KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/738
- Karar no
- 2024/257
Karar Metni
1.531 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
(Birleşen Bakırköy .... ATM .... E.
DAVA
(Kambiyo Senedinden Kaynaklı Menfi Tespit ve İstirdat)
ASIL DAVA TARİHİ : 25/08/2021
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ATM ....
ESAS SAYILI DOSYA DAVA TARİHİ : 15/12/2021
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan (Kambiyo Senedinden Kaynaklı Menfi Tespit ve İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ...'ın mahkememize vermiş olduğu 25/08/2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... Cad. No:178N Bağcılar/İstanbul .... Konakları Sitesinde bulunan ....
Tekstil isimli işyerinde “Toptan Ev Tekstili” ticareti ile uğraşmakta olduğunu, 01.10.2020 tarihinde saat 23:10 – 01.35 sularında müvekkilin iş yerine giren hırsızlar, müvekkilinin çelik kasasısını kırmak suretiyle kasada bulunan 720.000TL Nakit, 15.000USD, 4600EURO ve bir miktar altın ile toplam tutarı 376.700TL olan 18 Adet müşteri çeki, toplam değeri 10.000 TL olan 2 adet müşteri senedi ve müvekkiline ait 17 adet boş çek yaprağının çalındığını, hırsızların olaydan 1 hafta sonra başka bir adreste hırsızlık yaparken suçüstü yakalandıklarını ve haklarında Bakırköy ...
Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve halen yargılamalarının devam ettiğini, ancak çalınan çekler ve diğer hırsızlık eşyaları temin edilemediğini, Müvekkilinin işyerinden çalınan 18 adet müşteri çekinin iptali için Bakırköy... Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, dava konusu çeklerle ilgili ödeme yasağı konulduğunu,...bank .... Şubesine ait, Keşidecisi ....
Olan, 28.02.2021 Tanzim Tarihli, 15.000TL Meblağlı, ... seri nolu çek müvekkilinin çalınan ve iptal davası açılarak ödeme yasağı konan çeklerden olduğunu, lehtar olarak müvekkil ...'ın ismi yer aldığını, ancak çekin müvekkili tarafından cirolanmadığını, çekin arka yüzündeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının çek iktisabında gerekli araştırmayı yapmamış, çek iktisabında kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, Keşideci müvekkilinin müşterisi olup, ticari ilişki nedeniyle müvekkiline verildiğini, müvekkil tarafından cirolanmadığını, çekte açıkça müvekkilinin ismi yazmış olduğundan müvekkilinin meşru hamil olduğunu,
Müvekkilinden sonra ciranta olarak görünen "... Tekstil" isimli şirket adresinde olmadığını ve paravan bir firma olduğunu, Müvekkili ile hiç bir ticareti olmadığını Müvekkilinden sonraki ciranta ....
Tekstil Nakliye Toptan Gıda İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olduğunu, Davalı finans işi ile uğraşmakta olup, aldığı çeklerin güvenirliğini araştırması gerektiğini, Dava konusu çekle ilgili olarak ilgili bankaya ödemeden men talimatı verilmiş olup, davalıdan önceki iki firma aynı adreste kurulduğunu.
Yetkililerinin ve imzaların aynı olduğunu, Aynı adreste kurulmuş yetkilileri aynı olan iki firma arasında gerçek bir ticaretin olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, davaya konu çekin, icraya konulmaması,
konulması halinde takibin durdurulmasını, ödeme olması durumunda ödemenin icra veznesinde muhafaza edilmesi için tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekte Müvekkilinin lehtar olması ancak arka yüzdeki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, dava konusu çekle ilgili müvekkilinin meşru hamil olduğunun tespiti ile Çekin İstirdadını, İstirdadı mümkün olmazsa iptalini, Çekin tahsil edilmesi halinde tahsil edilen tüm paranın ticari faiziyle istirdadını, paranın icraya ödenmesi durumunda icra veznesine yatan paranın müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'nin 21/09/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki davanın, keşidecisi ... olan, ...bank. ...
Şubesi'ne ait 28.02.2021 keşide tarihli ... çek nolu 15.000,00 TL. meblağlı çek ile ilgili olarak, müvekkilinin değil davacı ...'ın yetkili hamil olduğu iddiası ile Çekin İstirdatı talebiyle açıldığını, Davacı tarafın belirttiği hususların tamamı hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz kötü niyetli iddialar olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi çek , zayii olarak tedavüle çıkarıldıysa, buna ilişkin suç duyurusunda bulunma hakları saklı kalmakla beraber, davacının davasının, kötü niyetli bulunmakla reddine karar verilmesini, Müvekkil şirketinin, yasalarca düzenlenen Faktoring alanında faaliyet göstermekte olduğunu,
dava konusu çekin 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2 maddesine uygun olarak devir ve temlik aldığını, müvekkilinin çeki ve çekin dayanağı faturayı müşterisi bulunan dava dışı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti 'nden teslim alındığını, yine dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş 01.10.2020 tarihli 000026 nolu ve ... nolu faturalar görülüp birlikte alındığını, müvekkilinin faktoring şirketi, 6361 S.
Kanunun 9/2 maddesine uygun olarak faktoring işlemi yaptığını, yalnızca davaya konu çeki değil çekin dayanağı olan faturayı da aldığını, davacı taraf her ne kadar davaya konu çekin zayii çalıntı olarak tedavüle çıkarıldığını ve yetkili hamil olduğunu iddia etmekte ise de davacının bu şahsi def’isini ancak soruşturması neticesinde tesbit edilen tarafa karşı ileri sürebileceğini, müvekkiline karşı kanun gereği bu def’iyi ileri süremeyeceğini, Müvekkil şirketin iyiniyetli 3. Kişi olduğunu ve davacının hukuki durumunu ve dava dışı kişiler arasındaki iç ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığını,
söz konusu çekin müvekkili tarafından müşterisi ve dava dışı durumundan bedeli tahsil edilmek suretiyle 12.02.2021 tarihinde .... San. Tic.
Ltd Şti' ne iade edildiğini, dava konusu edilen çekin fiilen de müvekkil şirketinin tasarrufunda bulunmadığını, bu sebeple davanın müvekkili yönünden reddini talep ettikleri, dava konusu edilen çekin keşide tarihinin 28.02.2021, müvekkili tarafından iade tarihinin ise 02.03.2021 olduğunu, davacının ise davayı 25.08.2021 tarihinde ikame ettiğini, bu süreçte çek aslının müvekkilinin tasarrufunda olmadığını, yasal işlem başlatılmamasından anlaşıldığını, davacının davayı müvekkiline karşı ikame etmesinde hukuki bir menfeaat yok iken işlem yapmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın husumet ve esas yönünden reddini,
davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas .... karar sayılı dosyasında davacı ...'ın dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin hırsızlık sonucu elinden çıkan ve gerekli yasal başvuruları yapmış oldukları keşidecisi .... olan ...bank .... Şubesine ait 28.02.2021 35.000 TL meblağlı çek ve keşidecisi ... olan ...bank ...
Şubesine ait 28.02.2021 5.000 TL meblağlı çeklerin haksız şekilde davalının eline geçtiğini, davalının çek iktisabında kusurlu olduğunu belirterek çekin İstirdadını, İstirdadı mümkün olmazsa iptalini, çekin tahsil edilmesi halinde tahsil edilen tüm paranın ticari faiziyle istirdadını, paranın İcraya ödenmesi durumunda icara veznesine yatan paranın müvekkillerine ödenmesini talep etmiş ayrıca müvekillerinden aynı şekilde çalınmış olan başka bir çekle ilgili taraflarıda aynı bulunan Bakırköy ...
Asliye Ticaret Mahkemesindeki .... esas sayılı dosya ile iş bu dosyanın birleştirilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ... karar sayılı dosyasında davalı ...'nin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeki müvekillerinin 6361 sayılı kanunun 9/2 maddesine uygun olarak gerekli işlemleri gerçekleştirerek temlik aldığını davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava asıl ve birleşen dava yönünden İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davasıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Menfi tespit davasında borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono üzerindeki yazı ve imza inkar edildiğinde ise ispat yükü davalı alacaklıdadır. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir.
Davacı taraf davaya konu çekler yönünden, çekler üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. Davalı taraf ise iyi niyetli hamil olduğunu iddia etmektedir.
Mevcut olayımızda davacı tarafın davaya konu çekler yönünden imza inkarında bulunduğu, imza incelemesinin ancak senet aslının mevcut olması halinde yapılabileceği davalı tarafa mahkememizce verilen kesin süreye rağmen çek asıllarının sunulamadığı, dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan davalının, çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği bu sebeple davacının asıl ve birleşen dosya yönünden menfi tespit taleplerinin kabulüne karar verilmiştir, öte yandan çekler üzerinde başkaca ciroların bulunması sebebiyle istirdat talebi reddedilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/738, K. 2024/257, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama