KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2022
- Esas no
- 2020/692
- Karar no
- 2022/649
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/10/2020
- Karar yazım tarihi
- 19/07/2022
Karar Metni
1.065 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacının mahkememize sunduğu 08.10.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı, dilekçe ekinde sunmuş olduğu faturaya istinaden kumaşları davalıya satıp teslim ettiğini, edimin yerine getirildiğini, davalının fatura bedelinden kalan 40.000,00TL'yi kendilerine ödemediğini, dolayısıyla, davalı hakkında Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ettiğini belirterek itirazın iptalini, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının sunduğu 03.11.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı, söz konusu davanın görev, yetki, zamanaşımı ve derdestlik yönüyle reddinin gerektiğini, davacının, davalıya satmış olduğu malları davalıya teslim etmediğinden davacıya bir borcunun olmadığını, davalının, davacıya döşemelik kumaş siparişi verdiğini, davacının, davalıya irsaliyeli fatura düzenlemiş olduğunu, ancak malları sonradan göndereceğini bildirse de söz konusu malları göndermediğini, davalıya sattığı malları, teslim ettiğine dair teslim tutanaklarının dosyaya sunması gerektiğini, fakat herhangi bir şey sunmadığını, irsaliyeli faturayı posta ile göndermediğini, tebliğ etmediğini belirterek, davanın reddini, davacı hakkında talep edilen alacağın %20'si kadar kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 40.000,00TL üzerinden İcra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 28/05/2021 tarihli bilirkişi raporda özetle; "davacı yasal defter kayıt ve belgelere göre.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 05.08.2019 tarihli ve ...... no.lu KDV dahil 66.690.TL tutarlı fatura, 07.08.2019 tarihli ve ..... no.lu KDV dahil 86.184.TL tutarlı fatura, 09.08.2019 tarihli ve ..... no.lu KDV dahil 104.652.TL tutarlı fatura (3) adet fatura, kendi yasal defterlerine kaydedildiğini, davacı yasal defterlerinde, davalının yapmış olduğu herhangi bir ödemeye rastlanılmadığını, ihtilafa konu (3) fatura, ilgili dönem BS beyannamesinde beyan edildiğini, davacının 2019 dönemi yasal defterlerine göre.
02.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde davalı hesabı 264.394,00TL davalı yasal defter kayıt ve belgelerine göre; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 05.08.2019 tarihli ve ..... no.lu KDV dahil 66.690.TL tutarlı fatura, 07.08.2019 tarihli ve ...... no.lu KDV dahil 86.184.TL tutarlı fatura, davalı yasal defterlerine kaydedilmiştir.
Buna mukabil, 09.08.2019 tarihli ve ...... no.lu KDV dahil 104.652.TL tutarlı fatura kaydedilmemiştir. ihtilafa konu (3) faturanın ait olduğu 2019/Ağustos dönemine ilişkin BA beyannamesi sunulmamıştır. Davalının 2019 dönemi yasal defterlerine göre.
02.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde davacı hesabı 178.279,60.TL (Alacaklıdır.) Davalı, inceleme esnasında çek fotokopileri sunmuş ve bu fotokopi belgelere göre, davacıya toplam 115.000,00.TL tutarında çek ile ödeme yaptığını belirtmiştir. Fakat, söz konusu çekler, yasal defterlerine kaydedilmemiş ve davacıya verildiğine ilişkin herhangi bir belge de sunulmamıştır.
Ayrıca davalı tarafından, davacıya gönderilen 1.215,00.TL tutarındaki banka EFT dekontu da yasal defterlerine kaydedilmemiştir. Netice olarak Her iki taraf yasal defterleri karşılaştırıldığında, yasal defter kayıtları arasındaki uyumsuzluk 2019 dönemi öncesini de kapsamaktadır. Davacının, dava dilekçesinde “fatura bedelinden kalan 40.000.TL” ibaresi dikkate alındığında, davalının kendisine kısmi ödeme yapmış olabileceği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, şayet davalı ödeme yapmış ise, bu ödemelere ilişkin kayıtlar davacı yasal defterlerinde mevcut değildir. Davacının, Büyükçekmece ......
İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasında 02.10.2019 tarihinde başlattığı icra takibine konu ....... sıra numaralı faturadan kaynaklı 40.000,00.TL tutarlı alacağı ile ilgili, söz konusu faturanın, davacı ve davalı yasal defterlerinde kaydedildiği, her iki taraf yasal defterlerinde davalının yapmış olduğu bir ödeme olmadığı, dikkate alındığında davacının talebine bağlı olarak 40.000,00.TL yönünden takibin devamının, nihai takdirin mahkemede olduğunu" belirtmiştir.
SMM bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 31/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporda özetle; davalının davaya konu faturayı BA olarak bildirdiği tespit edilmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince faturadan kaynaklı itirazın iptali ve fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Mevcut olayımızda; tarafların ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı ile davacı ticari defterlerine göre davaya konu faturanın taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının BA olarak iş bu faturayı Vergi Dairesi'ne bildirdiği, davalı tarafında bilirkişi raporunda belirtilği üzere inceleme gününde davalı tarafından sunulan ödeme dekontu ve çek makbuzlarının davalı ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, sonuç olarak davalının ödediğini ispat edemediği ve davacının davalıdan 40.000,00TL alacağının olduğu,
iş bu alacağın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığından mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacağın likit ve hesaplanabilir olması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/692, K. 2022/649, 23 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama