KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2022
- Esas no
- 2022/198 Esas
- Karar no
- 2022/1046
- Dava
- Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
- Dava tarihi
- 24/02/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 03/11/2022
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 24/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ... SAN. LTD. ŞTİ'nin eşit oranda ortakları olduğunu, davalının aynı zamanda şirketi münferiden temsil etmek üzere tek yetkili olduğunu, tarafların karı koca olduklarını, ancak davacı tarafından davalı aleyhine boşanma davası açtıktan sonra şirket işleyişiyle ilgili önemli ihtilaflar çıktığını, davalı tarafın kendi kusurlu hareketleriyle şirketteki çalışma barışını bozduğunu, şirket çalışanlarına ve ortak olarak müvekkiline hakaretler ettiğini, şirkete ait malzemeye zarar verdiğini, bu nedenlerle davalının müdürlük görevinden azline ve yargılama süresince şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacı ile görülmekte olan boşanma davası nedeniyle ihtilaflar yaşandığını, şirketin iş ve işleyişiyle ilgili herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davacı tarafın tedbir talebi kabul edilerek mali müşavir ....... dava konusu şirkete denetim kayyımı olarak atanmıştır.
Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde ortaklarının davacı ile davalı olduğu, davalının şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu, şirketin merkez adresinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu anlaşılmıştır.
Duruşmada dinlenen davacı tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde özetle; davacı ile davalı arasında mevcut boşanma davası ile birlikte davalının gerek davacıya, gerekse şirket çalışanlarına yönelik hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiğini, şirketteki çalışma barışını bozduğunu, ortaklar arasında meydana gelen ihtilaf kapsamında davalının şirkete ait eşyalara zarar verdiğini, davalının olumsuz davranışları nedeniyle bir kısım şirket çalışanlarının ihtilaflı olarak şirketten ayrıldıklarını maddi olaylara dayalı olarak beyan etmişlerdir.
Davacı tarafından davalı aleyhine TTK 630/2 maddesi gereğince haklı nedene dayalı olarak şirket yöneticisinin yetkilerinin kaldırılmasını için iş bu davanın açıldığı; mahkememizce bu kapsamda değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış ise de; son oturumda hazır bulunan davalı vekilleri tanık dinletmeyeceklerini, toplanan delillere göre karar verilmesini beyan etmiş olmaları nedeniyle davalı tarafın tanıkları dinlenmemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, dava konusu şirketin ortağı ve aynı zamanda şirketi temsile tek yetkili müdürü olduğu, diğer ortak olan davacı ile aralarında görülmekte olan boşanma davasından sonra davalının, gerek davacıya, gerekse şirket çalışanlarına yönelik hakaret ve tehdit içerir eylem ve işlemlerde bulunduğu, davalının kusurlu davranışları nedeniyle şirketteki çalışma barışının bozulduğu, davalı tarafın şirket yöneticisi olarak görevini sürdürmesinin gerek şirket gerekse şirket ortaklarına zarar vereceği, bu bağlamda kusurlu davranışlarıyla yönetim görevini kötüye kullanan davalının TTK 630/2 maddesi gereğince müdürlük görevine son vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/198, K. 2022/1046, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama