KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Esas no
- 2020/803
- Karar no
- 2023/1019
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 18/01/2016
- Karar yazım tarihi
- 19/12/2023
Karar Metni
1.772 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekilince mahkememize sunulan dava dilekçesi ile, davalılardan ... 'in ... plakalı aracı 28/1/2015 tarihinde kullanırken davacılardan ... 'na yüksek hızla çarptığı,... nun olayda bir kusurunun bulunmadığı, B.Çekmece CBS'de ... nolu soruşturmanın devam ettiği, kazaya neden olan ... plakalı aracın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sirgortalık kapsamında ... poliçe no ile davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığı nedeniyle araç üzerine ihtiyati tedbir konulması, çalışma gücü kapbı, ekonomik geleceğin sarsılması, tedavi masrafları yönünden maddi tazminata hükmedilmesi , ayrcı davacı ... için anne ... baba ... kardeş ... için ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... EK sayılı ilamıyla görevsizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebep olan ... plakalı hususi otomobilin ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta kapsamında ölüm ve sakatlanmas olaynıda kişi başına düşen limitin 268.000,00TL 'sı olduğunu, araç sürücüsünün kusuru oranında ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin kaza tespit tutanağını taraflı şekilde tutulduğunu beyanının doğru olmadığını, bu sebeple kaza tespit tutanağına göre değerlendirme yapılmasını talep ettiği, davacının kaza sebebiyle sürüklendiğine dair beyanın olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin: ... Esas ... karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış;
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi ... 'e tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 28/03/2017 tarihli raporunda "davalı sürücü ... %30 oranında kusurlu olduğunu, davacı yaya ... nun %70 oranında kusurlu olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Davacı taraf maddi tazminat talebinden vazgeçtiğinden bu hususta karar vermeye yer olmadığı yönünde karar verilmiştir.
Tarafların kusurları olayın oluş şekli, kazadan duyulan elem ve keder, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hak ve nesafet birlikte değerlendirildiğinde, kazadan doğan elemin bir nebze olsun giderilmesini teminen takdiren dava kısmen kabul ile davacı ... 'na 25.000,00TL, ..., ... ve ...'na ise 3.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Loj. Otom. Ltd.
Şti'nden yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa ödenmesi yönünde karar verilmiş, iş bu karar taraflarca istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla "Dosya kapsamından, davacı ..., dava konusu kaza sonucunda vücudunda kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı, ilk tedavisinin ... Hastanesinde yapıldığı, daha sonra kendi isteğiyle ...
Hastanesine sevk edildiği anlaşılmakta ise de, söz konusu yaralanma sonucunda herhangi bir maluliyetin oluşup oluşmadığı, varsa oranı, yaralanmasına bağlı iyileşme konularında alınmış bir rapor olmadığı gibi bu konularda taraflarca dosyaya sunulmuş yeterli belge ve bilgi de bulunmamaktadır.
Mahkemece, taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat talepli dava ile ilgili olarak sağlıklı bir karar verilebilmesi için gerekli olan bu konuda taraflardan varsa bilgi ve belgelerin istenilmesi, bu hususta ki eksikliğin giderilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması isabetsizdir.
Bundan ayrı, görülmekte olan davada, her iki tarafta kazanın meydana gelmesinde diğer tarafın asli kusurlu olduğunu ileri sürmekte olup, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık kazanın yaya geçidinde mi yoksa yaya geçidinin ilerisinde mi meydana geldiği hususundadır. Dosya kapsamında temin edilen ve ATK.
Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 12/02/2017 günlü kusur raporunda, kazanın yaya geçidinin ilerisinde meydana gelmesi halinde davalı sürücünün tali(%30), yaya davacının ise asli (%70) kusurlu olduğu, kazanın yaya geçidinde meydana gelmesinde davalı sürücünün asli (%75), davacı yayanın ise tali (%25) kusurlu olduğu sonucuna varıldığı açıklanmıştır.
Bilirkişi ... tarafından keşfe bağlı olarak düzenlenen 28/03/2017 günlü raporda ise; kazanın yaya geçidinin 35 metre ilerisinde meydana geldiği, bu durumda davalı sürücünün %30, davacı yayanın ise %70 oranında kusurlu olduğu açıklanmıştır. Mahkemece, ATK raporundan hiç söz edilmeksizin, ... tarafından düzenlenen raporun hükme esas alındığı açıklanmış, ancak bu rapora neden dayanıldığı yolunda herhangi bir belirleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Oysa, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. (Anayasa m.141/3). İlke, adil yargılanma hakkı kapsamında ve kamu düzenine ilişkin bulunmaktadır. (Anayasa m. 36/1 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6). Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; sav ve savunmaların özeti, çekişmeli ve çekişmesiz noktalar ile ret ve üstün tutulma nedenleri; sabit görülen olgulardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki nedenin gösterilmesi gerekir. (HMK m. 297/1-c).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna neden itibar edildiği açıklanmadığından, verilen kararın yasa yolu incelemesine olanak sağlayacak nitelikte bir hüküm olmadığı açıktır. Ayrıca, davacılar vekilince UYAP'tan gönderilen 09/02/2017 günlü dilekçe ile iş bu davadaki tüm maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği açıklanmış olup, davacılar vekilinin vekaletnamelerinde davadan feragat etme yetkisi de bulunmaktadır.
Feragat; karşı tarafın muvafakatına bağlı olmadığı gibi (HMK 309/2), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK. 311). Ayrıca feragat beyanında bulunan taraf davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerine de mahkum edilir (HMK 312/1).
Ne var ki mahkemece, dosyaya sunulan ve resen gözetilmesi gereken feragat beyanı doğrultusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadan, maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığı şekilde karar verilmiş olması ve buna bağlı olarak da maddi tazminat talebine ilişkin harç ve yargılama giderlerinin belirlenmesi şekli usulsüz olduğunu belirterek" mahkememiz kararını kaldırmıştır.
Mahkememiz dosyasına Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulundan aldırılan 10/06/2022 tarihli raporda özetle.
"Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 11/05/1985 doğumlu, ... ’nun ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (32a……….1)A %5, E cetveline göre %4,2 (yüzdedörtvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan belge, kayıtlar ve istinaf ilamı doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... tarafından düzenlemiş 02/05/2023 tarihli raporlarında "... plakalı araç sürücüsü ...’in Asli ve %75 (YÜZDE YETMİŞBEŞ) oranında kusurlu olduğu, ... %25 (YÜZDE YİRMİBEŞ) oranında kusurlu olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmişlerdir.
Davacı vekili maddi tazminat talepleri yönünden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davadan feragat, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, davacının ya da vekilinin mahkemeye hitaben yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için mahkeme veya davalı tarafından kabul edilmesine gerek yoktur . 6100 sayılı HMK 311. maddesi uyarınca feragat karşı tarafın kabulüne gerek olmaksızın kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate de yetkili kılınmış olduğu görülmekle ve maddi tazminat talebinden tamamen feragat etmekle, taraflar arasındaki bu konudaki uyuşmazlığın son bulduğu kabul edilerek, maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ...'nun yaralanması sebebiyle iş bu davacı açısından. BK'nun 56 maddesi gereği "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." " Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.... günlü ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır." ( HGK'nun 23/06/2004 tarih 13/291-370 sayılı ilamı) şeklindeki gerekçeye göre olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanarak,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, olay tarihine göre paranın alım gücü, davacı ve davalının kazadaki kusur durumları, maluliyet orunı, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, Avukatlık Ücret Tarifesinin 10. Maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilerek ayrıca kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/1693 esas, 2014/1141 Karar sayılı ilamı uyarınca yasal faiz uygulanmıştır.
Borçlar Kanunu 56/2 maddesi'nde" Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." denmektedir. Diğer davacılar yönünden; yaralanan davacı Pınar Adısanoğlu'nun mahkememizce aldırılan maluliyet raporuna göre ağır bedensel zarara uğramamış olması dolayısıyla manevi tazminat koşullarının oluşmaması sebebiyle manevi tazminat taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/803, K. 2023/1019, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama