KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/132
- Karar no
- 2023/500
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/02/2022
- Karar yazım tarihi
- 23/06/2023
Karar Metni
1.059 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı tarafın davalı taraf aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatıldığını, icra takibine borçlu vekili tarafından itiraz edilerek takip durdurulduğunu, borçlunun borca itirazı yerinde olmadığını zira takip konusu borç, borçluya satılmış ve teslim edilmiş mallar karşılığı yapılan, faturalandırılmış alacaklar olup taraflarca daha önce yapılan sözlü mutabakat çerçevesinde tarafların da ticari defterlerine işlemiş oldukları alacak kalemleri olduğunu ve bu borcun halen ödenmediğini beyan ederek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturalara ilişkin müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını, Müvekkile takip konusu faturalara ilişkin hiçbir mal veyahut hizmet verilmediğini, Takip tarihinde davacının müvekkilimden hiçbir alacağı bulunmadığını, davacının takip talebinde 4.590,11TL ve 2.095,15TL işlemiş faiz talebinde bulunduğunu, bu faizlerin hangi alacak için olduğunun belirsiz olduğu gibi faiz işletilen tarih ve faizin oranı da belirsiz olduğunu, Davacının işlemiş faiz talebinin takip hukuku usulüne aykırı olarak talep edilmiş olmakla birlikte talep edilen faizin miktarı da fahiş boyutta olduğunu beyan ederek davanın reddine, dava masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 72.716,53 TL asıl alacak + 4.590,11 TL işlemiş faiz ve 33.191,46 TL asıl alacak + 2.095,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.593,25 TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/11/2022 tarihli kök ve 07/02/2023 tarihli ek raporlarda özetle; "davalı tarafın ticari defterlerine kendi lehine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerini tevsik edici belge/belgeler ile ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle 98.501,30 TL alacağı talep edebileceği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne/düşürüldüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,00 yasal faiz talep edebileceğini" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davalının davacıya borcu olup olmadığı, davacı tarafın davalıya mal-hizmet verilip verilmediği konularında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu faturaların davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, faturalara davalı tarafın itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir ihtarname, evrak
ya da belgeye rastlanılmadığı, taraflar arasında 2020 yılı BS-BA FORMU beyanı yönünden adet ve tutar farkının olmadığı, tarafların beyanlarının birbirini teyit ettiği,
davalı tarafın ticari defterlerine kendi lehine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerini tevsik edici belge/belgeler ile ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamındaki çeklerin davacı ile ilgisinin olmadığının anlaşıldığı, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davalının faturaları BA olarak bildirmesi sebebiyle davacı tarafından faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiği kabul edilerek, faturaların davalıya tebliğ edilmediği, bu hususta davalıya ihtarname gönderilmediği bu sebeple temerrüdün gerçekleşmediği,
davacı tarafın ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle 98.501,30 TL alacağı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/132, K. 2023/500, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama