KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2023
- Esas no
- 2022/385 Esas
- Karar no
- 2023/848
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/04/2022
- Karar yazım tarihi
- 06/11/2023
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında vinç/makine yapımından kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkilinin teslim ettiği malın elektronik faturasını süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, müvekkilinin, alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ......
E. Sayılı dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine 07/10/2020 tarihinde yasal takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından takip konusu borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin düzenlediği,
kendisine gönderdiği elektronik faturalara ilişkin itirazı olmadığını, TTK madde 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır“ denildiğini, davalı tarafın, söz konusu faturadaki malın kendisi adına ve yararına görülmesine rağmen bedelini ödemeyip işbu borca itiraz ederek müvekkilin alacağını sürüncemede bıraktığını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket ile aralarında vinç/makine yapımından kaynaklanan ticari ilişki olduğunu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin, davacı ... ile herhangi bir ticari yahut akdi ilişkisi bulunmadığını, davacı yanın takibe konu ettiği ve dava dilekçesinde dayanmış olduğu faturanın, müvekkil şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, müvekkilin davacı yana böyle bir borcu bulunmadığını, davacının müvekkile bilgisi dışında fatura tanzim etmesinin bir başına borç doğurmayacağı aşikar olup, celbedilen BA-BS formalarında da müvekkil kayıtlarında böyle bir faturanın olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 21.976,18-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Dava konusu fatura Davalı şirkete tebliğ edilmiş sayılsa ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmemiş sayılsa dahi, Davacı tarafından incelemeye ticari defter ve belge sunulmadığı gibi dava dosyası içeriğine sunulan belgelerin taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat edemediği, fatura içeriğinde gösterilen(dava dosyasına sunulan fatura fotokopisi) mal tesliminin gerçekleştiğine dair ispatın bulunmadığı, davacının bu konuya ilişkin olarak da dosyaya bilgi ve belge ibraz etmediği,
fatura muhteviyatı hizmetin yapıldığının ispatının davacıya ait olduğu ancak davacının davasını ispat edemediği, bu nedenle; davacının alacaklı olduğu sonucuna varılamayacağı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya ek rapor hazırlanması için mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; ''davacı işletmenin, davalı şirketten icra takibine konu edilen 21.820,00-tl asıl alacak tutarında alacaklı olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Her iki tarafın ticari defterlerinde usulüne uygun tutulan toplam alacağın 21.820,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/385, K. 2023/848, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama