KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/146
- Karar no
- 2023/982
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2014
- Karar yazım tarihi
- 01/12/2023
Karar Metni
1.540 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı ..... Mamüller San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü’nün .....
Esas sayılı icra takip dosyası ile takibe başlandığını vaki ilamsız takibe borçlu vekili tarafından yapılan itiraz ile takibin durduğunu, takip dayanağı olarak davalı şirkete yapılan mal ve hizmet karşılığı olarak düzenlenen 18.08.2014 tarih ve ..... seri numaralı 3.278,23 TL bedelli faturanın ve son olarak 20.08.2014 tarih ve ..... seri numaralı 14.369,22 TL bedelli faturalardan kaynaklanan alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, bu hususun takip talebinde ve ödeme emrinde de açıkça belirtildiğini ve ilgili faturaların icra dosyasına sunulduğunu,
takibe konu edilen 3 adet ilgili faturaların davalı şirkete tebliğ/teslim edildiğini bahsedilen mal ve ürünler, hizmetlerin ilgili sevk irsaliyeleriyle davalı şirkete teslim edildiğini bu faturalara bir itirazında söz konusu olmayıp davalı tarafça kayıtlarına işlendiğini,Davacı müvekkilinin ambalaj baskı ve imal işiyle uğraşan ve bu ürünleri yapan ve satan şirket olduğunu,
davalı şirketin de şekerleme gıda işiyle uğraşan ve satışının büyük çoğunluğunu yurt dışına satan bir şirket olduğunu,Davalı tarafa yapılan imalatlar neticesinde 2014 yılı toplamda 157.742,71 TLTik bir satışın yapıldığını bu alacağın 95.000,00 TL’lik kısmının ödendiğini ve takip konusu son 3 adet fatura ödenmediğinde davalı tarafla görüşüldüğünü, ancak davalı tarafça verilen cevapta bu ödemenin yapılmayacağının bildirilmesi üzerine Büyükçekmece .....
İcra müdürlüğünce çevrilerek ...... esas sayı ile takibe başlanıldığını ve davalının ek deki gerekçesiz ve yasal dayanaktan yoksun itirazı gereği takibin durduğunu, davalı vekilinin genel bir ifadeyle hiçbir borçlarının olmadığını ve takibe itiraz ettiklerini beyan ettiklerini, itirazın da gerekçe belirtilmediğini sadece takibin durdurulmasının amaçlandığını, itirazın haksız ve dayanaksız olup kötü niyetli olduğunu, uzunca bir süre hak ve alacağının ödenmesini talep eden müvekkilinin alacağı ödenmeyince icra takibine başladığını,
davalı tarafın borçlu olduğunu bildiği halde takibe sırf ödemeyi geciktirmek amaçlı ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini,Davalının itirazının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalının icra takibine itiraz etmekle zaman kazanmaya çalıştığını belirterek davanın kabulü ile davalının B.Çekmece ..... icra Müd.nün .....
Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, faiz taleplerinin ve faiz oranının aynen devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama harç ve masraflarının, avukatlık vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından verilen 24.12.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacının her ne kadar dava dosyası ve delil listesin de belirtilen faturalara dayanarak müvekkili davalı firma aleyhine itirazın iptali davası açmış ise de; işbu faturaların da mündemiç ürünlerin ayıplı ürünler olması nedeni ile huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz bir dava olduğunu, müvekkili davalı firma ile davacı arasındaki hukuki ihtilafın eser sözleşmesi olduğunun tespiti ile Ayıp İhbarının taraflar tacir olsa dahi BK.nun 355.madde ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesini,
işin niteliği ve yürütümü gereği ancak ambalajların paketleme anında kontrolünün yapılacağı hususları dikkate alınarak tanıklarının dinlenilmesini ve müvekkiline ait işyerinde halen mevcut ve teslim alınmayan ambalajlar ve dosyaya sunulan örnekler üzerinde basit bir kontrolle tespit edilebilecek olan ayıplı ambalajların varlığı nedeni ile işbu davanın reddini istemenin zorunluluk arz ettiğini, Sonuç olarak,
müvekkili davalı firma ile davacı arasındaki hukuki ihtilafın eser sözleşmesi olduğunun tespiti ile Ayıp ihbarının taraflar tacir olsa dahi BK.nun 355.madde ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesini, işin niteliği ve yürütümü gereği ancak ambalajların paketleme anında kontrolünün yapılacağı hususları dikkate alınarak tanıklarının dinlenilmesini ve müvekkiline ait işyerinde halen mevcut ve teslim alınmayan ambalajlar ve dosyaya sunulan örnekler üzerinde basit bir kontrolle tespit edilebilecek olan ayıplı ambalajların varlığı nedeni ile işbu davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Büyükçekmcce .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasının celp ve tetkikinde. Davacı ...... Gıda Ambalaj İnş, San. ve Tic, Ltd. Şti. tarafından davalı ...... Mamuller San. Tic. Ltd. Şii, hakkında 62,742,00 TL. tutarında ki alacağın, tahsil tarihine kadar %11,75 avans faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili talebi ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyası ile 01.10.2014 tarihi İtibariyle takibe geçildiği, takibin, cari hesap bakiyesine istinaden yapıldığı, icra takibine karşı davalı şirket vekili tarafından düzenlenmiş 13.10.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, özetle; müvekkiline 09.10.2014 tarihinde tebellüğ edildiğini, işbu ödeme emrinde mündemiç olan asıl alacağa, faize, faiz oranına ve asıl alacağa ait tüm feri il ere yasal süre içinde İtiraz ettiklerini, bu nedenle müvekkili aleyhinde başlatılan takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etlikleri ve takibin durmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin .... esas, ..... karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış, mahkememizin. "Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler bilirkişi raporu, ticari defterler değerlendirildiğinde davacının davalıdan 62.742,71 TL alacaklı olduğu ( Ba Bs formlarında da belirtildiği ) görülmüştür. Davalı taraf her ne kadar ayıplı ambalaj nedeniyle iade faturası keserek defterlerine işlemiş ise de davacı defterlerinde bu faturanın olmadığı anlaşılmıştır.
Ticari şirketler arasında ayıp süreleri belirli olup açık ayıplarda derhal ihbar şartı olduğu tartışmasızdır.
Davalı tarafın iddiasına göre ürünün ön yüzü ve arka yüzü ile ilgili içeriklerin birbirleriyle örtüşmediği iddiası açık ayıp vasfında olup ürünün tesliminden itibaren ilgili madde gereğince 2 gün içinde ayıp ihbarında bulunulması gerekirken icra takibi sırasında dahi ayıptan bahsedilmediği anlaşılmakla iade faturası değerlendirilmeye alınmamış tespit edilen alacaktan yine tespit edildiği gibi 35.055,63TL klise bedelinin asıl alacaktan mahsubu hakkaniyet icabi bulunduğundan aşağıdaki hüküm kurulmuş,
Alacaklı davacı taraf her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de alacağın miktarı yargılama ile belirlendiğinden inkar tazminatı talebi de reddedilmiş," şeklindeki gerekçesine göre karar verilmiş, iş bu karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ..... Esas, .....
Karar sayılı ilamıyla "mahkemece ürünlerdeki davalı tarafından ileri sürülen hataların açık ayıp niteliğinde olduğu ve süresinde ayıp ihbarı yapıldığı benimsenerek sonuca gidilmiş ise de, tanık ...'nin beyanlarında ürünlerdeki ayıbın davacı yükleniciye bildirildiği ifade edilmiştir.
Bu bakımdan mahkemece, tanık ...'nin beyanında davalının ayıp ihbarının davacılara bildirdiğini söylediği tarihler tanığın yeniden dinlenmek suretiyle netleştirilerek, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekir.
Bunun için, sektör konusunda uzman bilirkişi de eklenmek suretiyle gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak dava konusu sipariş verilip üretilen tüm ambalajların miktarı ve özellikleri dikkate alınarak, iş sahibine teslim edildikleri tarihten itibaren bildirim tarihleri de gözetilerek ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi;
ayıp ihbarının süresinde yapıldığının tespit edilmesi halinde, ürünlerin miktarı ve değeri belirlenip, ayıp nedeniyle iş bedelinden ne miktar indirim yapılacağının ek rapor alınarak hesaplatılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durulup değerlendirilmeksizin ayıp ihbarının süresinde yapılmadığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Ayrıca, klişe bedelinin iş sahibi tarafından ödenip ödenmeyeceği konusunda sektördeki uygulamalar gözetilerek; klişelerin iş sonunda iş sahibine iadesi gerekip gerekmediği, bu konuda sektör uygulamalarının ne yönde olduğu konusunda bilirkişi görüşü alınıp, buna göre klişe bedellerinin iş bedelinden düşülüp düşülmeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar dikkate alınmaksızın karar verilmesi hatalı olduğunu" belirterek mahkememiz kararını kaldırmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla ve İstinaf ilamı doğrultusunda dosya bilirkişi ..... 'e tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 20/09/2023 tarihli raporunda özetle.
"Sektörde klişe bedeli ambalaj ücreti ile birlikte alındığı gibi ayrı olarak da tahsil edildiği bu işlemlerin taraflar arası ticari ilişkiye göre belirlendiği, Sektörde ticari işlerine devam etmeyen ambalaj üreticilerinin , klişe ücretlerini sipariş edenden tahsil etmişlerse, klişeleri sipariş eden firmaya iade ettikleri, bu klişeleri başka bir firmanın ürün ambalajlarının-etiket baskısında kullanamayacaklarından, üstelik ambalaj imalatçıları depolarında yer işgali olmaması için kullanmadıkları klişeleri sahibine iade ettikleri, davacı ...'nin, Davalı ....
Mamuller Sanayi Ticaret limitet Şirketi'ne ait olan klişeler için imalat ücreti tahsil etmiş olduklarından, davacı yanın ambalaj klişelerini davalıya İade etmesi gerektiğini " teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Yine İstinaf ilamı doğrultusunda tanık ...'nin tanık olarak dinlenilmesine karar verilmiş ancak davalı tarafından adres bildirilmemesi sebebiyle tanığın beyanı alınamamıştır. Bu sebeple tanığın beyanı alınamadığından ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığını davalının ispat edememesi sebebiyle süresinde yapılmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının klişeleri iade etmesi gerektiği belirtildiğinden istinaf öncesi raporda hesap edilen davacı alacağı olan 62.742,71 TL'den klişe bedeli olarak hesap edilen 35.055,63TL mahsup edilerek takibin 27.687,08TL üzerinden devamına dair kısmen kabul kararı verilmiştir. Alacağın belirlenebilir ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/146, K. 2023/982, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama