KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2023
- Esas no
- 2021/1039 Esas
- Karar no
- 2023/510
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/11/2021
- Karar yazım tarihi
- 06/07/2023
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aracı emlak komisyoncusu olup davalı satıcı taraf ile 30.12.2020 tarihinde dava dosyasında mübrez Gayrimenkul Aracı Komisyon Sözleşmesi'ni akdettiklerini, davalı, müvekkilinin emlak komisyoncusu olduğunu bu sebeple mülkünü satmak üzere müşteri bulup taşınmazın satışı konusunda müvekkilden aracılık hizmeti talep ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkil ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parsel, ... Mah. ... Sok. No:.... K:...
D:.... adresinde kayıtlı taşınmazın satışı için davalıya alıcı müşteri bulacak olup karşılığında komisyon ücreti alacağı üzerine sözleşme gerçekleştirdiğini, Sözleşmenin akdedilmesinden 45 gün sonra davalı şirket hiçbir haklı sebep göstermeden ve ihtar etmeden sözleşmeden caydığını, Gayrımenkul Alım-Satım Komisyon Ücret Sözleşmesinin 6.Maddesi uyarınca hakedilen %2'lik hizmet ücretini ödemediğini, Bunun üzerine müvekkil, davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, davalının haksız ve hukuksuz olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşme müvekkil şirket yetkilisinden habersiz ve şirket yetkilisinin imzasının dışında bir kişi tarafında imzalanarak akdedildiğini, müvekkil firma yetkilisinin böyle bir sözleşmeden ve sözleşme şartlarından haberi olmadığını, sözleşme şartlarını bilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 24.350,97-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; '' Davalı şirket yetkilileri ... ve ... ’a ait
medarı tatbik-örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından
dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen farklı yapı ve görünümde imzalar olması nedeniyle sözleşme aslında ... Yapı İnş.San.Tic.Ltd.Şti kaşesi üzerine atılan imzanın .... ve ...’nın ELİ MAHSULÜ OLMADIĞI, Diğer bir ifadeyle sözleşme aslında ... İnş.San.Tic.Ltd.Şti kaşe üzerindeki imzanın şirket yetkilileri ... ve ... tarafından ATILMADIĞI / İMZALANMADIĞI,'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda. Mevcut olayımızda davalı taraf davaya konu sözleşme üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, davacıya borçlu olmadığını iddia etmektedir. Bu çerçevede davacı taraf hukuki ilişkinin varlığını Medeni Kanun'un 6. Maddesi kapsamında ispat etmelidir.
Mevcut olayımızda davalı tarafın imza inkarında bulunduğu, dosyanın grafolog bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından imza incelemesi sonucunda sözleşme üzerindeki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığı dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan davacının davalı tarafla olan ticari ilişkisini ve sözleşme üzerindeki imzanın davalıya ait olduğunu ispat edemediği anlaşılmıştır.HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1039, K. 2023/510, 12 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama