KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2023
- Esas no
- 2019/897
- Karar no
- 2023/612
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 22/11/2019
- Karar yazım tarihi
- 19/07/2023
Karar Metni
3.121 kelime·16 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili bila tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.07.2018 tarihinde davalılardan ... sevk idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpması sonucu ağır yaralandığını, ... Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...
Esas Sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda araç sürücüsü ...'nun birinci derecede asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda sürücü ...'nun taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiğ, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kaza tarihinde inşaat ustası/formen olarak çalıştığını ve kaza tarihindeki aylık kazancının 5000 TL olduğunu,
kaza sonucu çalışma yürümekte dahi zorluk çeken davacının çalışamadığını ve hayatını idame ettirmekte güçlük yaşadığı belirtilerek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere toplam 2000 TL (tedavi ve bakım gideri ile geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı) maddi tazminatın 01.07.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... İşl. Turizm Otom.İnş.Tic.Ltd.Şti vekili 12.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Dava şartı noksanlığı ilk itirazı ile zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılan davanın müvekkili şirket yönünden tefriki ile reddine karar verilmesini husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini zira müvekkili şirketin ve davalardan asli kusurlu olduğu iddia edilen sürücü ...'nun SGK kayıtları incelendiğinde ...
İşletmeciliği AŞ çalışanı olduğu, davacının kötü niyetli olarak müvekkili şirkete dava açtığını, Kazaya karışan kişinin ceza dosyasında nerede çalıştığını beyan etmiş olmasına ve arabuluculuk dosyasında bu husus belirtilmesine rağmen ısrarla dava şartı dahi atlanarak açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, vekili şirketin dava ile ilgisi bulunmadığını, nitekim müvekkili şirketin kazaya karışan motorlu kurye ... adına bir çalışanı olmadığını, belirtilen sebeplerle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... İşLA.Ş vekili 13.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Alacak kalemleri belirli ve hesaplanabilir olmasına rağmen davacının davasının belirsiz alacak davası olarak açmasının usule aykırı olduğunu, her ne kadar davacının uzun süre iş göremez durumda olduğu iddia edilmiş ise de dosyada davacının SGK'ya yapılmış herhangi bir başvurusunun bulunmadığını ve SGK'dan iş göremezlik ödeneği aldığına dair evrakların ibraz edilmediğini, bu sebeple davacının iddialarının soyut kaldığını,
davacının ... gereğince adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri çerçevesinde uğramış olduğu zararın kusursuz olan müvekkilinden talep ettiğini ancak müvekkilinin gerek işe alım yaparken gösterdiği özen gerekse işçilerin yönetilmesine göstermiş olduğu hassasiyetin kendisinin dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet ettiğini gösterdiğini bu sebeple müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ...'nun müvekkili şirkette bir aydan kısa bir zaman çalıştığını ve kaza sonrası işten ayrıldığını,
müvekkilinin kurallara uyması konusunda ve iş güvenliğinin en yüksek derecede sağlanması noktasında gerekli tüm talimatları vermesine ve uyarıları yapmasına rağmen davalı ...'nun çok basit kural olan ters yönden gitmemesi gerekirken kasten ve ağır kusuru ile ters yönden gitmesinden dolayı bu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin sür in yapmış olduğu bu basit hatayı her ne önlem alınmış olursa olsun önleyemeyeğini, bu sebeple bu iş bu kazadan sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın aylık kazancın 5000 TL olduğu yönündeki iddianın soyut olduğunu,
bu hususun SGK kayıtları ve iş yeri maaş bordroları ile hesaplanması gerektiğini, belirtilen sebeplerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... Tekn.Eğitim ve Organizasyon Hizm.A.Ş. vekili 30.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracı kazadan önce 8.06.2018 tarihinde davalı ... Işletmeciliği A.Ş.ne üç yıllığına kiraladığını ve teslim ettiğini, sunulan uzun süreli motosiklet kiralama sözleşmesi ile bu durumun açıkça anlaşılacağını, davalı ...
Işletmeciliği A.Ş'nin kiralayan ve işleten sıfatıyla tüm sorumluluğu kabul ettiğini ve zorunlu trafik sigortasının işleten sıfatıyla kiralayan tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, maddi tazminat taleplerinden zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini yapan davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu, davacıya SGK ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin sorularak hesaplanan tazminata mahsup edilmesi gerektiğini, tedavi giderlerinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 98/1 maddesi gereğince SGK'nın sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddini talep edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 02.01.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Usule ilişkin olarak Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira davacının dava öncesinde müvekkil şirkete sunmuş olduğu başvuru dilekçesi ekinde sadece hastane evraklarını ve tespit tutanaklarını sunduğunu, evrakların eksik olduğunu, Karayolları Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde sigorta şirketine başvuru esnasında sunulması zorunlu olan belgelerin sayıldığını, davacı tarafın, davacının maluliyet durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ve davacıya ait son üç aylık ücret belgesini sunmadığını,
bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu 97. Maddesi uyarınca dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden red edilmesi gerektiğini, aracın müvekkili şirket nezdinde ... tarihleri arasında Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitini ve sigortalı araç sürücüsü kusuru ile sınırlı olduğunu, kusurun Adli Tıp Kurumu Trafik Ihtisas Dairesi tarafından alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini,
yine davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu ....İhtisas Kurulu tarafından 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderlerinin limit kapsamında olmadığını ve müvekkili şirketin bu alacak kalemlerinden sorumlu olmadığını, geçici ödeme talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin yerinde olmadığını,
müvekkili şirket açısından ancak Genel Şartlarda sayılı tüm belgelerin ibraz edilmesinin üzerinden 8 iş günü geçtikten sonra ödeme yapılmaması durumunda 8 iş günü sonrası tarihte faiz talep edilebileceğini, uyuşmazlık konusu kazanın iş kazası olması sebebiyle SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ya da maaş bağlanıp bağlanmadığının sorulmasına,
davacının aylık kazancın 5000 TL olduğuna dair beyanı doğrular mahiyette herhangi bir belge bulunmadığını, soruşturma dosyasının cevabi ile taraf arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitinin istenmesi ve belirtilen sebeplerle davanın reddinı talep edilmiştir.
Davalı ... tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesine rastlanmamıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 18/06/2021 tarihli raporda özetle; "... oğlu, ... doğumlu ... ’in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 XII (32a………1)A %5,E cetveline göre %6.2 (yüzdealtınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğini" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/05/2022 tarihli raporda özetle;"Dava konusunun, Motorsikletle yayaya çarpma sonucu Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası olduğu anlaşılmıştır. Davacıya motosikletle çarpan davalı ... olay tarihi olan 01.07.2018 tarihinde Davalı ... bünyesinde Kurye meslek kodu ile sigortalı çalışan olduğu tespit edilmiştir.
Tüm bu incelenen ve tespit edilen nedenlerle kaza yapan ... Plakalı motorsikletin Davalı ... tarafından Davalı ... firmasından Uzun dönem kira sözleşmesi ile kiralandığı, kiralamaya ait faturalar ... firmasınca .... restaurant firması adına düzenlendiği, bu faturaların ... ticari defterlerine kaydedildiği görülmüştür. Kaza ya karışan motosikleti davalı ... nun kullandığı, kaza tarihinde ... nun ...
Restauran sigortalı çalışanı olduğu, Dolayısıyla kazaya karışan aracın fiili kullanımının davalı ... Restauran firmasında olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına Adli Trafik Uzmanı bilirkişisinden rapor aldırılmış, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/06/2022 tarihli raporda özetle. "Önceden teknik olarak belirlenmiş ( KTK'nun 84/b, j. Md. yoluyla. 46/a,c,h, 47/c,d, 52/b, 67/a. Md. ile KT. Yönetmeliğinin 137/A.
Md. trafiğin akışı, Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç Manevraları) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ...” nun “94100 Oranında Asli ve Tamamen Kusurlu” olduğu. Herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan. Bölünmüş tek yönlü yolda ve trafik ışıkları yakınında.
Normal trafik akımına göre araçlara kırmızı ışık yandığında ve araçlar durduğunda karşıdan karşıya geçmekte iken, ters yönden gelen motosiklet tarafından çarpılmaya uğrayan davacı yaya ... un kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve Tamamen Kusursuz” olduğu. Kaza tarihinde ... plakalı motosikletin malikinin davalı ... ve ... Hizmetleri A.Ş. olduğu.
Ancak - bilirkişi ...' nin düzenlediği Bilirkişi Raporuna ve Uzun Süreli Motosiklet Kira Sözleşmesine göre ... plakalı motosikletin sahibi tarafından, ... vadeli ve kazanın gerçekleştiği ... tarihinde geçerli — Uzun Süreli Motosiklet Kira Sözleşmesi- ile diğer davalı ... İşletmeciliği A.Ş. e kiralanmış olduğu.
Buna göre kaza tarihinde belirtilen motosikletin işleteni sayılan davalı ...ve Turizm İşletmeciliği A.Ş.'nin ( KTK' nun 3, 85. Md. İşleten) kurallar gereği motosiklet sürücüsü davalı ...' nun kusuru oranında, adı geçen sürücü İle birlkte müşereken ve müteselsilen sorumlu olduğu. Bu nedenle diğer davalı ... Eğitim ve Organizasyon Hizmetleri A.Ş.' nin kazada sorumluluğu bulunmadığı, Aynı kaza tarihinde ... plakalı motosikletin KZMS Sigortası olan davalı ... SİGORTA A.
Ş.' nin ise ( KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ... nun kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olduğu. Kaza tarihinde diğer davalı ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti.' nin sorumluluğu bilgilerine rastlanmadığı ve herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 01/11/2022 tarihli raporda özetle; "... oğlu, ... doğumlu, ... ’un ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceğini" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına Aktüerya bilirkişisinden rapor aldırılmış, Aktüerya bilirkişisi ... tarafından sunulan 23/01/2023 tarihli raporda özetle.
"Hem ceza dosyasından alınan kusur raporunda, hem bu dosya için bilirkişi ... tarafından hazırlanan 6.06.2022 tarihli raporda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacı ... 'un ise tamamen kusursuz olduğu tespit edilmiş olmakla, Adli Tıp Kurumu Ikinci Ihtisas Kurulu tarafından hazırlanan 28.10.2022 tarihli raporda davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu,
iyileşme süresini kaza tarihinden itibaren dokuz ay olduğu belirtilmiş olmakla. Davacı ...'un emekli olduğu ve kaza tarihinde gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğunun kabulü halinde. Geçici iş göremezlik tazminatının 14.192,52TL, Davacı ...'un inşaat ustası olduğu ve kaza tarihinde gelirinin sendika cevabı doğrultusunda 4.350,00 TL seviyesinde olduğunun kabulü halinde. Geçici iş göremezlik tazminatının 42.550,59 TL hesaplandığını" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat davasıdır. Davalı tarafın %100 kusurlu olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir. Kusur oranı ceza dosyasında aldırılan kusur oranı ile de uyumludur.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.
Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamındaki " Somut olayda, davalı ... kayıt maliki olup kayden işletendir ancak yukarıda açıklandığı üzere K.T.K. m.85 uyarınca işletenlik sıfatı değişebilmektedir. Mahkemece sunulan kira sözleşmesinin süresi nedeni ile 3 ay uzun süreli kira sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalı ... aleyhine karar verilmiş ise de mahkemenin bu gerekçesi 85. madde karşısında doğru değildir.
Dosya kapsamında bulunan kiralama sözleşmesi, bilirkişi tarafından incelenen ticari defterlere göre, kazaya karışan aracın uzun süreli kira sözleşmesi (3 ay) ile davacı tarafından kiralandığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile zarar gören aracın işletenlik sıfatı dava dışı ... geçtiği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye göre mevcut olayımızda davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı uzun süreliğine davalı ...
Şirketine kiraladığı, ilgili Yargıtay ilamına göre; dosya kapsamında bulunan kiralama sözleşmesi, davalının incelenen ticari defterlerine göre kiralama sözleşmesine konu faturaya isitnaden kazaya karışan aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile davalı ... Şirketine kiraladığı ve uzun süreli kiralama sözleşmesi ile zarar gören aracın KTK 85. Maddesi uyarınca işletenlik sıfatının davalı ... Şirketine geçtiği anlaşılmış olup, davanın davalı ....
Teknikleri Eğitim ve Organizasyon Hizmetleri Anonim Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ...
Teknikleri Eğitim ve Organizasyon Hizmetleri Anonim Şirketi araç maliki olarak gözüktüğü ve davalı ile yapılan uzun süreli araç kiralama sözleşmesinden davacının haberdar olmasının kendisinden beklenemeyeceği değerlendirilerek, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına kanaatine varılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu 49. maddesinde haksız fiil kurumunun düzenlendiği, haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. TBK'nın 54. maddesi gereğince cismani zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir.
TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeniyle talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup, çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının tespiti gerekmektedir.
Somut olayda davacıda sürekli maluliyet oranının oluşmadığı, geçici maluliyet oranı alınan Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Heyet raporu ile sabit olmuştur. Bu durumda davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talepleri hükme esas alınan bilirkişi raporu ve bedel arttırım miktarı göz önüne alınarak kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının inşaatta çalıştığı ceza dosyasındaki tanık beyanına göre anlaşıldığından gelirinin asgari ücret seviyesinde kabul edilmeyerek 42.550,59 TL üzerinden kabul edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1'inci madde ve bendine göre bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
4721 sayılı türk medeni kanununun 4 üncü maddesine göre ise kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
Bu düzenlemelere göre manevi tazminat tayin ve taktir edilirken manevi tazminatın ... gün ve ... sayılı ... 'da belirlenen acı ve üzüntüyü gidermek, bir huzur ve tatmin duygusu yaratma amacı ile gelişen hukukta benimsenen zararları tamamlama ve denkleştirme ve aynı zamanda caydırıcılık işlevlerinin göz önünde bulundurulması gerekir.
Tazminatı doğuran olayın işleniş biçimi, sonuçları, meydana getirdiği etkiler, kusur ve sorumluluk oranları, tarafların sosyal konumları, aile ilişkileri, yaptıkları meslekler, gelir durumları, gibi olgular da manevi tazminatın takdirinde etkili olan etmenlerdir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2019/1134 esas.
2020/251 karar sayılı ilamı) Buna göre, dosyadaki tedaviye ilişkin bilgi ve belgeler, davacının maluliyet oranının, kaza tarihi, olayın meydana geliş şekli ve biçimi, tarafların mali ve içtimai durumları ile manevi tazminatın amacı ve hakkaniyet ilkelerine göre hak ve nasafet kuralları çerçevesinde davacı açısından manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle Yargıtay ...
Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca yasal faiz uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/897, K. 2023/612, 6 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama