KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2022/226
- Karar No
- 2024/605
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/ Esas
- Karar no
- 2024/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- .../02/2022
- Karar tarihi
- .../05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/05/2024
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Davalı tarafından, müvekkil aleyhine ... ....İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, fakat ödeme emrinin 35’e göre tebliğ olması, müvekkilin icra takibinden haberdar olamaması nedeniyle süresinde itiraz edilemediğini, davalı ve alacaklı gözüken tarafın müvekkil firmadan icra takibinde yazılı bedeller kadar hak veya alacağı bulunmadığını, bu nedenle borca itiraz edildiği, davalı taraf mevcut icra takibi üzerinden haksız şekilde haciz ihbarnameleri göndererek icrai işlemlerine devam ettiğini, müvekkil mağduriyetinin önlenmesi, davalı tarafa ödenen bedeller ile borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil ve davacı arasında taşeronluk işlerinin yapılması için ilk sözleşme 24/09/2020 tarihinde imzalandığını, taraflar söz konusu sözleşme uyarınca müvekkilin hak ettiği bedele karşılık davacı tarafından '' '' adresinde 3+1 bağımsız bölüm (daire)'nin müvekkilimize devri konusunda anlaşma sağlandığını, sonrasında ise 09/02/2021 tarihli sözleşme ile müvekkile hak ettiği bedele karşılık devredilecek dairenin davacı ve müvekkilin karşılıklı muvafakati ile dava dışı ... inşaat'a verilebileceği belirtildiğini, 09/02/2021 tarihli ek sözleşme ile barter konusu dairenin ...'a geçmesi yönünde müvekkilimin muvafakat verdiğinden bahsedildiğini,
ancak müvekkilin bu yönde herhangi bir yazılı muvafakati bulunmadığını, kaldı ki davacı da dosyaya bu yönde bir delil ibraz etmediğini, bunun üzerine müvekkil şirket, davalının ödemesi gereken bedellere istinaden E-arşiv faturaları düzenlemiş ve davalı aleyhine haklı olarak ... ....
İcra Müdürlüğü'nün 2021/...-E sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, Davalının iddialarını kanıtlayıcı delil ibraz etmemesi nazara alındığında öncelikle ihtiyati tedbir kararından rücu edilmesini, Davacının kötü niyetli olarak alacağı geciktirme kastı taşıması nazara alındığında, takip konusu bedelin yüzde 20’sinden az olmayan bir tazminata mahkum edilmesini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava menfi tespit davasına ilişkin davadır.
... Genel 5. İcra Müdürlüğünün 2023/... ( ... ....İcra Müdürlüğünün 2021/... ) sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Taraflar arasında 24/09/2021 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye bağlı 09/02/2021 tarihli ek protokol yapılmıştır.
Davalı 24/09/2021 tarihli sözleşme uyarınca yaptığı imalatların karşılığı olan bedeli talep etmektedir.
Davacı taraf 09/02/2021 tarihli ek sözleşme uyarınca bartere konu taşınmazın devri yapılarak ifanın gerçekleştiğini 40.000,00 TL elden ödeme yapıldığını, yine eksik ve hatalı imalatlar dolayısıyla sözkonusu tutar kadar borcunun bulunmadığını ileri sürmüşlerdir.
Taraf defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, davalı tarafça düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, alacağın davacı defterleri bakımından bulunduğu, ancak taşınmaz devrine taraf kayıtlarında yer verilmediği borçtan mahsubunun gerçekleşmemiş olduğu 40.000,00 TL ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı defterlerine göre davalının davacıdan 805.425,44 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacının eksik imalatlarla ilgili iddiaları söz konusu fatura ve defterlere kayıtlı olduğundan yerinde görülmemiştir.
Davalı kayıtlı fatura tutarında da davacıdan alacaklıdır.
Tartışılması gereken husus 09/02/2021 tarihli ek protokoldür, bu protokolün davacı ve davalı ile dava dışı ... Ltd Şti arasında yapıldığı anlaşılmaktadır. Protokole göre davacı ve davalı arasındaki 24/09/2021 tarihli faturaya atıf yapılarak 5 nolu bağımsız bölümün davalıya verileceğinin kararlaştırıldığı, ancak davacı ve davalının muvafaakatı ile bu taşınmazın dava dışı ... İnşaat Ltd Şti 'ne temlik edilmiş olduğu görülmektedir.
Davalı taraf protokol metninde bulunun '' verilecektir '' ibaresinin ayrı bir anlaşmanın gerçekleşmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de dikkate edilecek olursa aynı '' verilecektir'' ibaresi 5 nolu dairenin davalıya devrini de gösterecek biçimde kullanılmıştır. Oysaki 09/02/2021 tarihli sözleşme devrin kararlaştırıldığı 24/09/2020 tarihli sözleşmeden sonradır, 24/09/2020 tarihli sözleşmede devri kararlaştırıldığı halde 09/02/2021 tarihli sözleşmede davalıya da '' verilecektir'' ibaresi kullanılmıştır. Bu '' verilecektir'' ibaresi tarafların devri kararlaştırdığını gösteren bir ifade biçimi olup, protokolün anlatım şeklinden kaynaklandığı, davalının protokol metnindeki '' verilecektir '' ibaresindeki savunmalarının haklı olmadığı kabul edilmiştir.
Temlik alınan söz konusu daire 09/02/2021 tarihli sözleşme ile ... Ltd Şti 'ne bu şekilde temlik edilmiş, daireye ilişkin alacak hakkın ... Ltd şti ile dava dışı ... arasında yapılan 21/04/2021 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile ...'e temlik edilmiştir, buna ilişkin ıslak imzalı sözleşme de dosya arasına celp olunmuştur,
Tapu kayıtları incelendiğinde; söz konusu taşınmazın temlik sözleşmeleri uyarınca devrinin gerçekleştiği, devrin vekaleten ... tarafından ...'a yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde davacı 24/09/2020 tarihli protokoldeki edimini yerine getirmiştir.
Dolayısıyla takibe konu asıl alacaktan 650.000,00 TL taşınmaz bedeli mahsup edilmelidir.
40.000,00 TL elden ödeme yönünden davacı yazılı bir delil ibraz edememiştir. Davacı taraf bu hususta yemin teklif etmiş davacı şirket yetkilisi yeminli beyanında 40.000,00 TL ödemeyi inkar etmiştir.
Ancak davacı 40.000,00 TL ödemeye ilişkin yazılı delil ibraz edememişse de bu durumda davalı defterlerinde görünen 805.425,44 TL alacak tutarı doğru kabul edilerek bu tutar dikkate alınmıştır.
Dolayısıyla davacı takibe konu edilen 812.929,44 TL asıl alacağın 657.504,00 TL'lik kısmından davalıya borçlu değildir.
Davalı takipte takip öncesi işlemiş faiz de istemiştir. Ancak takip öncesi temerrüt gerçekleşmediğinden davacı işlemiş faiz tutarı olan 30.604,56 TL den de sorumlu değildir.
Bu nedenle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Taraflar kötüniyet tazminatı talep etmişse de şartları oluşmadığından taleplerin reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/226, K. 2024/605, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama