KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2022
- Esas no
- 2021/115 Esas
- Karar no
- 2022/248
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/02/2021
- Karar yazım tarihi
- 14/03/2022
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket davalı şirketin seyahat ve konaklamalarına ilişkin hizmet sunduğunu, kalan bakiye 105.529,07TL alacağını alamadığını, Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünden ....... E. sayılı icra dosyası ile takip yapılıp kesinleştiğini, 3. kişilerdeki alacaklarına haciz koyulduğunu, davalı şirket tarafından Bakırköy ...... icra Hukuk Mahkemesinin .......
E.sayılı dosyası ile usulsüz tebligat yapıldığına dair itiraz yapılarak teminat karşılığında takibin durdurulduğunu, davalı tarafın itirazınını reddetdildiğini, kararın davalı tarafça istinaf edildiğini, istinaf neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ....... dosya numarası ile verilen karada usulsüz tebligata ilişkin tebligatın 35. Maddeye göre yapılmasına rağmen tebligatta muhtarın imzası bulunmadığı gerekçesi ile iş bu tebligatın geçersiz sayıldığını, bu karara istinaden Bakırköy İcra Müdürlüğü 26.11.2020 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulduğunu,
iş bu süreçlerde davalının hiçbir zaman borca ilişkin geçerli bir itirazı olmadığını, borcun sabit olduğu deliller ile açıkça ortada olduğunu, bu sürecin davalı şirketi mağdur ettiğini, iş bu haksız istinaf kararının temyiz dönme süresi 1 yılı aşabileceğinden ve gelebilecek bir olumsuz karara istinaden itirazın iptali davası açma süresi geçmesi muhtemel olduğundan ve ilgili karar daha çok borca değil tebligata ilişkin olduğundan iş bu icra takibinin devam edebilmesi ve davalı şirketin daha fazla mağdur olmaması adına itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, Bakırköy Arabuluculuk bürosuna da başvurulduğunu,
arabuluculuk son tutanağında anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü, davalının haksız itirazı sonucu durdurulan Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü’nün ...... E.sayılı dosyasında takibin devamına karar verilmesini haksız yere takibe itiraz eden süreci uzatan davalı hakkında %20’den az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ödeme emrine itiraz dilekçesinde özetle; alacaklı tarafın davalı aleyhine başlatılan Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ......
E. Sayılı dosyasından cari hesaba ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emri 29.04.2019 tarihinde 35.maddeye göre muhatap adresi kapısına “adresten ayrılmış ve yeni adres bulunamadığından kapıya yapıştırıldığını, usulsüz ve tebligat kanunu’na aykırı şekilde tebliğ edilerek dosya davacının bilgisi dışında haksız şekilde kesinleştirildiğini , davacı şirket, başlatılan takipten 05.07.2019 tarihinde haricen haberdar olduğunu, itirazlarımızı da sunmak zaruri hale geldiğini, 09.04.2019 tarihli icra takibinde, davacı şirketin adresi Sarıyer ilçesine bağlı olmasından dolayı yetkili icra dairesinin İstanbul Adliyesi olduğunu,
bu nedenle Yetkiye en geniş anlamda itiraz ettiğini, davacı şirketin adresi gerek İTO ‘da kayıtlı firma sicil bilgilerinde gerekse de Ticaret Sicil Gazetesi’nde “..... Mah. ..Sok.
No:3/45 Sarıyer/İSTANBUL” olarak belirtildiğini, adres değişikliğinin olmadığını, söz konusu ödeme emrinde tebliğ gerekçesi olarak “adresten ayrıldığını, yeni adres bulunamadığından kapıya yapıştırıldığı” şeklinde gösterildiğini, davalı şirket başlatılan takipten 05.07.2019 tarihinde UYAP üzerinden haberdar olduğunu, aynı gün içerisinde tarafımızca hem Bakırköy İcra Hukuk Mahkemesi’ne hem de İcra Müdürlüğüne itiraz dilekçesi sunulduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak alacaklı tarafından başlatılan icra takibine karşı yetkiye , borca, faize, faiz oranına, ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini,
itirazları doğrultusunda icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konaklama ve seyahat hizmeti davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 105.529,07 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde yetki, borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 6. Maddesi gereğince kural olarak her dava açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, mahkemece resen icra dairesinin yetkisizliği gözetemeyeceği için, borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir.
Davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi durumunda, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması bir dava şartı olduğundan mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenir ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa, takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeniyle davada dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilir.
İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği halde, mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda ise, itirazın iptali davalarının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde yapılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi, itirazın iptali davası yönünden yetkili hale getirmeyeceğinden, genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir.
İcra takibinin yapıldığı tarih itibariyle davacı olan alacaklının şirket merkezi Bahçelievler olup Bakırköy İcra Dairesinde takip yapılmasında yetki sorunu bulunmamaktadır. ayrıca, TBK'nun 89/1 maddesinde açıkça "Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir." dendiği, bu kapsamda davacının yerleşim yerinin de yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 105.529,07 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu alaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 105.529,07 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/115, K. 2022/248, 1 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama