KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Esas no
- 2021/1156 Esas
- Karar no
- 2025/47
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/12/2021
- Karar yazım tarihi
- 24/01/2025
Karar Metni
860 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçmiş dönemde davalı yan ile ortaklığının bulunduğunu, aldıkları bir iş karşılığında ortağının yanında olmamasından dolayı ortağı ile görüşerek müvekkiilinin kendi adna düzenlediği (04/06/2018 Düzenlenme ve 30/09/2018 vade tarihli 37.500,00 TL bedelli) senedi iş yaptırdıkları firmaya verdiğini; ancak senedin vakdi zamanı gelince ödeme yapamadıklarından protesto çekildiğini, devamla müvekkilin banka hesabından muhtelif aralıklarla yaptığı nakit ödemelerle birlikte nihai olarak senet alacaklısına verdği çek ile senet bedelinin tamamını ödediğini, ancak müvekkilin bilgisi dışında;
senedin ortağı tarafından, birlikte hizmet (iş) yaptıkları karşı firmadan alındığını müvekkilinin ortağından ayrıldıktan sonra karşı firmadan senedi almak istediğinde öğrendiğini, akabinde eski ortağıyla .... üzerinden yazışarak bunu teyit ettiğini;
ancak senedin davalı eski ortağı tarafından icra takibine konulduğunu, oysaki takibe konu edilen böyle bir senet borcunun bulunmadığını, senedin ödendiğini, ayrıca suç duyurusunda da bulunacaklarını, bütün bu sebeplerden takip konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini, karşı yanın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''Senedin protesto olmasından sonra Protesto edenin protestolu senedi (Dava-Dışı ....'in) ciro etmesi olası dahilinde olsa bile protestolu senedin herhangi bir bedel karşılığında (Davalı-.... tarafından) alınması ve senedin protesto olan (03/10/2018 tarihinden) yaklaşık üç yıl sonra 30/08/2021 tarihinde ve davalının (08/04/2021 tarihinde) ortaklıktan ayrıldıktan sonra takibe koyması senedin alacaklısı Davalı mı, sorusununun olumlu yanıtını şüpheye koymakta...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; '' ek rapor görevlendirmesinde sorulan çek; hizmet sözleşmesi karşılığı diğer çek ve bono ile aynı gün (28 no.lu makbuz ile) ödeme olarak verildiğinden; kanımca protesto olan bonoya karşılık verilen çek olmadığıdır. zira protesto dahi olmayan bono nun gelecekte ödenmeyeceğine ilişkin olarak verilmesi hayatın olağan akışına ters düşmektedir. elden yaplan nakit ödeme olduğu, ancak açıklamasında yer alan isim ile sözleşme taraflarının tarafımca ilişkilendirilemediği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu alınan ek ve kök bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davacının bonoya ilişkin yaptığı ödeme olarak kabul edilecek tutarın 27.500,00 TL olduğu, bonoya ilişkin verildiği iddia edilen çekin bono ile aynı tarihli olarak düzenlenmiş olmasının ve elden verilen miktarın da yalnızca elle yazılan bir bedel ve ödeme ispatının davacı tarafta ait olması ve ispatlanamaması nedeniyle mahkememizce bono için verildiği yönünde kanıya varılamadığı anlaşılmakla bu kısım yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu nedenle davacı tarafından bononun ödendiği ve borçlu olmadığı iddiasının kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca icra veznesine yatacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verildiği anlaşıldığından reddedilen kısım yönünden davacı taraf aleyhine İİK 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmetmek gerekmiş ve davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1156, K. 2025/47, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama