KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2021
- Esas no
- 2021/122 Esas
- Karar no
- 2021/725
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/02/2021
- Karar yazım tarihi
- 06/10/2021
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 05.02.2021 tarihli dava dilekçesinde, özetle; “ davalı firma ile davacı arasında akdedilen sözleşme gereğince davacının; ....... yetkilisi ...’a 120.000 TL nakit para verdiğini, bunun karşılığında ....... yetkilisi ... ...... plakalı araçlar üzerinde ortaklık, araç gelirlerinden ise %66,66 oranında pay alma, araçlara ait kredi bedelleri ödendikten ve araçların üzerindeki rehin kalktıktan sonra satış yapılarak araçların mülkiyetinin %66,66 oranında davacıya geçirilmesi hususunda sözleşme imzalanması ile borç altına girdiğini,
araç kredi ödemeleri hususunda davacının %66,66 ve ....... yetkilisinin %33,34 oranında ödeme noktasında anlaştıklarını, davacının sözleşmeden kaynaklı edimini ifa etmesine karşın davalı tarafın edimini ifa etmediğini, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü’nün.....
E. dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafından yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmilini” talep ve dava etmiştir.
Davalı yan tarafından açılan davaya karşılık dava dosyasına cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda çözümlenmesi gereken öncelikli sorun, görevli mahkemenin belirlenmesidir. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 03/05/2016 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları", "ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri" ve "tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Öte yandan, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir.
Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan, HMK'nın 1/(1) maddesindeki düzenleme uyarınca, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup taraflarca görev hususu ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen gözetilip değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda da taraflar arasındaki ilişkinin hukuksal niteliği itibarıyla, adi ortaklık sözleşmesi kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevaplarına göre davacı ve davalının tacir olmadığı, davacının şirket ortağı da olmadığı anlaşıldığından, nisbi ve mutlak bir ticari dava bulunmadığından uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi mümkün değildir. (İzmir BAM 14. HD. 2018/366Esas ve 2020/481 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/9522 Esas ve 2017/1556 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM. 37. HD.'nin 2019/108 Esas ve 2019/1313 Karar sayılı ilamı)
Açıklanan nedenler ve yasal düzenlemeler kapsamında davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun belirlenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/122, K. 2021/725, 28 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama