İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/831 K.2023/1794

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2020/831Karar2023/1794Tarih2 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.124 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Kasım 2023
Dosya no
2020/831
Karar no
2023/1794
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/12/2019
Numarası
2016/571 Esas - 2019/1193 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İstinaf karar tarihi
02/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.124 kelime·11 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla, yine dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı 24/04/2016 günlü trafik kazasında, yaya konumunda bulunan vekil edenini yaralanarak bedensel zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 4.000,00-TL maddi tazminatın, kazaya karışan araçların ZMM sigortacısı bulunan davalılardan;

kusur durumları ve poliçe limitleri gözetilerek kaza tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş. 20/07/2018 günlü dilekçe ile de 4.000,00-TL'lik maddi tazminata ilişkin isteğin 2.000,00-TL'sini ... Sigorta A.Ş'den , 2.000,00-TL'sini de ...

Sigorta A.Ş'den talep ettiklerini, her bir davalıdan ayrı ayrı talep edilen 2.000,00-TL'lik maddi tazminatın 1.000,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 1.000,00-TL'sinin de kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin bulunduğunu açıklayarak, maddi tazminata ilişkin 4.000,00-TL'lik istek miktarını toplam 122.900,00-TL'ye çıkarttıklarını ve kusur durumuna göre bu tazminatın 95.175,00-TL'sini ... Sigorta'dan, 31.725,00-TL'sini de ... Sigorta Şirketi'nden talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davalılar vekilleri aracılığıyla ayrı ayrı verdikleri cevap ve beyan dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek. Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın ... Sigorta Şirketi A.Ş nezdinde, ... plaka sayılı aracın ise ...

Sigorta Şirketi nezdinde ZMM sigortalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün %25 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %13,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve davacının uğradığı kalıcı ve geçici iş göremezlik zararının 12/03/2018 günlü bilirkişi raporu ile belirlendiği benimsenerek. "Davalı ...

Sigorta Şirketi yönünden %75 kusura isabet eden geçici iş göremezlik maddi zararının 14.941,51 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararı 80.234,14 TL olduğu ,Davalı ... Sigorta A.

Ş yönünden ;%25 kusura isabet eden geçici iş göremezlik maddi zararının 4.980,50 TL , sürekli iş göremezlik maddi zararının 26.744,71 TL olduğu her iki tazminatın poliçe teminat limitleri dahilinde kaldığı , davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüt başlangıç tarihinin 20.05.2016 dava tarihi olup işleyecek faizin yasal faiz olduğu Davacı vekili 20/07/2018 havale tarihli açıklama ve talep arttırım dilekçesi ile;

dava dilekçesinde talep ettikleri 4.000-TL maddi tazminatın 2.000-TL'sinin sürekli iş görmezlik, kalan 2.000-TL'sinin geçici iş görmezlik tazminatı olduğunu, 2.000-TL sürekli iş görmezlik tazminatının 1.000-TL'si ... sigortadan 1.000-TL'si ... Sigortadan, 2.000-TL geçici iş görmezlik tazminatının 1.000-TL'sinin ... Sigortadan 1.000-TL'sinin ... sigortadan talep ettiklerini, Bu taleplerini attırarak 122.900-TL'ye yükselttiklerini, kusur oranlarına göre 95.175-TL'sini davalı ...

Sigortadan kalan 31.725-TL'sini ise diğer davalı ...

Sigortadan talep ettiklerini beyan etmiş ise de ibraz edilen bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketlerine sigortalı araç plakalarında dolayısıyla araç sürücülerine hasredilen kusur oranlarında sehven birbirine karıştırılarak yanlışlık yapıldığı davacı tarafça ibraz edilen talep artırım dilekçesinin de bu bilirkişi raporuna göre verildiği görülmekle talep artırım dilekçesinde davalı sigorta şirketlerinden talep edilen miktarların da rapordan kaynaklı maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmış kastedilen talep artırımın ek rapor doğrultusunda yapılan düzeltme ve kusur oranlarına isabet eden tazminat olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki

şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile; -Davanın KABULÜ ile 19.922,02-TL geçici işgörmezlik tazminatın (davalı ... sigorta sorumluluğunun 14.951,51-TL ile sınırlı, davalı ...

Sigorta sorumluluğunun 4.980,50-TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 20/05/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 106.978,85-TL sürekli işgörmezlik tazminatının (davalı ... sigorta sorumluluğunun 80.234,14-TL davalı ... sigorta sorumluluğunun 26.744,71-TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 20/05/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ...

Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ...

Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; maluliyete ilişkin belirlemenin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümleri uyarınca tespit edilmiş olmasının hatalı olduğu, ayrıca davacının asgari ücretin üzerinde bir gelire sahip olduğu konusunda hiçbir somut veri olmadan gelirin asgari ücretin 1,87 katı olduğu varsayımıyla yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru bulunmadığı,

kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün esasen herhangi bir kusuru olmadığı halde tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren ve tek bilirkişiden temin edilen bir kusur raporuyla sonuca ulaşılmasının da isabetsiz olduğu, kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM sigortası genel şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin teminat dışı bırakıldığının karar yerinde gözetilmediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.

Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenleri ise.

ZMM Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklikle geçici iş göremezlik zararına ilişkin taleplerin SGK'nın sorumluluğunda bırakıldığı belirgin olduğu halde bu zarar kalemi bakımından vekil edeni sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmesinin isabetsiz bulunduğu ayrıca kalıcı iş göremezlik zararının davacı yanın gelecekte mahrum kalacağı bir zarara ilişkin olması nedeniyle faize hükmedilmemesi gerektiğine yöneliktir.

Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin kusura, maluliyete ve gelire ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde. Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir.

Somut olayda; davacı taraf, talep konusu kazanın oluşumunda, her iki sigortalı araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, davacı yayanın ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalılar ise kazanın oluşumundaki taraf kusur durum ve oranlarının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Yargılama sırasında görüşüne başvurulan ve Makine Yüksek Mühendisi olduğu anlaşılan Prof.Dr. ...'ın katılımıyla düzenlenen 12/03/2018 günlü raporda; dosyadaki bilgi ve belgeler, olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağı ile kazaya karışan araç sürücülerinin polise verdikleri ifadeler gözetilerek, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücünün (-...) %75 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsünün (-...) ise %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı,

10/10/2019 günlü ek raporda da, kusur durumunun 12/03/2018 günlü kök raporda belirtildiği gibi olduğu ancak kök raporda sadece araçların ZMM sigortacılarının karıştırıldığı bilgisi verilerek, buna göre davalıların sorumlu oldukları miktarların belirlendiği anlaşılmaktadır.

Söz konusu bu raporlardaki kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin olaydan sonra düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağındaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında hükme esas alınarak karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına ve her olayda mutlaka bir heyetten veya ATK'dan kusur raporu alınmasının da gerekmemesine göre; davalı ...

Sigorta A.Ş vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.

Bundan ayrı; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi önem arzetmektedir.Söz konusu konusu bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

(Bknz.

Yargıtay 4. HD'nin 2021/18611 Esas, 2022/787 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, kaza tarihi 22/04/2016 olup , maluliyete ilişkin belirlemenin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda yapılması gerekirken “Çalışma Gücü ve Meslekte kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılan ATK raporunun karara dayanak yapılması kural olarak doğru değil ise de.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/03/2021 gün ve 2020/838 E., 2021/2453 K. sayılı içtihadında da işaret edildiği üzere, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile Özürlülük Ölçütü Sınırlandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelikte, maluliyet oranlarına ilişkin olarak aynı cetvellerin kullanılarak belirleme yapılması nedeniyle, davacının kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavi evrakları ile yaralanmasının niteliği gözetilerek aralarında nöroloji uzmanı,

iç hastalıkları uzmanı ve ortapedi-travmatoloji uzmanı bulunan ve davacının geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi ve gözetilmesi neticesinde ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlendiği anlaşılan 10/10/2017 günlü heyet raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin maluliyete ilişkin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.

Keza; cismani bir zarar nedeniyle yapılan tazminat hesaplamasında, zarar görenin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda davacının kazadan önce ...

İnşaat Şirketi'ne ait iş yerinde 12/09/2014-12/05/2015 tarihleri arasında "sandviç hazırlama elemanı" olarak sigortalı bir biçimde çalıştığı, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, 12/05/2015 tarihinden kaza tarihine geçen zaman içerisinde davacının sigortalı olarak çalıştığına ilişkin bir bilgi mevcut değil ise de, davacı tarafça bu dönemde sigortasız olarak çalışıldığı ve aylık net gelirinin de 2.200,00-TL olduğu beyan edilerek, emsal ücret araştırması yapılması talebinde bulunulduğu görülmüştür.

Mahkemece bu talep gereğince yapılan araştırma sonucunda, dosyaya kazandırılan ve ... Sanayi İşçileri Sendikası tarafından düzenlenen 20/12/2017 günlü cevabi yazıda; sendikasız çalışan davacı emsallerinin 2015 yılı itibariyle aylık net ücretinin 2.800,00-TL olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca "sandviç hazırlama elemanı" olarak çalışmakta olan bir kişinin, daha sonra da en az bu niteliğe uygun şekilde çalışacağı hayatın doğal akışına uygun olup, müteakip çalışmanın SGK'na bildirilmemesi yani ilgilinin sigortasız bir biçimde çalıştırılması davacı gelirinin iddia edildiği düzeyde olmadığını göstermez.

Bu durumda davacının yaptığı işin niteliği, elde ettiği gelire ilişkin beyanı ile emsal gelir araştırmasına verilen cevap birlikte değerlendirildiğinde davacının asgari ücretin 1,87 katı gelire sahip olduğu varsayımıyla düzenlendiği anlaşılan aktüer bilirkişi hesaplamasının hükme esas alınmasında da bir yanılgı tespit edilemediğinden davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin gelire ilişkin istinaf itirazının da reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davalı sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında olmadığına ilişkin istinaf itirazları ile davalı ...

Sigorta Şirketi vekilinin faize hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazı birlikte değerlendirildiğinde; -01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır.

Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de. 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır.

KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup.

6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur.

Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı).

Bu durumda, SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından davalı sigorta şirketlerinin yazılı biçimde sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında bir yanılgı bulunmadığı gibi;

hüküm altına alınan maddi tazminat bakımından eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığı ileri sürülüp, kanıtlanamadığına göre davalılar bakımından dava tarihi itibariyle temerrüd halinin oluşacağı kabul edilerek, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması da doğru olduğundan (Bkn.

17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1183 Esas- 2021/1156 Karar sayılı ilamı) açıklanan hususlara yönelik olarak, davalı sigorta şirketleri tarafından vekillere aracılığı ile yapılan istinaf başvurularının da yerinde olmadğı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ...

Sigortadan alınması gereken 2.167,14-TL harçtan peşin yatırılan 541,80-TL harcın düşümü ile bakiye 1.625,34-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı ... sigortadan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı ...

SONUÇ / HÜKÜM

Sigorta A.Ş'den alınması gereken 6.502,13-TL harçtan peşin yatırılan 1.625,55-TL harcın düşümü ile bakiye 4.876,58-TL istinaf ilam harcının istinaf eden bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

02/11/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/831, K. 2023/1794, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/831
Karar No
2023/1794
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/836 K.2023/1309
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/844 K.2023/1056
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/861 K.2023/1220
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/861 K.2023/1796
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/864 K.2023/1302
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/870 K.2023/1157

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.