemesi ve faturalara itiraz edilmemesi nedeniyle alacağın muaccel hale geldiği, yapılan icra takibine itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde özetle; tebligatın usule uygun yapılmadığını, duruşma zaptının tebliği ile davadan haberdar olduğunu, ayıplı ürünler nedeniyle zarara uğrayan tarafın davalı olduğunu, ayıplı ürünlerin tespiti için delil tespiti yaptırıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamada emtianın teslimine ilişkin fatura, tutanak, sevk irsaliyesi gibi belgeler dosyamız arasına alınmış olup tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari satım nedeniyle faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasında satım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından satım konusu emtianın davalıya teslim edilip edilmediği edilmiş ise varsa kısmi ödemeler mahsubu sonrası davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının 193.519,48 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinin süresinde olmaması nedeniyle davalının inkar eden konumunda olduğu, ticari alışveriş kapsamında davalının faturalara itiraz etmeyerek alacağın muaccel hale geldiği, alınan bilirkişi raporunda da ticari defterlerin birbiriyle örtüştüğü, süresinde yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığı, davacının alacaklı konumda olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı vekili ayıplı mallar nedeniyle açmış olduğu alacak davası ile bu davanın birleştirilmesini talep etmişse de; bu davanın icra takibine konu alacağa ilişkin olduğu ve süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı ile ticari defterler kapsamında hesaplamanın yapılacağı, bu aşamadan sonra davalı tarafından açılacak davanın sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği ve ayrı yargılama yapılarak devam etmesine engel bir durumun olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin birleştirme talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında; tacirler arasında açık ayıpların 2 gün içinde, açıkça belli olmayan 8 gün içinde ihbar edilmesi gerektiği, somut olayda, B.K'nun ve TTK'da öngörülen süre ve usule uygun bir ayıp ihbarının bulunmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin iade faturası düzenlenmediği ve bu hususun ispata muhtaç olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/821, K. 2020/373, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama