KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Esas no
- 2022/13 Esas
- Karar no
- 2022/888
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/01/2022
- Karar yazım tarihi
- 06/10/2022
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;“…Davacı ile davalı arasındaki süregelen ticari ilişki kapsamında davacının, davalının sipariş ettiği tekstil ürünlerini üretmiş, e- Arşiv irsaliyeli faturalarını düzenlemiş ve ürünleri davalıya teslim etmiş, davalı tarafından fatura içeriğine bir itiraz edilmemiş olduğunu, davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmişse de davalı borçlu tarafından ödemeler gerçekleştirilmediğinden borçlu hakkında düzenlenmiş son faturalar ve cari hesap kapsamındaki alacağın tahsili için İstanbul .....
İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosya ile icra takibine girişilmiş olduğunu, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmiş olduğunu, huzurdaki dosyada her iki tarafın da tacir olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davalı borçlunun hakkında başlatılan İstanbul ..... İcra Müdürlüğü .....
E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, davacının alacağının likit, icra dosyasına yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı davalı borçlu hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi…” iddia ve taleplerinde bulunmuşlardır.
Davalı yan tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 22.162,08 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi incelemesi için davacı tarafın defterlerinin incelenmesinin süresinde olduğu, davalı tarafça defter ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Cevap dilekçesi sunulmadığı, son celse davalı vekilinin teslim edilen malların ayıplı olması nedeniyle bakiye ödemenin yapılmadığı belirtilmişse de dosyada ayıp ve süresinde ayıp ihbarı yapıldığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 22.162,08 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/13, K. 2022/888, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama