KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2022
- Esas no
- 2021/202
- Karar no
- 2022/772
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 01/03/2021
- Karar yazım tarihi
- 23/09/2022
Karar Metni
1.034 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçede özetle.
08.08.2019 tarihinde ....... plakalı müvekkiline ait olan araç ile trafikte seyir halinde olan ......'na, Dava dışı ...... kendi sevk ve idaresinde olan ve trafikte davalı adına tescilli ....... plakalı araç ile 40100 kusurlu olarak çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, kazaya sebebiyet veren araç, davalı kayıt mailiki olması nedeni ile ve işleten olarak KTK uyarınca sorumlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait olan araç, ....... yetkili servisinde gerekli parça değişimi, tamirat ve tadilat işlemleri yapılarak teslim edildiğini, yapılan tamirat bedeli toplam 145.000TL civarında rakama mal olduğunu,
tamirat bedelinin davalıya ait zorunlu sigorta ve ihtiyari mali mesuliyet sigortasından karşılandığını, ancak kaza tarihine kadar orijinal olan ve hiçbir kazaya karışmayan aracın davalının %100 kusuru nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde orijinalliği bozulduğunu ve piyasa değerinin düştüğünü, araçta meydana gelen değer kaybının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya bilirkişi ...... ve .......'a tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 20/04/2022 tarihli raporunda özetle; "....... plaka sayılı Davacıya ait Araç” da, 08.08.2019 tarihinde meydana gelen hadise ile oluşan hasarın, hasar miktarı 109.171.24 TL olduğu, değer Kaybı miktarı 85.250,00 TL olduğu, araçtan mahrum kalma zararı 15.000,00 TL olduğu, önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK” nun 84/d. Md. yoluyla: 47/c,d, 52/b,c, 56/c.
Md. ile. KT. Yönet. 107.
Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme ve Araçlar Arasındaki Mesafe) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ....... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ......' nun “94100 Oranında Asli ve Tamamen Kusurlu” olduğu; kendi yolunda ve kendi yönünde seyretmekte iken arkadan çarpılmaya maruz kalan ve herhangi bir kusur bilgisine rastlanmayan ....... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ......' nun kazada etkisinin olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olduğu; kaza tarihinde ....... plakalı otomobilin maliki olan davalı .......
Otelcilik Taş. Deri Teks. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Nin ise (KTK'nun 85. Md. İşleten) kurallara göre araç sürücüsü dava dışı ......... 'nun kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmişlerdir.
Davacı vekili 10.05.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 85.250,00 TL arttırmıştır.
Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla açılan davalarda, zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerini ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri gibi haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olan, genel idare giderleri olarak nitelendirilebilecek giderlerin gerçek zarar olarak istenemeyeceği, zarar görenin özel olarak adam tutup çalıştırdığını ispat etmesi halinde bu giderlerin istenebilmesi mümkün olacaktır.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.
Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Dolayısıyla kazayı karışan davalı aracın maliki ve işleteni davalı olması sebebiyle davalı meydana gelen zarardan işleten olarak sorumludur.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı aracının 08.08.2019 tarihinde trafikte seyir halinde olan davalı adına tescilli ....... plakalı araç ile çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporuna göre davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının kusursuz olduğu, bilirkişi raporu ile değer kaybı bedelinin 85.250,00 TL olduğu anlaşılmış olup, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,
ayrıca 2918 sayılı KTK nun 97. Maddesi hükmü "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" düzenlemesi uyarınca dava tarihinden önce kazanın sigorta şirketine ihbar edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle Yargıtay .......
Hukuk Dairesi'nin ...... esas, ...... Karar sayılı ilamı uyarınca yasal faiz uygulanmıştır.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/202, K. 2022/772, 8 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama