KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas no
- 2021/44
- Karar no
- 2024/277
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/01/2021
- Karar yazım tarihi
- 15/03/2024
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket ile dava dışı .... arasında, ... Mah. .... Sitesi 4 nolu Bağımsız Bölüm Esenyurt İstanbul adres .... Mah. ....
Sitesi 4 nolu Bağımsız Bölüm Esenyurt İstanbul adresinde mukim mecurun kiralanması amaçlı bir Depo Kira Sözleşmesi akdedildiğini, kiralanan yerde söz konusu deponun üst katında ise aleyhine tespit edilen davalının faaliyet gösterdiğini, 17/06/2020 tarihinde davalıya ait işyerinde su kazanı patlamış, aynı binada 3 ve 4 nolu dükkanlara su basmış, 4 nolu depoda hasar meydana gelmiş ve ürünler zarar gördüğünü, ilgili depoda müvekkil şirketin yurtdışına sevkiyat için hazır tuttuğu (siperlik, cerrahi maske, cerrahi önlük, tulum ve yeni mamül lastik, rivet, PVC, kutu, koli, ambalaj malzemesi) ürünlerinin bulunduğu koliler ıslanarak,
ürünlerin büyük kısmı zayi olduğunu, Müvekkil söz konusu su baskını nedeniyle zayi olan ürünler dolayısıyla siparişlerini karşılayamadığını, bu halde müşterilerine karşı ticari itibar kaybı söz konusu olduğu gibi, ayrıca müşterilerinin siparişlerini karşılayamaması nedeniyle, müşterilerini kaybetme riski doğduğunu, diğer yandan, depoda meydana gelen su baskını sonrasında müvekkil şirket, tüm depoyu temizlemek ve acilen taşınmak durumunda kalmıştır.
Kısa sürede uygun büyüklükte bir depo bulunması ve taşınmaya dair tüm yükleri üstlendiğini, ayrıca bu süreçte davalı taraf defalarca müvekkile tüm zararlarını karşılamayı taahhüt etmiş, uzlaşma görüşmeleri yapılmışsa da, aylarca davalı şirket müvekkili oyalamış ve herhangi bir makul teklif yapılmadığını, müvekkil ayrıca davalının bu tavrı nedeniyle de ticari ve hukuki açıdan zaman kaybettiğini belirterek,
Davalı şirket nedeniyle müvekkile ait depoda oluşan su baskınından kaynaklanan şimdilik 200.000,00TL maddi tazminatın 17/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, 10.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin işyerinde su kazanı patlaması sonucunda oluşan su baskınından yalnızca karşı taraf değil, daha büyük oranda da kendi işyeri zarara uğradığını, karşı tarafın haksız fiil iddialarına katılmadıklarını, olayda müvekkilin herhangi bir kusuru yokken, belirtildiği gibi kendi işyeri daha büyük zarara uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına Biyomedikal bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi ...., SMM ....'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti 29/10/2021 tarihli raporunda özetle; "davalının üretim tesisinde yaşanan teknik arıza sebebi ile su taşması yaşandığı, bu suyun davacının ihracat için bekleyen ürünlerine zarar verdiği, olay günü her iki taraf personeli tarafından tasnif işleminin yapıldığı, bu tasnif yönteminin doğru ve amaca ve şartlara uygun bir yöntem olduğu, kullanılan yöntem gereği hasar görmediği halde hasarlı olarak ayrılan malzemelerin de olduğu,
bunun herhangi bir artniyet ya da çıkar elde etmek için değil, olay mahalindeki anlık şartların ve imkanların sonucu uygulandığı, tek tek her ürün için ayrıca bir sayım ya da inceleme yapmanın mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, tek tek her ürün için ayrıca bir sayım ya da inceleme yapılması mümkün olmadığından mali müşavir bilirkişi tarafından zarara konu edilen malzemeler ile ilgili hesaplama yapılamamıştır.
Bu çerçevede tutanak altına alınan miktarlar üzerinden hasarlı ürünlerin ve hesabının yapılmasının uygun olacağını" teknik kanaatleri olarak belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Biyomedikal Mühendisi ...., ... ve SMM ...'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti 19/12/2022 tarihli raporunda özetle; "İkinci El satışının yapılamayacağı yönetmeliklerle belirlenmiş ürünlere ait yapılan zayi ürün hesap tablosundaki 436.561,56TL bedelin yasal faizi ile davalıdan tazminin uygun olacağını" teknik kanaatleri olarak belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Biyomedikal Mühendisi ...., ... ve SMM ...'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Kök rapordaki kanaat aynı kalmakla beraber ikinci El satışının yapılamayacağı yönetmeliklerle
belirlenmiş ürünlere ait yapılan 10.07.2020 tarihli zayi ürün hesap tablosundaki 436.561,56 TL
bedelin yasal faizi ile davalıdan tazminin uygun olacağını" teknik kanaatleri olarak belirtmişlerdir.
Davacı taraf düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını da yatırmış olması nedeniyle ıslah talebi kapsamında değerlendirme yapılmıştır.
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 17/06/2020 tarihinde davalıya ait iş yerinde su kazanının patlaması nedeniyle meydana gelen su basması olayında davacının ürünlerinin zarar görüp görmediği, ürünlerin zarar görmüş ise tespiti noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Olay ile ilgili olarak Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... değişik. iş dosyası kapsamında bilirkişi raporu hazırlanmış etkilenen malzemeler belirlenmiştir. İlgili dosya iş bu dosya arasına alınmış ve bilirkişi raporunda dikkate alınmıştır.
Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiştir.
Davacı vekili maddi tazminat talebine ilişkin talebini sunmuş olduğu arttırım dilekçesi ile 436.561,56 TL 'ye yükseltmiştir.
TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davaların varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir.
Mevcut olayımızda ise davalının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için meydana gelen haksız eylemde kusurlu olması gerektiğinin açık olduğu, detaylı bir tespit sonucu bilirkişi heyetince tanzim edilen raporun yeterli ve isabetli olduğu kanaatine varıldığı, davalının davaya konu su basmasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve ürünlerin değerinin 436.561,56 TL olduğu belirlendiğinden maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur. Anılan madde uyarınca manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Öyle ki manevi tazminatta kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur. (İBAM 57. Hukuk Dairesi 2023/1973 Esas, 2024/253 Karar sayılı ilamı)
Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler, kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de subjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Subjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonucunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Subjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur.
Somut olayda, davacının tüm dosya kapsamına göre kişilik haklarının zarar gördüğü ve davacının manevi yönden elem ve üzüntüsüne neden olduğu ispat edemediği anlaşıldığından objektif ve subjektif unsurları oluşmayan manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/44, K. 2024/277, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama