KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/224 Esas
- Karar no
- 2024/578
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/03/2022
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 31/05/2024
Karar Metni
1.626 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı alacaklı ..., davalı borçlu şirketten kumaş malzemesi satın almak maksadıyla sipariş talebinde bulunmuş, bu doğrultuda davalı şirket tarafından müvekkiline faturalar kesilmiş, söz konusu faturaların ve siparişlerin karşılığı müvekkilin adına kayıtlı olan .... Bankası ve ....
Bankası hesaplarından davalı borçlunun hesaplarına efi/havale yapılmak suretiyle ödenmiş ve fakat kendisine sipariş ettiği miktar kadar kumaş malzemesi teslim edilemediğini, müvekkili davacı ... şahıs firması olup, usul ve yasalara uygun şekilde tutulmuş işletme defteri mevcut olup, dilekçe ekinde sunulan muavin raporundan da anlaşılacağı üzere davalı borçlu şirketten 97.835,13 TL alacağı bulunduğu, müvekkili davacı, davalı şirketten sipariş ettiği kumaşları talep etmiş ise de, ne kumaş malzemeleri kendisine teslim edilmiş ne de fazladan ödediği 97.835,13 TL alacağı kendisine iade edildiği, bu nedenle, Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibine girişilmiş ise de, davalı borçlunun 31.01.2022 tarihli itirazı ile takibin durdurulmasına sebebiyet vermiş olması hasebiyle, mahkemece müracaat ile davalı borçlunun 31.01.2022 tarihli itirazının iptali ile takibin devamına, en az alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi, davanın kabulü ile, davalı borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ....
E. Sayılı icra dosyasına 31.01.2022 tarihli itirazının iptali ile takibin devamına, en az alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalının söz konusu ticari ilişkiye istinaden oluşan borcunu ödemediğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla davalı tarafa karşı Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini ve davalı tarafça, müvekkili şirket aleyhine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle iş bu dosyanın Bakırköy ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalı vekili 05/05/2022 dilekçesinde özetle;müvekkili ... şahıs firması olup, usul ve yasalara uygun şekilde tutulmuş işletme defteri mevcut olup, karşı taraf şirketten 97.835,13 TL alacağı bulunduğunu, müvekkili ..., karşı taraf şirketten sipariş ettiği kumaşları talep etmiş ise de, ne kumaş malzemeleri kendisine teslim edilmiş ne de fazladan ödediği 97.835,13 TL alacağı kendisine iade edildiğini, fatura konusu malların teslimin tanık ile ispatlanabilmesi için HMK Madde 200 uyarınca, yapılan hukuki işlemlerin yapıldığı zamanki miktar veya değerlerinin 2021 yılı için 4.880 TL’yi geçmemiş olması gerektiği,
hukuki işlem bu meblağı geçtiği takdirde tanık ile ispat ancak karşı tarafın açık muvafakati ile mümkün olduğu, bu nedenle tanık dinlenilmesine açıkça muvafakat etmediklerini belirterek, açıklanan nedenlerle davacanın ikame ettiği usul ve yasaya aykırı mesnetsiz birleşen davanın reddine, alacağın en az yüzde 20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi dava masrafı ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyalarının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla her iki tarafın da muhasebe kayıtlarının tekrar ilgili birimlerince kontrol edilerek gerekiyorsa düzeltmeler yaptıktan sonra mahkeme tarafından uygun görüldüğü takdirde eksik evraklarını tamamlamaları, davacının Ba , davalının Bs beyanlarını gözden geçirmeleri sonrasında taraflar
arasındaki ihtilafın nereden kaynaklandığının tespiti gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine güncel BA/BS formları istenerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan ek raporda; taraflar arasındaki ihtilaf onusu olan ve ... tarafından kayıtlarına alınmayan 180.222,78 TL tutarındaki faturanın ... tarafından Ba Formu ile beyan edildiğinin anlaşıldığı, tarafların cari hesap ekstrelerinden bağımsız olarak .... Bankası(5 adet) ve ....
Bankası’ndan(19 adet) gönderilen banka dekontları esas alınarak yapılan hesaplamaya göre; dekontların toplamının 302.911,00 TL olarak hesaplandığı, mahkeme tarafından 180.222,78 TL tutarındaki faturanın kabulü halinde ....
Kumaşcılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin 67.387,61 TL alacaklı olacağının hesaplandığı, faturanın kabul edilmemesi halinde ...’ın 112.835,17 TL alacaklı olacağının hesaplandığı ancak taleple bağlı kalınarak ...’ın 97.835,13 TL alacaklı olacağı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna ilişkin itirazlar da dikkate alınarak değerlendirme yapmak üzere bilirkişi heyetinden alınan raporda da; dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde. 25.01.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (sıra No: 396)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (sıra No: 523)“1.1.8.
Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir.” Şeklinde düzenlemeye gidilerek 2021/Temmuz döneminde sonra elektronik faturalar için BA ve BS formu düzenlenmeyeceği belirtilmiştir.
Ancak Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 24.10.2022 tarih ve .... sayılı yazısı ile davacı/davalı ...’ a ait BA/BS formlarının gönderilmiş olduğu, 2021 yılının tamamı için yapılan sorgulamada 7 adet fatura karşılığında 342.866,94 TL alış faturası bildirilmiş olduğu görülmüştür. Burada 2021 Temmuz ayında uygulamada yapılan değişiklikten kaynaklı olarak bir fark ortaya çıkmaktadır.
Yani 2021 yılı içerisinde davacı ... tarafından 6 adet fatura karşılığında BA formu bildirilmişken tüm yıl sorgulandığı zaman 7 adet belge ortaya çıkmaktadır. Davacı tarafından BA formu düzenlenmemiş olması BA bildiriminde bulunmamış olması faturanın BA kayıtlarına girmesine engel değildir. 2021/ Temmuz ayından sonra düzenlenen E-Faturalar sanal olarak BA formuna işlenmektedir.
Davalı/davacı satıcı firma tarafından düzenlenen 27.11.2021 tarihli 180.220,78 TL tutarlı .... nolu faturanın E-ARŞİV FATURA olarak düzenlendiği, fatura tarihinin ve saatinin, irsaliye nosunun ve irsaliye tarihinin belirtilmiş olduğu görülmüştür. Mevzuata uygun olarak “e-arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir.” Notunun düşülmüş olduğu, elektronik olarak iletilen faturaya davacının itiraz ettiğine dair dosyada belge olmadığı görülmüştür.
Davalı/Davacı tarafından düzenlenen fatura itiraz edilmediği için kesinleşmiş ve GİB tarafından sanal olarak BA-BS formlarına dahil edilmiştir. Buna göre; düzenlenen 01.04.2023 tarihli ek raporda ve 19.11.2023 tarihli 2. Ek raporda hesaplaması yapılan “Sayın Mahkeme tarafından 180.222,78 TL tutarındaki faturanın kabulü halinde .... Kumaşcılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin 67.387,61 TL alacaklı olacağının hesaplandığı” seçeneğinin doğru olduğu kanaatine varılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
BA/BS formlarında da faturaların kaydedilmesi halinde içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; BA/BS formları ve alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen davalı tarafın 67.387,61 TL alacaklı olduğuna dair tespitin hukuka uygun olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/224, K. 2024/578, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama